Prostat, her erkekte bulunan bir organdır. Organın varlığı yaşamın devamlılığı için şarttır. Bunun nedeni; organın salgıladığı salgılardır. Salgıladığı salgılarla prostat, sperm kalitesini doğrudan etkiler. Salgılar spermin canlılığını ve hareket etme özelliğini muhafaza eder. Bu da döllenme için sağlıklı sperm kalitesi meydana getirir. İstisnasız her erkekte bulunan organ, bu nedenle çok önemlidir.

Belli bir süre sonra bu organda büyüme saptanabilir. Lakin saptama çoğunlukla büyümenin başladığı an olmaz. Büyüme ancak belli bir seviyeye geldiğinde fark edilir. Bunun ana nedeni oldukça basittir. Kişiye yansıttığı semptomlar… Bu nedenle büyüme, çoğunlukla ileri evrelerde saptanır.

Büyüme, bu organda görülen rahatsızlıklardan yalnızca biridir. Organı saran zarın iltihaplanması da sık görülmektedir. Bunun dışında tümör oluşumuna bağlı kanser de yine sık görülen organ hastalıklarındandır.

Prostat Nedir?

Prostat nedir sorusunun en basit cevabı organdır. Erkeklere has olan bu organ oldukça işlevseldir. Çocuk sahibi olmak isteyen erkekler için sağlıklı olması şart olan bu organ, bezimsi bir yapıya sahiptir. Bez formatındaki dokusu ile önemli olduğu kadar hassas bir bezdir. Bu nedenle erkeklerin organı olası darbelerden koruması oldukça önemlidir. Bulunduğu bölgeye gerçekleşecek bir darbe, bu organın zedelenmesine yol açacaktır.

Erkeklere has prostatın üreme konusuna tek katkısı spermlerin canlılığı ve hareketliliği ile ilgili değildir. Döllenme için uygun ortamı da hazırlar. Spermin tutunmasına sağlayacak pıhtılaştırma özelliği ile prostatın döllenmeye katkısı oldukça büyüktür. Yaşamın sürekliliği ve mutlu bir ailenin dinamikleri için büyük önem taşıyan prostata bu anlamda oldukça dikkat etmek gerekli muayene ve kontrolleri aksatmamak gerekmektedir.

Prostat Belirtileri Nelerdir?

Prostat belirtileri nelerdir şeklinde yöneltilen sorular aslında oldukça anlamsızdır. Zira prostatın gösterdiği herhangi bir belirti yoktur. Bu mühim organ tıpkı böbrek gibi herhangi bir belirti göstermez. İnsan vücudundaki hiçbir organ, rahatsızlanmadığı sürece belirti vermez. Bu nedenle bu soru da oldukça anlamsız kalmaktadır.

Sorunun bu biçimde sorulması elbette toplumda var olan algı ile alakalıdır. Erkekler için adeta bir korkulu rüya olan bu organın rahatsızlanması, organ hakkında olumsuz bir yargıya varılmasına neden olmuştur. Bu algı da zaman içinde organın başlı başına bir rahatsızlık, yani hastalık olarak algılanmasına yol açmıştır. Toplumda yaygın olarak görülen bu çarpık düşünce oldukça yanlıştır. Prostatın varlığı, başta erkekler olmak üzere herkes için önemlidir. Rahatsızlanmadığı sürece organın varlığı pozitif etkilere sahiptir.

Prostat Muayenesi

Prostat muayenesi, prostatta yer alan rahatsızlığı teşhis etmek için önemlidir. Oldukça büyük bir öneme sahip olan organda farklı rahatsızlıklar seyir edebilir. Bu rahatsızlıkların tespiti, hastalığı ortadan kaldırmanın ilk adımıdır. Kişide yarattığı semptomlar ile çekilmez bir hale gelen rahatsızlık ancak doğru teşhis ile ortadan kaldırılır.

Muayene tek tip değildir. Öncelikli olarak muayene için hasta şikayetleri dinlenir. Lakin bu, rahatsızlığın teşhisi için yeterli değildir. Bu noktada devreye, fiziksel muayene girer. Elle muayene olarak da anılan bu muayene teşhis için adeta vazgeçilmezdir. Ardından gerçekleştirilecek “PSA testi” gibi çeşitli testler varsa büyümeyi sayısal değerlerle saptar. Prostatın çapını belirlemeye yarayan bu test erkekleri elle muayeneden çok daha az korkutmaktadır.

Rektal Tuşe Muayenesi

Rektal tuşe muayenesi aynı zamanda rektal tuş muayenesi, elle muayene ya da fiziksel muayene gibi isimlerle anılır. Erkekleri oldukça ürküten bu uygulama, günümüzde teşhis için şarttır. Erkekleri muayenenin makat yolu ile gerçekleştirmesi korkutmaktadır. Bu da pek çok erkeği önce alternatif bir muayene arayışına sevk etmektedir. Araştırmalar sonucu alternatif bir muayene çeşidi bulamayan erkek bazı durumlarda rahatsızlığı göz ardı etmektedir. Prostat belirtisi arttıkça kişi muayene fikrine ısınmakta ya da prostata bitkisel çözümler aramaktadır. Çözümün alternatif tıpta aranması, çoğu zaman rahatsızlığın ileri evrelere taşınmasına yol açmaktadır.

PSA Testi

PSA testi prostatın muayenesinin bir parçasıdır. Test sonucunda PSA değeri belirlenen prostatın sonuçları doktor tarafından incelenmelidir. Bu inceleme sonucu doktor, rahatsızlığın giderilmesinde nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecektir.

Prostat Hastalıkları

Prostat hastalıkları, farklı çeşitlerde görülebilmektedir. Her bir çeşidi hasta için moral bozucu olan bu hastalıklar; iltihaplanma, iyi huylu büyüme, tümörleşme, kanser formlarında görülebilir. Erkek, bu rahatsızlıkların hangisinden mustarip olursa olsun belirti açısından durum üzücüdür. Çoğu zaman sertleşme önünde bir engel olan bu hastalıklar kişinin psikolojik durumunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bunun ana nedeni hastalıkların gösterdiği benzer semptomlardır. İdrar yapma sorunları gibi sorunlar hali hazırda kişiyi günlük yaşamdan soyutlarken işin içine bir de cinsellik girdiğinde sorun daha da depresif bir hal alabilir. Erkeğin kendine olan güvenini doğrudan etkileyen bu durum kişide endişe bozukluğu adını verdiğimiz anksiyete artışına neden olacaktır.

Prostat İltihabı (Prostatit)

Prostat iltihabı, prostatta bulunan zarın enfeksiyon kapması ile meydana gelir. Prostatın zarında iltihaplanma anlamına gelen bu hastalık toplumda yaygın biçimde görülür. Erkeklerin %50’sinin yaşamları süresince en az bir kere yakalandığı bu rahatsızlık, 50 yaş altı erkeklerde en sık rast gelinen hastalık olma unvanını taşımaktadır.

Ciddi bir üreme sistemi hastalığı olan bu hastalık farklı bir isimle de anılmaktadır. Bu isim prostatittir. Prostatit ismi ile bilinilen bu rahatsızlığın tedavisinde yoğunlukla antibiyotik bulunmaktadır. Burada amaç, antibiyotik yardımı ile bezimsi yapıdaki bu organın zarında yer alan iltihabın kurutulmasıdır.

Halk arasında prostat nezlesi ismi ile de anılan bu rahatsızlık, cinsel yönden yeni aktifleşen erkeklerde görüşmeye başlar. Popo bölgesinde görülen ağrılar ile kendisini belli eden bu rahatsızlık, kronik özellikler gösterebilmektedir.

Prostat İltihabı Belirtileri

Prostat iltihabı belirtileri kısaca prostatit belirtileri olarak da tıpta geçmektedir. Hastalık, popo bölgesinde oluşturduğu ağrılar ile oldukça rahatsız edici özelliklere sahiptir. Büyüme ve kanserle karşılaştırıldığında yaş bakımından belli bir aralığı olmayan bu hastalık; çeşitlerine göre farklı belirtiler yansıtabilmektedir. Akut ve kronik olmak üzere iki çeşidi olan bu rahatsızlık bakteriyel nedenlere bağlı olarak oluşur.

Kısacası bakteri kaynaklı oluşan bu hastalık, ister kronik olsun isterse de akut; rahatsız edici belirtiler sergiler. Her iki çeşidi de rahatsızlık verici belirti sergileyen bu hastalık özellikle akut çeşidinde çok daha zorlayıcıdır. Kronik hastalığın belirtileri akuta nazaran daha yayılmacı özellik gösterir. Akut prostatit, çok daha ani başlayan semptomlarla daha şiddetli ve yoğun biçimde kendisini gösterir.

Akut Prostat İltihabı Belirtileri

Akut Prostat iltihabı belirtileri, akut prostatit belirtileri olarak da adlandırılabilir. Kronik prostatite oranla çok daha ciddi semptomlar sergileyen bu hastalık, şiddetli ağrılara neden olur. Yine de burada unutulmaması gereken nokta, bu rahatsızlığın belirtilerindeki şiddet kişiden kişiye değişebilmektedir. Belirtilerin kişiden kişiye farklılık göstermesindeki ana nedenler şu şekilde açıklanabilir. Öncelikle her insanın aynı ağrıya vereceği tepkiler farklıdır. Herkesin acı eşiği birbirinden farklıdır. Diğer bir etken de rahatsızlığın gösterdiği semptomların kişiden kişiye farklılıklar gösterebilmesidir

Belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Ateşte yükselme
  • Üşüme & Titreme
  • Bulantı & Kusma
  • İdrar Yapma esnasında şiddetli ağrı & yanma
  • İdrar yapma esnasında zorlanma & damdalar halinde idrar boşaltımı
  • İdrar renginde bulanıklaşma & idrarda kan bulunması
  • Makat & testislerde yoğun ağrı
  • Eklem & kaslarda yoğun ağrı
  • Cinsel isteksizlik
  • Normalden fazla görülen idrar yapma ihtiyacı
Kronik Prostat İltihabı Belirtileri

Kronik prostat iltihabı belirtileri tıpkı akut olanda olduğu gibi kronik prostatit belirtileri olarak da anılmaktadır. Semptomlar yani gösterdiği belirtiler bakımından kronik çeşit akuta benzer. Buna karşın kronik prostatit akut olana nazaran daha hafif seyir eder. Çoğunlukla orta yaşlı erkeklerde ve genç erkeklerde rast gelinen bu hastalık, bakteri sayısındaki artış ya da sık idrar yolu enfeksiyonu  geçirme ile ortaya çıkar. Belirtiler bu çeşitte daha yavaş ortaya çıkar. Hatta öyle ki kimi hastalarda bu belirtilerin dikkat çekici hale gelmesi birkaç yılı alabilir.

Belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Meni & İdrarda Kan
  • Yoğun öfke & stres
  • Erken boşalma
  • Boşalma esnasında duyulan ağrı
  • Nadiren de olsa ateş, sıtma & bitkinlik
  • İdrar yapma esnasında zorlanma & düşük düzeyde ağrı
  • İdrar yapma esnasında yanma hissetme
  • Bilhassa geceleri olmak üzere sık idrar boşaltma isteği
  • Ani gelen idrar yapma ihtiyacı

Prostat Büyümesi

Prostat büyümesi, toplumda erkekler arasında sıklıkla görülmektedir. 25’li yaşlardan itibaren görülen büyüme ileri evrelere geçmediği sürece fazla semptom göstermez. Buna karşın 25 yaşında fazla sorun çıkartmayan bu hastalık, hastanın ileri yaşlara gelmesi ile ivme kazanır. Bilhassa 40’lı yaşlardan sonra kişiye ciddi rahatsızlıklar verilen bu hastalık farklı çeşitlerde görülebilmektedir.

Yaklaşık olarak 18 gram civarında olması beklenen bu bezimsi organ, 15 – 25 ml’lik bir hacme sahip olmalıdır. Bunun üzerindeki değerler büyümeye işaret eder.  Tedavi edilmediği takdirde alt idrar yollarında rahatsızlığa neden olan büyüme iyi huylu olarak görülebilmektedir. Lakin prostatta meydana gelen iyi huylu büyüme dahi kişide rahatsızlık uyandırır. Bu bakımdan büyümenin çoğunlukla baş gösterdiği 25’li yaşlardan itibaren düzenli kontrollere gitmek büyük önem taşımaktadır.

Prostat Büyümesi Belirtileri

Prostat büyümesi belirtileri kendisini üç farklı kategoride gösterir. Erkekler için oldukça ürkütücü olan büyüme; depolama, işeme ve işeme sonrası gösterdiği belirtiler ile oldukça rahatsız edicidir.

Depolama açısından incelendiğinde bu belirtiler kendisini sık idrara çıkma, idrar yapma amacı ile geceleri sık sık zamansız uyanma, beklenmedik anlarda beliren idrar yapma ihtiyacı, istemsizce idrar boşaltımı yapma yani idrar kaçırma şeklinde gösterir.

İşeme esnasında büyüme hastaya idrar akışında farklılıklar ile gösterebilir. İdrar tazyikinin azalması anlamına gelen bu belirtiyi işeme yönü de takip eder. İşeme yönünün tek bir yönle kısıtlı kalmaması yani idrarın çatallanarak dağılması sık görülen bir durumdur. Bunun dışında zorlanmaya bağlı aralıklarla idrar yapma, boşaltımı sağlamak adına ıkınma ihtiyacı duyma, boşaltım öncesi bekleme yani idrar yapma süresinin artması şeklinde kendisini gösterebilir.

Belirtiler kendisini idrar boşaltım sonrası iç çamaşırına istemsizce idrar kaçırma ve idrar torbasını tam boşaltamama hissi şeklinde göstermektedir.

İyi Huylu Prostat Büyümesi

İyi huylu prostat büyümesi kansere oranlandığında çok daha az endişe uyandırıcı bir rahatsızlıktır. Toplumdaki pek çok erkekte yaşa bağlı görülen bu büyüme belli bir süre rahatsızlık verici boyutlarda değildir. Rahatsızlığın ileri boyutlara taşınması, bu hastalığın rahatsızlık verici boyutlara ulaşmasına neden olur. Bu nedenle büyümenin yoğunluklu olarak başladığı yaşlara dikkat etmek büyük önem arz etmektedir. Burada söz konusu olan başlangıç yaşı çoğunlukla 25 olsa da durum kişiden kişiye değişebilmektedir.

Çoğunlukla elli yaş üstü erkeklerde ciddileşen büyüme ve buna bağlı oluşan rahatsızlık rahatsızlığın geç teşhis edilmesindeki ana nedendir.

İyi Huylu Prostat Büyümesi Belirtileri

İyi huylu prostat büyümesi belirtileri, idrar yaptığımız dolu daraltması bakımından can sıkıcı bir hal alabilir. BPH belirtisi olarak da anabileceğimiz bu semptomlar, kendisini farklı aşamalarda gösterir. Bunlar idrar yapma öncesi, idrar yapma anı ve idrar yapma sonrası olarak aşamalandırılabilir.

İdrar Yapma Öncesi Aşaması
  • İstenilen ve normal olan sıklıklar dışında idrara çıkma ihtiyacı
  • Uyku esnasında idrar yapma isteğine bağlı görülen uyanma, uykusuzluk
  • Beklenmedik biçimde bastıran idrar yapma ihtiyacı
  • İdrar tutmakta zorlanma
  • Alta idrar kaçırma
İdrar Yapma Aşaması
  • İdrar akışınsa gözle görülür azalmalar
  • İdrar yönünün sabit olmaması
  • İdrar boşaltımı sırasında mola
  • İdrar boşaltımını tamamlamak için ıkınma ihtiyacı hissetme
  • Boşaltım öncesi zamana ihtiyaç duyulması ve buna bağlı tuvalette uzun zaman geçirme
İdrar Yapma Sonrası Aşaması
  • İdrar torbasında hala idrarın kaldığına yönelik düşünceler oluşması
  • Boşaltım sonrası külota idrar bulaştırma

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, tıpkı toplumda sıklıkla rast geldiğimiz kanser oluşumu ile aynı oluşuma sahiptir. Bir akciğer kanseri ya da bir meme kanseri gibi prostattaki kanser de insan vücudunda bulunan sağlıklı hücre üretiminin bozulması ile meydana gelir. Tümör yani ur olarak da adlandırılan sağlıksız bir doku kitlesi ile kendisini gösteren kötü huylu bozulmuş hücreler tedavi edilmediği takdirde çoğalacaktır. Çoğalmasına bağlı olarak hızla yayılım gösteren bu kanser türü yakınındaki sağlıklı dokulara bulaşarak kanserin evresini ileri boyutlara taşıyacaktır. Bu detay göz önüne alındığında kanserde erken teşhisin önemi de tartışılmaz bir hal almaktadır.

Çoğunlukla idrar yapma ile ilgili sıkıntılar doğuran bu tümörleşme, hastanın şikayetleri danışmak ve gidermek amacı ile gittiği doktorca kolaylıkla teşhis edilebilir. İdrar testi, elle makat muayenesi, PSA, biyopsi ve transrektal ultrasonografi b-teşhis aşamasında kullanılan inceleme yöntemleridir.

Prostat Kanseri Belirtileri

Prostat kanseri belirtileri, prostatta görülen diğer rahatsızlıkların belirtileri ile benzer nitelikler taşır. Erken dönemde sessiz seyredebilen bu kanser, ileri evrelere geçtikçe kişiyi hastaneye gitmeye sevk edici belirtiler gösterir. Hastada şikayete neden olan bu belirtiler tıpkı büyüme ve iltihap durumlarında olduğu gibi idrara sık çıkma ve buna bağlı uykusuzluk ile kendisini göstermektedir. Damla halinde olan ve şiddeti düşük olan idrar akışını tek seferde tüm boşaltımı yapamama şeklinde de kendini gösterir. Bazı hastalarda hiç boşaltım yapamama şeklinde kendisini gösteren bu rahatsızlık ayrıca cinsel yaşamı da etkileyecek semtomlar gösterir. Bu semptomlar cinsel birleşme ve orgazm sırasında ağrı ve yanmanın yanı sıra menide ya da zevk suyu adı da verilen er suyunda kan görülme şeklinde olabilir.

Prostat Kanseri Evreleri

Prostat kanseri evreleri, 4 aşamadan oluşur. 4 farklı evreden oluşan bu kanser, kendisini iki türde göstermektedir. Bu türler klinik evre ve patolojik evredir. Klinik evre sürecinde doktor fiziksel muayene adı verilen rektal tuşe muayeneyi gerçekleştirmesi en uygun evredir. Bu evrede gerçekleştirilen makat muayane, çeşitli tesler, alınan biyopsi örnekleri ve diğer tüm tetkikler hastalığın boyutunu anlamak için uygun aralıktadır. Zira doktorun rahatsızlığın hangi boyutta olduğunu tespit etmesi en kolay bu evrede gerçekleşmektedir.

Patolojik evre daha ileri kanser evresidir. Bu evreye gelesiye kadar çoğunlukla ameliyat gerçekleştirilmiş ve hasarlı doku hastadan alınmıştır. Lakin elbette bunun aksi durumlar da söz konusu olabilmektedir. Yine de eğer gereken ameliyat yapılmışsa ameliyat ile alınan doku laboratuvar ortamında incelenecektir. Bu inceleme klinik evreden çok daha güvenilir sonuçlar doğurmaktadır.

Prostat Tedavisi

Prostat tedavisi, komplike bir işlemdir. Bunun ana nedeni prostatın farklı nedenler ile rahatsızlanmasıdır. Bu rahatsızlanmalar kişide BPH adını verdiğimiz iyi huylu büyüme olabileceği gibi kanser de olabilir. Tümör olarak da adı geçen bu rahatsızlanma dışında iltihaplanma da prostatta meydana gelebilir.

Kısacası bu organın tedavisi için izlenecek yol; rahatsızlığın türüne bağlıdır. Eğer hasta iltihaplanmadan şikayetçi ise BPH tedavisi anlamsız bir uygulama olacaktır. Bu uygulamanın anlamını yitirmemesi açısından gerekli muayene, test ve kontrollerin eksiksiz tamamlanması gerekmektedir. Bilhassa rektal tuşe muayenesinin önem kazandığı teşhis sürecinde başarı sağlanırsa hastalığın tedavi başarısı da artacaktır.

İşte bu noktada uzman bir üroloji doktoru olarak sizlere tavsiyem kulaktan dolma bilgiler ve ön yargılar ile muayene sürecine yaklaşmamanız olacaktır. Doktorunuzun gerekli gördüğü tüm muayene ve test süreçlerini eksiksiz tamamlamak rahatsızlığın bir an evvel giderilmesi için şarttır.

Prostat İltihabı Tedavisi (Prostatit Tedavisi)

Prostat iltihabı tedavisi, prostatit tedavisi olarak da anılır. Hastalığın çeşidi doktorun hangi tedavi yolunu izleyeceğinde belirleyici rol oynar. Gerçekleştirilen test ve muayenelerin yanında hasta şikayetlerinin dinlenmesi ile hastalığın çeşidi belirlenebilir. Bu işlem gerçekleştirildikten sonra detaylı bir tedavi planı oluşturulur.

Tedavi yoğunluk ile antibiyotik içerir. Ağzı yolu ile alınan antibiyotikler ile iltihap kurutulmaya, giderilmeye çalışılır. Tedavi, eğer rahatsızlık ileri boyutlarda ise farklı önemler ile sağlanabilir. Özellikle akut prostatitte hastalık ileri safhalara ulaştıysa doktor hastayı hastaneye yatırmayı düşünebilir.

Rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde prostatın zarında bulunan iltihap kana karışabilir. Bu durum hasta için olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Ölüme kadar götüren bu durum, yarattığı komplikasyonlarla oldukça ciddidir.

Tedavi sürecinde hastanın şikayetlerine bağlı olarak ek medikal ilaçlar doktor tarafından reçete edilebilir. Kas gevşetici ve ağrı kesici gibi ilaçların yanı sıra tedaviye destek olması amacı ile kişiye çeşitli vitamin yüklemeleri yapılabilir.

Prostat Büyümesi Tedavisi

Prostat büyümesi tedavisi, farklı yöntemlere sahiptir. Bu yöntemler özellikle büyüme BPH adı verilen iyi huylu tipteyse çeşitlenir. Haplar ile sağlanan ilaç takviyeleri, bölgeye yerleştirilen stentler, tıkanıklık açma, kesi bulundurmayan ameliyatlar ve kesi bulunduran ameliyatlarla sağlanabilir. Bunun dışında tedavi kapsamında takip de yapılmaktadır.

Sistoskopi, ultrasonografi, idrar miktar ölçümü, idrar akım testi ve PSA gibi testlerle büyüme tespit edildikten sonra Alfa Bloker ve 5-Alfa Redüktaz İnhibitörleri ilaç tedavisi orta düzeyde rahatsızlığı olan hastalarda kullanılmaktadır. BPH hastalarının sıklık ile tercih ettiği bu medikal ilaç tedavisi operasyonlara nazaran çok daha zahmetsiz olması nedeni ile sıklıkla kullanılır.

İyi Huylu Prostat Büyümesi Tedavisi

İyi huylu prostat büyümesi tedavisi; düzenli takip, medikal ilaç ve girişimsel tedaviler ile sağlanmaktadır. Burada hangi yöntemin seçileceği doktorun edindiği bilgilere bağlıdır. Gerçekleştirilen test ve muayeneler ışığında doktorun uygun gördüğü yöntem kimi zaman tek başına uygulanabileceği gibi kimi zaman birkaç yöntemin bir arada kullanması ile yürütülebilir. Bu durumu belirleyen unsur büyümenin ne denli olduğu, hastanın genel sağlık durumu, hastanın yaşı ve sahip olduğu diğer hastalıklar ile doğrudan alakalıdır.

Hastalığın şiddetli seyir etmediği ve hasta şikayetlerinin fazla olmadığı durumlarda doktor, hafif girişimler ile hastalığı tedavi edebilir. Hafif girişimler; prostatik stentler ve idrar kanalındaki tıkanıklıkların giderilmesini kapsamaktadır.

Diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda tedavi cerrahi operasyon yani ameliyatlar ile sağlanabilmektedir. İdrar akımını kuvvetlendirmek adına yapılan operasyonların yanı sıra kapalı ve açık ameliyat şeklinde operasyonlar da gerçekleştirilmektedir.

Kapalı Prostat Cerrahi

Kapalı prostat cerrahi, sıklıkla tercih edilen bir başka tedavi yöntemidir. Taburcu olma süresi bakımından hastaya avantaj sağlayan bu operasyon yalnızca doktor gerekli gördüğünde gerçekleştirilir. Operasyon sırası ve sonrasında hastada herhangi bir beklenmedik komplikasyon olmazsa hasta, ortalama bir – iki günde hastaneden çıkışını alabilir. Açık ameliyat kesisi olmadığı için hızlı bir iyileşme sürecine sahip olan bu yöntem; hastada fazla ağrı, sızı ve sancıya neden olmaz.

BPH tedavisinde yer alan cerrahi müdahaleler göz önüne alındığında oldukça zararsız görünen bu operasyon BPH tedavisi için sıklıkla tercih edilmektedir. Yıne de bu yöntem öncelikli tercih edilen bir tedavi yolu değildir. Doktor, öncelikli olarak daha basit tedavi yöntemlerini tercih etmektedir. Bu yöntemlerin faydasız kaldığı durumlarda kapalı cerrahi açık olana nazaran çok daha avantajlıdır.

Açık Prostat Cerrahi

Açık prostat cerrahi yöntemi doktorların kapalı cerrahi yöntemlere nazaran çok daha seyrek tercih ettiği bir yöntemdir. Bunun ana nedeni, operasyonun kesi içermesidir. Kesi olması, operasyonu hem daha komplike bir hale getirecek hem de hastanın iyileşme sürecini negatif yönde etkileyecektir. Hasta, operasyon sonrası daha uzun müddette iyileşeceği için günlük yaşama dönmek hasta için daha zor olacaktır. Sosyal ve iş yaşamını direkt olarak etkileyecek bu operasyon yine de gerekli olduğu durumlarda mutlaka bir uzman tarafından gerçekleştirilmelidir. Operasyon korkusu duyarak rahatsızlığı ertelemek, etki etmeyecek diğer tedavi yollarında diretmek ve kulakltan dolma bilgilerle rahatsızlığı kendi kendine iyileştirmeye çalışmak bu noktada hastaya faydadan çok zarar getirecektir. Hasta bu yolla sosyal ve iş yaşamında daha aktif rol oynamayı amaçlasa da durum, bunun aksi sonuçlar doğuracaktır. Rahatsızlık tedavi edilememesi nedeni ile ilerleyecek ve oluşturduğu semptomları şiddetlendirecektir. Bu da hastanın sosyal ve iş yaşamından her hâlükârda uzaklaşmasına neden olacaktır.

Prostat Kanseri Tedavisi

Prostat kanseri tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığın tedavisinde farklı yöntemler izlenmektedir. Aktif izlem, cerrahi müdahale, radyoterapi ve hormon tedavisi bu yöntemlerin isimleridir.

Aktif İzlem

Aktif izlem çoğunlukla hastalığın yavaş biçimde seyir ettiği durumlarda tercih edilir. Bu gibi durumlarda aktif izleme söz konusu iken herhangi bir müdahale söz konusu değildir. Tümörün sağlıklı diğer dokulara sıçramadığı durumlarda tercih edilen bu yöntem operasyonu ya da diğer tedavi yöntemlerini atlatamayacak ileri yaştaki, yaşlı insanlarda uygulanmaktadır.

Cerrahi Operasyon (Müdahale)

Cerrahi operasyon yani müdahale bu organda görülen kanserin tedavisinde sık sık tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Prostatın komple çıkartılmasını kapsayan bu operasyon radikal prostatektomi adı verilen bir ameliyat ile sağlanır. Ameliyat sonrası hastalarda geçici ya da kalıcı olmak üzere sertleşme sorunları, idrar kanalı daralması ve idrar kaçırma gibi rahatsızlar görülebilmektedir.

Radyoterapi

Radyoterapi basitçe ışın tedavisidir. Radyasyon tedavisi adı da verilen bu uygulama ile prostatta yer alan kanserli hücreler yok edilir. Büyümeyi de önleyecek bu uygulama erken evrelerde cerrahi müdahale yerine ya da müdahale sonrası kalan kanser hücrelerinin tamamen yok edilmesinde kullanılır.

Hormon Tedavisi

Hormon tedavisi kanser yayılımının durdurulmasına büyük rol oynamaktadır. Bunun nedeni, kanserin çoğalarak yayılmak için testorteron adı verilen erkeklik hormonuna ihtiyaç duymasıdır. Yapılacak tedavi kapsamında bu hormonun üretilmesi kontrol altına alınır. Kontrol altına alınma ile birlikte kanserde görülen yavaşlama hastanın genel sağlık halinde de iyileşmeye neden olur.

Tüm bu iyi yönlerine rağmen hormon tedavisi sonuçlarında dezavantajlar vardır. Bu dezavantajlar aşağıdaki gibidir.

  • Sertleşme sorunları
  • Cinsel isteksizlik
  • Göğüs ucunda hassasiyet
  • Kemik erimesi

En Çok Merak Edilenler

Makalemin sonuna yaklaşırken siz değerli okuyucularımın en çok merak ettiği sorulara yanıt vermeyi tercih ettim. Bunca yıllık doktorluk hayatımda hastalarımdan gelen bu soruları sorulma popülaritesine göre aşağıdaki başlıklar altında sıra ile yanıtladım. Arzu ederseniz sizi de daha fazla merakta bırakmadan başlığın metnini burada sonlandırıyor ve en merak edilen sorulara tecrübe ve bilgim dahilinde yanıtlar veriyorum. Hazırsanız başlayalım!

Prostat kanseri öldürür mü?

Prostat kanseri öldürür mü şeklinde sorular doktorluk kariyerim boyunca en sık rastladığım soru hiç şüphesiz ki. Bu nedenle soruları yanıtladığım bu bölüme bu başlık ile giriş yapmak istedim.

Bu rahatsızlık özellikle erken teşhis edildiği takdirde ölümcül değildir. Cerrahi müdahaleler ile sorunlu bezin çıkartılması ve çeşitli diğer yöntemler ile rahatsızlık ortadan kaldırılabilir. Bu gibi durumlarda herhangi bir ölüm riski yoktur. Eğer kanser tedavi edilmezse, sorunlu dokuda yer alan tümörler sağlıklı dokulara sıçrayarak yayılım gösterecektir. Bu da zaman içinde kişiyi ölüm ile yüzleştirebilmektedir.

Tümör, kemiklere sıçradığı takdirde tedavi zorlu bir süreç alır. Ölüm riskini oldukça fazla arttıran bu durum; yine de belli oranlarda kontrol altına alınabilir durumdadır. Doktor tarafından reçete edilen bir takım ağrı kesici ilaçlar ve kemoterapi hastanın yaşam süresini uzatmaktadır.

Üroflovmetri ölçümü neden yapılır?

Üroflovmetri ölçümü neden yapılır sorusunun cevabı aslında oldukça basittir. Bu ölçüm, idrar akım hızınızla ilgilidir. Hızın tespit edildiği bu ölçümde amaç; prostatın idrar akımına ne derece etki ettiğini anlamaktır.

Prostat ilacı isimleri nelerdir?

Prostat ilacı isimleri nelerdir sorusuna yanıt vermek esasında etik olarak yanlıştır. Zira bir hasta bu tarz medikal ilaçları kendi kendine kullanmaya başlamamalı, değiştirmemeli ya da kullanmayı kesmemelidir.

Tedavide kullanılan ilaçlar elbette değişiktir. Benzer biçimde ilaçların gösterdiği yan etkiler ve rahatsızlığa etkisi de değişmektedir.

  • Bitkisel ilaçlar
  • Alfa-Blokerler
  • 5 Alfa-Redüktaz İnhibitörleri (5ARI)
  • Çeşitli ilaç karışımları
  • Fosfodiesteraz 5 İnhibitörleri (PDE5)
  • Muskarinik Reseptör Antagonisleri (MRA)

Yukarıda belirtmiş olduğum ilaçlar, organda sahip olan rahatsızlığa, rahatsızlığın tipine, rahatsızlığın evresine, hastanın kullandığı diğer medikal ilaçlara, hastanın sahip olduğu diğer rahatsızlıklara göre değişiklik göstermektedir. Burada tedaviyi belirleyici daima doktordur. Uzman üroloji doktorunuz gerçekleştirdiği tetkikler sonucunda size en uygun ilaç çeşidini seçecek ve bu tedaviyi gerekli ise diğer yöntemler ile destekleyecektir.

Rektal tuş muayenesi nasıl yapılır?

Rektal tuş muayenesi yani fiziksel muayene; pek çok erkeği korkutması ile bilinir. Bu durum elbette muayenenin makattan gerçekleştirilmesidir.

Muayene kapsamında doktor; eline daha önce kullanılmamış, temiz bir eldiven geçirir. Hasta uygun pozisyona alındıktan sonra işlem başlatılır. Eldivene kayganlaştırıcı bir jel ile kayganlık kazandıran doktor anüs yolu ile parmağını prostata doğru ilerletir. Bu yolla doktor, prostatta meydana gelen anomalileri tespit eder. Sanıldığından çok daha kolay bir yöntem olan bu muayene rahatsızlığın teşhisi açısından olmaz olmazdır.

Prostat nerede bulunur?

Prostat nerede bulunur sorusu yine sıklıkla karşılaştığım bir diğer sorudur. Nerededir şeklinde soruların cevabı ise oldukça basittir. Bu bez dokusu ile oldukça hassas bir yapıya sahip olan bu organ; erkekte idrar torbasının altında yer alır. Mesane ile idrar kanalının birleştiği kısımda bulunan bu organ, kanalı çevrelemektedir. Yani bu organ için idrar kanalının hatırı sayılır bir kısmını oluşturuyor demek yanlış olmayacaktır.

Teşhis için makat muayenesi şart mıdır?

Teşhis için makat muayenesi şarttır. Bu yöntem yerine geliştirilen herhangi bir alternatif bulunmamaktadır.

Prostat ne işe yarar?

Prostat ne işe yarar sorusunu esasında makalemin başında yanıtlamıştım. Lakin kısaca belirtmek gerekirse bu organ doğurganlığa büyük etki etmektedir. Erkekte yer alan meni yani spermin kalitesini direkt olarak etkileyen bu bezimsi organ spermlerin yumurtayı döllemesi için gerekli olan canlılığı sağlar. Spermin döl yatağındaki hareketliliğini sağlayan bu organ ayrıca sağladığı pıhtılaştırma etkisi ile de spermin tutunma olasılığını arttırır. Tüm bu bilgiler ışığında erkekleri korkutan bu organın oldukça yararlı olduğu gönül rahatlığı ile söylenebilir.

Erkeklerde aktive olması ile bilinen bu organın sağlıklı olması boşalma sorunları yaşamamak adına da oldukça önemlidir. Prostatta görülen herhangi bir rahatsızlık kimi zaman dolaylı olarak kimi zaman da direkt olarak seks performansını etkilemektedir.

PSA testi neden yapılır?

PSA testi neden yapılır sorusunun cevabı, bu testin prostata ilişkin önemli veriler sağlamasıdır. BPH adı verilen iyi huylu büyüme ve kanserin karıştırılmaması açısından yapılması son derece gerekli olan bu test ayrıca bu organın hacmini belirlemek için de önemlidir. Ayrıca bu test mevcut iyi huylu büyümenizin olası risklerini belirlemek amacı ile de kullanılmaktadır.

Prostat kontrolü gerekli midir?

Prostat kontrolü gerekli midir sorusunun yanıtı esasında oldukça ortadadır. Cevap elbette; evet gereklidir. Prostatta yer alan rahatsızlığın ilerlemesini kontrol altında tutmak adına bu kontroller aksatılmadan sürdürülmelidir. Kontrolleri tedaviyi uygulayan doktor ile sürdürmek, sürecin işleyişini görmek açısından pozitif etkilerde bulunur. Yine de hasta, arzu ederse ya da mevcut doktorunu yeterli görmezse doktorunu değiştirebilir. Gerçekleştirilecek kontrollerin standart olması bu noktada hastaya seçenek şansı sunmaktadır.

İdrar testi ve kültürü neden yapılır?

İdrar testi ve kültürü yapılmasının nedeni, mevcut belirtilerin neyden kaynaklandığını saptamaktır. Basit bir idrar yolu enfeksiyonu olup olmadığını ekarte etmenin etkili yollarından biri olan bu test, ayrıca prostatit olup olmadığını da ortaya koymakta etkilidir. Eğer hastada mevcut bir enfeksiyon varsa ayrıca yapılacak kültür testi ile hangi tür antibiyotik ilaca ihtiyaç duyulduğu da belirlenecektir.

Prostat olma yaşı nedir?

Prostat olma yaşı için kesin bir ibare vermek doğru değildir. Bunun nedeni prostatit adı verilen iltihaplanmanın her yaşta ortaya çıkarken kanser ve büyümenin yoğunlukla ileri yaşlarda görülmesidir. Yine de ortalama bir yaş aralığı vermek gerekirse; iltihaplanma cinsel isteğin başlaması ile görülebilir.

Bu organda görülen büyüme yaşı ise 25’tir. Ancak 25 yaşında gözlemlenen büyüme çoğunlukla aktif bir tedaviye ihtiyaç duymaz. Aktif izleme yöntemi ile takip edilmesi gereken bu büyüme hastaya çoğunlukla 40 yaş sonrası sorun yaratacaktır.

Bu organda görülen tümörleşme yani kanser de 40 yaş sonrası görülmektedir. 50 – 60 yaş arası görülme sıklığı ivme kazanan kanserleşmede erken teşhis çok önemlidir.

PMR nedir ve neden ölçülür?

PMR nedir sorusuna vereceğim yanıt işeme sonrası kalan idrarın ölçülmesidir. Boşaltım sonrası idrar torbasında kalan idrarın ölçümü bu test ile sağlanır. Bu testin gerçekleştirilmesindeki amaç mesanenin tam anlamı ile boşalıp boşalmadığını anlamaktır. Test sonucu ortaya çıkan artış, doktora hastanın mesanesinin başarı göstermediğini anlatır. Sağlanması gereken fonksiyonların başarılı biçimde sağlanmadığını ortaya koyan bu test üretra bölümünde herhangi bir tıkanıklık olduğuna işaret eder.

Prostat ölçümü nedir?

Prostat ölçümü nedir sorusunun cevabını aslında makalemin bu bölümünde açıklamıştım. Cevap PSA başlığının altında yer almaktadır.

BPH seks hayatını nasıl etkiler?

Gösterdiği etkilerle BPH seks hayatını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Yalnızca seks hayatını değil sosyal yaşamı da ani sıkışma gibi idrar yapma alışkanlıkları ile sabote eden bu rahatsızlık, kişiyi asosyal bir yapıya büründürebilir.

Gece sık sık çişe çıkma nedeni ile kişide bitkinlik yaratan bu hastalık sekste aktif rol oynamanız için size yeterli enerjiyi bırakmayabilir. Bunun dışında yarattığı psikolojik etkilerle yatakta partnerinize karşı kendinizi yetersiz görmenize neden olabilir. Bu durum elbette ereksiyona olumsuz yönde etki etmesi bakımından seks yaşamınıza darbe indirebilir.

Kadınlarda Prostat Var Mıdır?

Kadınlarda prostat var mıdır sorusunun cevabı elbette hayırdır. Prostat erkeklere has bir organ olup spermler ile yakından alakalıdır. Sperm üretimi gibi salgıların üretiminden sorumlu bu organ ayrıca döllenmeye yaptığı yardımlar ile erkeklere üretkenliğine fayda sağlayan bir yapıdadır.

Retrograd Ejakülasyon Nedir?

Boşalma sırasında meninin artık üretradan kopmamasına bağlı olarak idrar torbasına püskürülmesine ve oradan da idrar yolu ile vücuttan atılmasını kapsar. İyi huylu büyümeye ilişkin gerçekleştirilen cerrahi operasyon daha sonraları retrograd ejakülasyon oluşturabilir. Ayrıca bu durum bazı medikal hap kullanımı ve bu hapların türleri ile de yakından ilintilidir.

Gerçekleştirilen Cerrahi; Erektil Disfonksiyona Sebep Olur Mu?

Her zaman için geçerli olmasa da çoğu zaman cerrahi; erektil disfonksiyona sebep olmaz.

Transüretral Prostat İnsizyonu (TUIP) Nedir?

Transüretral prostat insizyonu yani kısa ismi ile TUIP prostatla ilintilidir. TUIP işlemi kesi içeren bir operasyon olup idrar akımının normale döndürülmesini amaçlar. Uzman üroloji doktoru tarafından gerçekleştirilecek olan bu işlem, mesane boynundan prostat bezine doğru gerçekleştirilen kesi işlemini içerir.

Günümüzde bu işlem pek sık uygulanmaz. Bunun nedeni tedavi amacı ile piyasada mevcut olan ilaçların iyi huylu büyüme tedavisinde benzer etkilerde bulunmasıdır.

Açık Prostatektomi Nedir?

Prostatı olması gerekenden çok daha fazla büyük olan, genellikle ileri yaştaki erkeklerde kullanılır. Bu işlem tıpkı TURP işlemine benzer. Bu benzerlik iki işlemin de kesi içermesinden kaynaklanmaktadır. Lakin TURP’dan farklı olarak açık prostatektomi işleminde kesi, mesane boyunca değil karın kesisi ile sağlanır.

Lazer Tedavisi Nasıl Bir Uygulamadır?

Lazer tedavisi oldukça etkili ve yeni sayılabilecek bir yöntemdir. Operasyonda az miktarda kan kaybının olması bu işlemin tercih edilmesindeki ana nedendir. Lazer tedavisi için gerçekleştirilen işlemde prostatı kesmek ya da buharlaştırmak yoğun lazer ışınları ile sağlanır.

Prostat Stentleri Nasıl Bir Uygulamadır?

Prostat stentleri hafif bir tedavi yöntemidir. Burada amaç üretrayı açık biçimde muhafaza etmektir. Ayrıca yerleştirilecek bu stendler ile doktor, hastanın mevcut idrar akımını artırmak yani normal seviyeye çekmeyi amaçlar. Bu işlem çoğunlukla cerrahi bir işlemi gerek genel sağlık nedeni gerekse de diğer sağlık nedenleri ile gerçekleştiremeyecek durumda olan erkekler için kullanılır.

Transüretral İğne Ablasyonu (TUNA) Nedir?

Transüretral iğne ablasyonu na kısaca TUNA adı verilmektedir. İşlem radyofrekans enerji içermektedir. Bu işlemdeki amaç prostatta yer  alan dokuyu sertleştirmektedir. Bu amaç doğrultusunda işlem ısı içermektedir.

Bu işlemin gerçekleştirilmesindeki diğer amaçlar ise aşağıdaki gibidir.

  • Prostat hacmini düşürmek
  • Belirtileri kontrol altına almak

Transüretral Mikrodalga Tedavisi (TUMT) Nedir?

Trandüretral mikrodalga tedavisi kısaca TUMT kısaltma adı ile anılır. TUNA işlemi ile benzer amaçlar edinen bu işlem tıpkı transüretral iğne ablasyonu gibi prostatı olduğundan çok daha sert bir hale getirmeyi amaçlar. Bu amaç doğrultusunda işlem mikrodalga enerji kullanır. Ayrıca işlemin amacı tığkı TUNA’da olduğu gibi prostatın mevcut hacmini düşürmek ve semptomları düzenlemektir.

Prostat Tedavisinde Uygulanan İlaç Kombinasyonları Nasıldır?

Prostat tedavisinde uygulanacak pek çok ilaç vardır. Bazı durumlarda doktor, bu ilaçları kendi içinde belli bir düzene sokarak karıştırabilir. Bu karışımlar yani kombinasyonlar sıklıkla aşağıdaki gibidir.

  • Alfa-bloker ile 5 Alfa-redüktaz inhibitörleri
  • Alfa-bloker ile muskarinik reseptör antagonistleri

Şeklindedir. Buradaki amaç bu karışımla çok daha güçlü bir savunma mekanizması oluşturmaktır. Zira bu ilaçlar her ne kadar kendi başlarına oldukça etkili olsa da gerekli durumlarda çok daha etkili olabilmektedir. Ancak bu ilaçların birarada kullanımı daima hastaya avantaj getirmez. Hastada çok daha fazla yan etki oluşturacak bu durum oluşturduğu yan etkiler nedeni ile ancak doktor önerisi ile kombin edilebilir. Doktorlar çoğunlukla bu karışımları orta ya da ileri derece belirti sergileyen hastalara önermektedir.



Sistit hem kadınlarda hem erkeklerde görülen bir hastalıktır. Toplumda görülme sıklığı oldukça yaygın olan bu rahatsızlık gösterdiği rahatsızlık verici semptomlarla kişiye huzursuzluk hissi verir.

Sık idrara çıkma, idrarda kan olmasına bağlı pembe idrar yapma, damlalar halinde idrar yapma, aniden sıkışma hissi, genital bölgede rahatsızlık hissi, idrar kaçırma, idrar sırasında yanma ve acı hissetme yaygın görülen belirtiler arasındadır.

Tedavi edilmediği sürece belirtilerini şiddetlendirerek gösteren bu rahatsızlık özellikle kadınlarda çok daha sık görülmektedir.

Rahatsızlığın farklı oluşum nedenleri vardır. Bunun yanı sıra hastalığa neden olan bir diğer neden de doğru bilinen yanlışlardır. Halk arasında idrar yolu enfeksiyonu olarak da bilinen bu rahatsızlık kimi zaman yanlış bilinen bilgiler yüzünden görülebilmekte, zaman içinde sık sık tekrar edebilmektedir.

1)Kronik Sistit Nedir ve Neden Olur?

Kronik sistit idrar yollarında görülen bu enfeksiyonun belli aralıklar ile seyir etmesi anlamını taşır. Özellikle kadınlarda yaygın olarak görülen kronik sistit çoğu zaman doğru bilinen yanlışlar yüzünden ya da tedavinin tam anlamı ile tamamlanamamasından kaynaklanmaktadır.

Bu rahatsızlığın tedavisinde atılacak ilk adım kesinlikle doktora danışmak olmalıdır. Uzman üroloji doktorunuz ile yapacağınız görüşmede rahatsızlığa neden olabilecek durumları detaylıca sormak, durumun tekrarlamasına neden olan etkeni tespit etmek gerekmektedir. Zira rahatsızlık yapılan yanlış bir uygulama sonucu kendini gösteriyor olabilir.

Kadınlar arasında doğru olduğu zannedilerek yapılan bazı eylemler bu rahatsızlığın oluşumunda büyük rol oynar. En sık yapılan yanlış, vajinal temizliktir. Temizlik her ne kadar rahatsızlığa yakalanmama açısından büyük rol oynasa da yüz ya da vücut için üretilen ürünlerin bu bölgede kullanılması bölgeye olumsuz yönde etki eder.

2)Vajinal Temizlik Sistit İçin Bir Etken Midir?

Sistit vajinal temizlik ile doğrudan ilintilidir. Genital bölgenin pis olması, bölge üzerinde bakterilerin normalden fazla üremesine neden olur. Bu da zaman içinde idrar yolları iltihabına yol açar. Lakin vajinal temizliği bilinçsiz ya da sıklıkla yapmak da aynı şekilde sistite neden olabilmektedir. Burada önemli olan husus vajen florasını bozmadan temizlik yapmaktır.

Pek çok kadın arzu ettiği vajinal temizliğe sahip olabilmek için sabun, duş jeli ya da şampuan gibi kimyasal temizlik ürünlerini kullanır. Bu ürünlerin PH dengesi çoğu zaman vajina florası için uygun değildir.  Sistemi savunmasız bırakan bu durum elbette idrar yollarında iltihaba bağlı enfeksiyon oluşumunu tetikleyecek, sistite uygun ortam hazırlayacaktır.

Bu durumdan kaçınmak için kadınlar genital bölge için özel üretilmiş temizleyicileri kullanmalı, bu tarz ürünleri temin edemiyorsa duru su ile temizliği sağlamalıdır.

Temizlik sonrası genital bölgeyi iyice kurulamak mantar ve enfeksiyon riskini de büyük ölçüde azaltacaktır.

3)Vajinal Tahriş Sistit İçin Bir Etken Midir?

Sistit vajinal tahriş sonucu oluşabilmektedir. Bunun nedeni oldukça hassas bir yapıya sahip olan vajinanın tahriş sonucu enfeksiyon riskinin artmasıdır. Tahriş sonucu bakteri üretiminden daha çok etkilenen  vajina ayrıca şişeceği için de rahatsızlığın oluşumuna uygun ortam hazırlayacaktır.

Buna karşın her vajinal tahriş idrar yolu iltihabı anlamına gelmez. Genital bölgede görülen tahriş tek başına sistitle oldukça benzer semptomlar sergiler. Kaşıntı, yanma, rahatsızlık hissi ve idrar yapma alışkanlığında / şeklinde görülen değişimler enfeksiyon olmaksızın vajinada görülen tahriş ile ortaya çıkabilir.

Bu durumu ayırt etmek ve doğru tedavi yöntemini izlemek için kişi mutlaka bir doktora danışmalıdır. Hasta; doktorun önerdiği idrar testi ve muayeneden geçmeli, bulguların göz önüne alındığı doğru tedavi yöntemini önerilen dozda, önerilen aralıklar ile sürdürmelidir.

4)Böbrek Taşı Sistit e Neden Olur Mu?

Sistit böbrek taşı ile ilintili midir şeklinde sorulan sorular özellikle rahatsızlığın kronik boyutlara ulaştığı durumlarda sorulmaktadır. Rahatsızlığın kullanılan ilaçlara rağmen geçmemesi kişinin zihninde bu tarz soruları oluşturur, kişiyi rahatsızlığın oluşumunda farklı bir neden aramaya iter.

Nadiren de olsa idrar yolları enfeksiyonu ilerleyerek böbreklere ulaşabilir. Bunun nedeni böbrek taşlarının yabancı cisim olması ve üzerine bakterilerin rahat tutunabilmesidir. Bu durum piyelonefrit dediğimiz böbrek iltihabına yol açarak kişi için olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Böbreğe kalıcı hasarlar bırakabilen bu durum taş oluşumuna yatkınlık taşıyan kişiler için ayrıca tehlike arz etmektedir. Zaman içinde hastada böbrek yetmezliğine neden olabilecek enfeksiyon derhal doktor müdahalesi ile kontrol altına alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki böbrek kendini yenileyen bir organ değildir. Böbreğin algığı her darbe, hasta için kalıcı hasar demektir.

5)Vajinal Kuruluk Sistit e Neden Olur Mu?

Sistit vajinal kuruluk sonucu ortaya çıkabilmektedir. Genital bölgenin sürekli nemli kalması kadınlarda görülen bu tarz sorunları arttırsa da bazı durumlarda bunun aksi söz konusudur.

Cinsel birleşme sırasında kadın genital bölgesi ıslak olmalıdır. Normal şartlar altında kadınlarda uyarılma ile belli bir ıslaklık meydana gelse de kimi zaman psikolojik nedenlerden kimi zaman da kullanılan ilaçlar gibi çevresel etkenlerden ıslanma meydana gelmez. Bu gibi durumlarda partner vajinayı ıslatarak kayganlaştırmadan birleşme sağlarsa sürtünmeye bağlı olarak vajen duvarlarında hasar meydana gelebilir. Vajinal tahrişe neden olan vajinal kuruluk sonucu da elbette enfeksiyon oluşumu görülebilmektedir.

Bu gibi bir durum nedeni ile tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunuz varsa eczane ya da market gibi yerlerde edinebileceğiniz kayganlaştırıcılar soruna çözüm olacaktır. Pek çok farklı marka altında satılan bu kayganlaştırıcılarda dikkat edilmesi gereken nokta alerjik reaksyonlardır. Bunun dışında bu tür ürünlerin kullanımı kuruluk nedeni ile seks sırasında ve sonrasında sorun yaşayan kadınlara önerilmektedir.

6)Sistitten Nasıl Korulunur / Korunma Yolları Nelerdir?

Sistitten nasıl korulunur, sistitten korunma yolları nelerdir gibi sorulardan önce bu rahatsızlığın ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu anlamak gerekir. Oluşum şu nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

  • Bilinçsiz gerçekleştirilen vajinal temizlik
  • Seks sırasında vajinanın kuru olması
  • Vajinal temizliğin aksatılması
  • Yetersiz su tüketimi
  • Vajinal tahriş
  • Böbrek ya da üreter sistemde bulunan taşlar
  • Günlük ped kullanımı
  • Yanlış çamaşır seçimi

Bu oluşum süreçlerini göz önünde bulundurulduğunda korunma yolları oldukça ortadır. Bu yollar aşağıdaki gibidir.

  • Genital bölgeye yüz – vücut için üretilmiş temizlik ürünlerini uygulamamak
  • Sık sık külot değiştirmek
  • Pamuklu külot giymek, naylonlu külotlardan sakınmak
  • Günlük ped kullanımı kontrol altına almak
  • Tuvalet sonrası temizliği önden arkaya doğru yapmak
  • Seks dışındaki durumlarda genital bölgeyi kuru tutmak
  • Seks sırasında genital bölgeyi uygun biçimde kayganlaştırmak
  • Bol bol su içmek
  • Genital akıntıları kontrol altında tutmak

7)Sistit İçin Bitkisel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bitkisel sistit tedavisi, kronikleşmiş idrar yolu enfeksiyonuna bir çözüm üretmek isteyen hastalarca merak edilen bir konudur. Nedeni belirlenemeyen ve ortadan kaldırılamayan durumlarda sıklıkla tekrar eden enfeksiyon, kişinin medikal ilaçlara olan inancını yitirmesine neden olmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da ortaya çıkan alternatif tedavi yöntemleri arayışı akıllara bu tip sorular getirmektedir.

İdrar yolu enfeksiyonu için uygulanacak bitkisel tedavi tek başına yeterli olmayacaktır. Bu tür alternatif tedavileri medikal ilaca destek olması amacı ile yine doktor kontrolü altında sürdürmek büyük önem taşır.

Cranburry ekstresi, maydanoz sapı suyu gibi içeceklerin tüketimi henüz bilimsel olarak kanıtlanmasa da koruyucu olabilmektedir. Ayrıca yanma ve acı hissine karşı bölgenin dış kısmına yoğurt ya da sirke sürümü oldukça yaygındır. Uzman bir üroloji doktoru olarak yiyecek ve içeceklerin bu bölgeye sürülmesini kesinlikle tavsiye etmiyorum. Buna karşın duş sırasında su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile genital bölgeyi durulamak bakteri oluşumunu büyük ölçüde kesebilmektedir. Bu noktada sık aralıklarla olmamak kaydı ile kadınlar duş sırasında su ile seyreltilmiş sirke ile genital bölgesinin “dış” kısmını yıkayabilir.

8)Sistit Tedavi Edilmezse Böbrek Yetmezliğine Neden Olur Mu?

Sistit tedavi edilmez ise böbrek yetmezliğine neden olur mu sorusunun cevabı her zaman olmasa da bazı zamanlar için evet olabilir. İltihabın yayılması ile böbreğe ilerleyen iltihap böbrek iltihaplanmasına yol açabilmektedir. Böbrekte görülen bu durum zaman için işlev bozukluklarına neden olabilmektedir. Tıpkı çorap söküğü gibi birbirini tetikleyecek bu durum, zaman içinde kişiyi diyaliz makinesine mahkum edebilir ve hatta geri dönüşü olmayan ölümle sonuçlanabilir.

Bu noktada hasta öz vajinal enfeksiyon ve akıntıların işeme kanalına çok yakın olması nedeni ile sıklıkla meydana gelebilen sistitin tedavisi büyük ölçüde önemlidir. Hasta bu tarz geri dönüşü olmayan sonuçlarla yüzlememek için belirtileri ciddiye almalı, uzman bir doktora danışmalı, doktorun önerdiği test ve muayenelerden geçmelidir. Tüm bunun sonucunda hasta doktorun önerdiği ilaçları önerilen dozlarda ve zaman aralıklarında eksiksiz kullanmalıdır.


WhatsApp-Image-2018-10-04-at-11.34.43-1200x1200.jpeg

Penis uzatma işlemi doğal yollarla arzu ettiği penis boyuna ulaşamamış erkeklerin sıklıkla tercih ettiği bir uygulamadır. Peki bu işlem gerekli midir? İşlem nasıl gerçekleştirilir? Operasyonda komplikasyon riskleri var mıdır? Dilerseniz daha fazla vakit kaybetmeyelim ve penis boyunu uzatma hakkındaki makalemle bu soruları detaylıca yanıtlayalım.

Penis, erkekte cinsel birleşmeye ve idrar boşaltımı yapmaya yarayan işlevsel bir organdır. Yetişkin erkeklerde ereksiyon halindeki bir penisin otalama uzunluğu 10 ile 13 santim arasındadır. Normal boyu 8 ile 14 santim arasında olan penis bazı durumlarda karşımıza farklı ölçülerle çıkabilmektedir. “-“Büyük penis” olarak adlandırabileceğimiz organlarda boy 14 – 16 santim olarak kaydedilmiştir.

Bazı penislerde yapısal bozukluk olarak adlandırabileceğimiz anormalliklere rastlamak da mümkündür. Boyu 7 santimin altında ya da 16 santimden çok daha uzun olan penisler anormal penisler listesine girmektedir.

Penis insanların devamlılığı açısından oldukça önemli bir organdır. Organda sertleşmeyi sağlayan corpus kavemazum adı verilen süngerimsi cisim iki adet anatomik yapı sağlar. Bu yapıların uzunluğu ve çapı penis boyutlarını oluşturur.

Penis Uzatma Ameliyatı Penis Kalınlaştırmaya Da Yarar Mı?

Penis uzatma ameliyatı ile kavernöz cismin boyunun uzatılması mümkün değildir. Bunun yanında penis kökü adını verdiğimiz cilt altında uzanan kısımda yapılacak müdahale penis büyümesi sağlayacaktır. Gerçekleştirilen işlem ile cilt altında kalan penis uzantısı kesiler ile belirginleştirilir hale getirilir. 1 ile 3 santim arasında büyüme vaat eden işlem kilo alma nedeni ile gömülü kalan penisi belirginleştirmeye de yaramaktadır.

Penis kalınlaştırma da büyütme işlemleri arasında yer almaktadır. Bu operasyon ile de pubik bölge ve karın bölgesinden alınan yağların penis içinde yer alan kavamöz cisim ile cilt arasına enjekte yapılması ile gerçekleşir. Dolgu ile kalınlaşan penis bu yönü ile erkeklerin ilgisini çekse de oluşturabileceği alerjik reaksyonlar ve maliyetli olması ile pek tercih ve tavsiye edilmemektedir.

Operasyon için en uygun dolgu maddesi yine kişinin uygun yerinden alınan yağ dokusudur. Ancak enjekte edilen yağın %40 – 50 civarı altı ay nerkoz nedeniyle kaybolabilmekte tekrarlayan enjeksiyonlar yapılmaktadır. Bu enjeksiyonlar kesinlikle kavanöz cisimler içine ya da glans dediğimiz penis başına yapılmamaktadır.

Penis Uzatma Operasyonu İçin Gerçekçi Beklentilere Sahip Olmak Önemli!

Penis uzatma operasyonu ndan mutlu sonuçlar elde etmek için elbette doktor ve hastane seçimi başta geliyor. Lakin pek çok hastanın gözden kaçırdığı bir diğer önemli husus daha var. Bu husus hiç şüphesiz ki operasyondan gerçekçi sonuçlar beklemek. Unutulmamalıdır ki mevcut penis boyunuz çeşitli kaynaklardan ulaştığınız anormal penis boyuna operasyon ile ulaşmayacaktır. Operasyon sizin cilt altınızda kalan uzantının ortaya çıkartılmasını kapsamaktadır. Bu bağlamda operasyondan gerçekçi sonuçlar elde edeceğinizin bilincinde olmalısınız.

Operasyonla ilgili bir başka detay da operasyonun erkeğin cinsel hislerinde herhangi bir değişiklik yaratmamasıdır. Yani operasyon sonunda hasta herhangi bir peniste his kaybı yaşamayacak ya da penis hassasiyeti yaşamayacaktır. Penis olağan duyu işlevlerini muhafaza edecek, operasyon yalnızca penisin görünür boyunu yaklaşık olarak 3 santim uzatacaktır.


Penis-Dolgusu.jpg

Penis dolgusu günümüzde küçük penis sorununa etkili çözümler üreten bir yöntem. Geçici de olsa büyük penis arzusu taşıyan erkekleri hayaline kavuşturan bu yöntem, ülkemizde henüz yaygın biçimde uygulanmıyor. İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde yavaş yavaş yaygınlaşan bu yöntemin ise güvenilirliği halen tartışma konusu. Operasyonu gerçekleştiren erkeklerin hayli memnun olduğu işlem, İngiliz ürologlar tarafından çoğunlukla önerilmiyor. Bunun nedeni bu tarz penis büyütme işlemlerinin ilerleyen süreçlerde cinsel işlev bozukluğuna yol açması.

İngiltere Ürolojik Cerrahi Birliği’nde yer alan DR Asif Muneer da operasyonu önermeyenler arasında yer alıyor. Operasyonu yaptırmak isteyenlere işlemi kesinlikle önermeyen Muneer: “Bu tarz büyütme işlemleri penis çevresini genişletme amacı taşıyor, ama uzunluğunu etkilemiyor – yani fonksiyonel olarak bir iyileşme sağlamıyor. Hatta ileride cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olabiliyor.” Şeklinde açıklamaları ile kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek olmaksızın enjeksiyon işlemi ile gerçekleştirilen dolgu, bir çeşit sıvı ile gerçekleşiyor. Enjektör yardımı ile penise aktarılan sıvı, penis çevresini genişletiyor. Sıvının miktarına göre gözlemlenen büyüme çoğunlukla 1 – 2 cm arasında olsa da erkeklere farklı boy seçenekler de sunuyor.

Etkisi yaklaşık olarak 18 ay süren operasyonun fiyatı ise maalesef ülkemizde halen biraz pahalı. Yaklaşık olarak 3000 sterlin civarında olan operasyon 21222,00 TL ile denk. Bu bağlamda operasyonun geçici bir başarı sağlaması ve maliyetinin bu denli fazla olması, operasyonun bir müddet daha ülkemizde popülerleşmeyeceğine işaret ediyor diyebiliriz.

Operasyon ile ilgili hukuki yaptırımlar hala muallakta. Konu ile alakalı az sayıda yasal düzenleme bulunması, işlemin yaygınlığını arttırıyor. Buna rağmen herhangi bir kesi işlemi olmaksızın peniste büyüme vaat eden operasyonu şimdilik deneyimleyenler sınırlı sayıda.

Abdul Hasan: Penis Dolgusu Ameliyatı Penis Kalınlaştırma İçin Uygun Bir Uygulama

Penis dolgusu ameliyatı ile ilgili görüşlerde dikkate alınması gereken kişiler belli. Bu kişilerin ilki hiç şüphesiz ki alanında uzmanlaşmış ürolog doktorlar. Lakin bizde de bir laf vardır. Damdan düşenin halini damdan düşen anlar. Yani penis boyutu yüzünden psikolojik problemler yaşayan birçok erkeğe yine bu konudan mustarip olmuş ve çözüm yolu olarak penis dolgu işlemini gerçekleştirmiş kişiler yol gösterebilir. İşte bu yol göstericiler arasında da 27 yaşında bir erkek bulunuyor. İsmi Abdul Hasan.

Abdul Hasan penis boyutundan şikayetçi genç bir erkek. 27 yaşında İngiltere’de ikamet eden bir gencin operasyonu gerçekleştirmesindeki ana neden ise özgüven eksikliği. Kız arkadaşı ile girdiği ilişkilerde kendisini yetersiz hisseden Abdul Hasan çareyi penisine medikal dolgu yaptırmakta bulmuş. 3000 sterlin civarında bir maliyeti olan işlemi kız arkadaşına sürpriz yapmak amacı ile gerçekleştirmiş. “Bir kez yaptırmaktan bir şey olmaz.” Diye düşündüğünü belirten Abdul Hasan yaptığı bu sürpriz ile kız arkadaşını oldukça şaşırttığını ve işlemden son derece memnun olduklarını belirtiyor. 8 yıllık birliktelik sonunda ilk kez işlem sayesinde kız arkadaşını cinsel tatmine ulaştırdığını düşünen Abdul “saklayacak bir şeyim yok” açıklamasına ek olarak “bu durum özgüvenime olumsuz etki ediyordu.” Şeklinde açıklamalar bulundu.

Yaklaşık olarak 10 mm’lik bir dolgu işlemi gerçekleşen Abdul’un penis boyu ve kalınlığı, aslında yaşadığı ülke olan İngiltere’nin ulusal sağlık sistemi (NHS) tarafından normal boyutlarda bulunuyor. Buna karşın Abdul, bilhassa spor salonlarının soyunma odalarında kendisini güvensiz hissettiğini belirtiyor ve “İşlemi yaptırdım ve kendime olan güvenimi yeniden kazandım. Artık saklayacak bir şeyim yok.” Şeklinde açıklamalarda bulunuyor.

Teslimat şoförlüğü yaparak geçimini sağlayan Abdul, operasyon sonrasında sosyal ortamlarda kendisini çok daha iyi hissettiğini belirtiyor. Abdul soranlara “Yeni bir insan oldum. Diğer insanlara daha rahat yaklaşıyorum.” Şeklinde açıklamalarda bulunuyor.

Abdul Hasan Anlatıyor: Penis Dolgusu ile Kalınlaştırma

Penis dolgusu ile penis kalınlaştırma mümkün. Ancak penis kalınlığını arttırmak amacı ile gerçekleştirilen penis dolgu işlemi tamamen kozmetik bir müdahale. Yani dolgu, penis işlevine bir pozitif ya da negatif herhangi etkide bulunmayan bir işlem. İnternette denk gelinen örneklere göre kendi penis boyunu küçük bulan erkeklerin gerçekleştirdikleri bu işlemde neden ise çoğunlukla vücutla ilgili yaşanan güvensizlikler…  Zira internetin yaygınlaşması ile erkekte yaşanan özgüven eksikliği de artmış durumda. Bunun en büyük kanıtı da yine cerrahi kozmetik klinikleri… İngiltere’de erkek cinsel sağlığı üzerine uzmanlaşmış en büyük iki kozmetik cerrahi kliniği, Victoria Derbyshire programına yaptıkları açıklamada dolgu işlemine rağbetin arttığını belirtiyor.

Moorgate Aestetics ve Androfill ismindeki kliniklerde de 3 yıl önce ayda en fazla 10 kişinin penis dolgusu hakkında bilgi almak için başvuru yaparken bu rakam şimdilerde ise ayda 700 erkeği bulmakta.

Operasyonda Uzmanlık Şart!

Sağlık açısından onayı gerçekleştirilmiş sıvılarla yapılan işlem; uzman doktorlarca yapılıyor. Lakin bu durum her zaman medikal ortamlarda gerçekleşmiyor. Klinikler dolgu işlemini kendisi gerçekleştiren pek çok erkeğin olduğunu ve bu durumun oldukça endişe uyandırıcı olduğunu vurguluyor. Maliyeti karşılayamayan erkeklerin penisine vazelin benzeri yağ ve silikon içerici ürünler enjekte ettiğini söyleyen uzmanlar ileri safhalarda bu durumun önemli sağlık sorunlarına neden olacağını savunuyor. Enfeksiyon riskinin hayli yüksek olduğu işlemde işlemi hastanın kendi başına işlemi gerçekleştirmeye çalışması ilerleyen süreçlerde penise cerrahi müdahaleyi kaçınılmaz hale getiriyor. “Ölü dokuyu ve dolgu malzemesini temizlemek için cerrahi operasyon yapmak zorunda kalıyoruz. Hatta çoğu zaman tüm penis derisini alıp, yerine vücudun başka bir yerinden deri nakli yapmak zorunda kalıyoruz.” Şeklinde açıklamalar ile halkı bilinçlenmeye çağıran uzmanlar işlemin yalnızca uzman doktorlarca gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda (haklı olarak) son derece ısrarcı.

Her Erkeğin Hayali Büyük Penis

Penis dolgusu büyük penis arzusu taşıyan erkeklerce yaptırılan kozmetik bir işlem. “Tüm erkekler daima büyük penis ister” iddiası olan Stuart Price’da bu erkeklerden birisi. 36 yaşında olan Stuart eğer imkan olursa bu işlemi tüm erkeklerin istisnasız gerçekleştireceği kanısında.

Stuart’ın bu işlemi gerçekleştirmesindeki hikaye ise Abdul’den farklı. Stuart’ın hikayesi kilo değişimi ile başlıyor. Son dönemde elliye yakın kilo kaybeden Stuart kaybettiği kilolarla birlikte bedeninin değişime uğradığını fark etmiş. “Aslında ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum ama bunun kendime güvenimi biraz daha artıracağını düşünüyorum. Penisimin biraz daha büyük olursa daha iyi hissederim.” Şeklinde açıklaması ile işlemi yaptırma nedenini açıklayan Stuart, saç ekim operasyonu için araştırmalar yaparken dolgu ilanlarına rastlamış. İşlemin kesi içermemesi nedeni ile dolguya sempati besleyen Stuart operasyonun cerrahi müdahale gerektirmemesinden dolayı son derece memnun.

Penis Dolgu İşlemi Olmaksızın Büyük Penis Oldukça Nadir

Penis dolgu işlemi olmaksızın büyük penise sahip olan erkek sayısı oldukça az. Bu durumu yapılan araştırmalar da sıklıkla ortaya koyuyor. Örneğin NHS ve Londra’da bulunan King’s College tarafından 2015 senesinde gerçekleştirilen bir araştırma kapsamında dünya genelinde 15000 erkeğin penisi incelendi. Boy ve kalınlığın baz alındığı incelemede dolgu olmaksızın büyük penis sahibi olan az sayıda erkeğin olduğu bildirildi.

Araştırmaya göre ortalama bir penisin sertleşmiş halindeki uzunluk ise ortalama 13 cm… Araştırmaya eşlik eden erkeklerin ise yalnızca yüzde beşlik bir kısmının ortalamanın üstünde.

Mikro penis adı verilen 7.60 cm’in altında penis uzunluğuna sahip olan erkeklerin DE %0,14’lük bir orana sahip olması algılanın aksine büyük ve mikro penisin düşünüldüğü kadar yaygın olmadığını ortaya koyuyor hiç şüphesiz ki…

Penis Dolgu Fiyatları Pahalı Mı?

Penis dolgu fiyatları pahalı mı sorusuna verilecek net bir cevap yok. Zira bu durum kişinin ekonomik düzeyine, operasyonu ne denli gerçekleştirmek istediğine ve enflasyona bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Yaklaşık 3000 sterlin fiyatındaki dolgu, günümüz döviz kuru hesaba katıldığında ülkemizde biraz pahalı. Lakin durum özgüvenini yükseltmek isteyen Stuart için böyle değil. Penisine 15 ml diyalüronik asit enjekte ettiren Stuart, yüz dolgusu ile aynı madde olan dolgudan hayli memnun. Öyle ki Stuart’ın kız arkadaşı Carys’in endişelerini dahi önemsemiyor.

Oldukça kısa ancak maliyetli bir işlem olan dolgudan sonra Stuart’ın penis boyu 12.5 cm’den 15 cm’e çıkıyor. “Çok daha büyük hissediyorum. Gerçekten çok mutluyum.” Şeklindeki açıklamaları ile bize adeta penis dolgusu ucuz diye bağıran Stuart geçici büyüklüğe kavuşan penisini enfeksiyon (iltihap) riskine karşı yaklaşık dört hafta kadar cinsel birleşme için kullanamayacak.

KAYNAK: https://www.bbc.com/turkce/haberler-46030943


iktidarsızlık.jpeg

İktidarsızlık pek çok erkeğin kâbusudur. Farklı nedenlere bağlı olarak seyir eden bu rahatsızlığa halk arasında sertleşme sorunu olarak da yer verilir. Peki, sertleşme sorunları hangi yaş aralığında, nelere bağlı olarak ortaya çıkıyor? Sertleşme sorunlarında belirti ve farklı tedavi yöntemlerini sizler için kaleme aldım.

Sertleşme problemleri, erkek penisinin cinsel birleşmeye müsaade edecek biçimde sertleşmemesi ya da sertliğini muhafaza edememesi durumudur. Farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bu durum, psikolojik etmenlere bağlı olabileceği gibi fiziksel etmenlere ya da dış faktörlere bağlı olarak da gelişebilir. Farklı yaş aralıklarında pek çok kişinin yaşadığı bu problemi çözmek için atılacak ilk adım ereksiyona neden olan engeli keşfetmektir.

İktidarsızlık Neden Olur?

İktidarsızlık neden olur sorusunun cevabını elbette tek bir cümle ile anlatmak mümkün değildir. Zira her yaş grubunda durum farklı nedenlere bağlı olarak seyir edebilir.

İlerleyen yaşlarda çoğunlukla fizyolojik nedenlere bağlı olarak oluşan rahatsızlığın perde arkasında damarlarda daralma ya da tıkanma yer alıyor. Penise sertlik kazandıran damarların daralması ya da tıkanması ileriki yaşlarda görülen iktidarsızlık sorunlarının başında yer alıyor.

Orta yaşlarda ise durum daha çok yaşam koşullarına bağlı olarak gelişiyor. Stres, yoğun çalışma hayatı ya da bir yas süreci sertleşme önündeki en büyük engeller olarak karşımıza çıkıyor. Benzer şekilde alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımı da yine orta yaşlarda yaşanan ereksiyon problemlerinin başında yer alıyor. Ayrıca prostat, sinir sistemi ve şeker hastalıkları da yine başlıca nedenler arasında.

Genç yaşlarda sertleşme problemleri çoğunlukla heyecan ve kaygıya bağlı olarak görülüyor. Tecrübesizliğe bağlı oluşan durum, cinsel birleşme sağlanacak partner ile ilgili anksiyeteye sebep oluyor. Aynı zamanda kondom kullanımı, partnerin hamile kalacağı endişesi gibi konular da yine genç yaşlarda sertleşme sorunu nedenleri arasında.

İktidarsızlık Tedavisi

İktidarsızlık tedavisi, belirtileri keşfettikten sonra izlenen farklı yollardan oluşur. Tedavi geçerliliği kanıtlanmış ve kanıtlanmamış farklı ürün ve yöntemleri kapsar. Doktor reçetesi ile yazılan ilaçlar, para ile satın alınan takviye destekler, vakumlama prensibi ile çalışan araçlar, penis ya da testise tutturulan yüzükler ve penis protezlerini kapsar. Birbirinin benzeri vaatleri sunan bu yöntemlerde başarı, kullanılan medikal ilaç ve geçirilen ameliyat ve operasyonlarla sağlanır. Bu nedenle hastaların piyasada satılan ve sağlık için zararlı etkiler barındıran araç ve takviyelerden uzak durması oldukça önemlidir. Eğer hasta mevcut rahatsızlığı gidermek istiyorsa ticaret kapısı haline gelmiş sözde tedavi yöntemlerini kesinlikle izlememelidir. Bunun yerine bilgi birikim ve tecrübesi ile güvenilir bir üroloji doktoruna (ürolog) danışmak çok daha akılcı olacaktır.

İktidarsızlık İlaçları

İktidarsızlık ilaçları; farklı nedenlerle yaşanan ereksiyon sorunlarının önüne geçmeyi amaçlar. Doktor reçetesi ile kullanılması gerek bu ilaçlar, kan dolaşımını hızlandırarak kişiye gerekli sertliği kazandırır. Belli bir dozun ya da sıklığın üzerinde kullanıldığında ölüme sebebiyet veren ilaçlar mutlaka hekimin tavsiye ettiği aralık ve dozajlar ile kullanılmalıdır. Aksi taktirde kan dolaşımının hızlanmasına bağlı kalp krizleri yaşanabilir. Yaşanan krizler sonucu kişi bu yolla hayatını kaybedebilir. Piyasada ilaç adı altında satılan ve sağlığa pek çok zararı bulunan sertleştirici haplar da benzer şekilde ölüme sebebiyet verebilir. Bu gibi durumların önüne geçmek adına ilaç kullanımını doktor tavsiyesi ile sınırlamak alınacak en doğru karardır. Unutulmamalıdır ki kan akışını hızlandıran bir takım ilaçların bilinçsiz kullanımı başta kalp krizi olmak üzere pek çok ölümcül rahatsızlığın tetikleyicisidir.

Vakum Pompası

Vakum pompası fiziksel nedenlere bağlı yaşanan ereksiyon sorunlarına karşı kullanılan bir alettir.  Kullanımı, pompanın penis üzerine yerleştirilmesi ile başlar. Penis üzerine yerleştirildikten sonra yapılan pompalama hareketi, penisteki damarların kan ile dolmasını sağlayarak geçici de olsa ereksiyon sağlar.

Pek çok farklı çeşidi bulunan pompalar her bütçeye uygun kalitede üretilir. Bilinen on bir farklı çeşidi ile erkeklere umut vaat eden vakumun ortalama fiyatı 500 TL’dır.

Bir hekim olarak pek de tavsiye etmediğim bu vakum pompaları, yanlış kullanıldığı takdirde kişide büyük ağrılar uyandıran ciddi sorunlara yol açmaktadır. Geri dönüşü zor olan ve hatta bazı durumlarda bulunmayan bu gibi kazaların önüne geçerek profesyonel yardım almak bu anlamda oldukça önemlidir.

Penis Yüzükleri

Penis yüzükleri, penis dibine yerleştirilen bir araçtır. Görüntü itibari ile adeta bir yüzüğü andıran araç, ismini de görüntüsünden almıştır.

Farklı doku, renk ve ebatlarda üretilen bu yüzükler; genellikle diğer araçlarla birlikte kullanılır. Sıklıkla vakum aleti ile kullanılan yüzük, kan basıncı prensibine bağlı olarak çalışır. Erekesiyon için peniste toplanan (biriken)  kanın geri gitmesi engellenir.  Kanı araç yardımı ile muhafaza eden penis bu yolla cinsel birleşme için uygun özellikleri kazanır.

Penis yüzüğü fiyatı 30 – 150 TL arasında değişmektedir. Performans açısından pek gelecek vaat etmese de kullanımı oldukça yaygın olan bu tür ürünler, psikolojik nedenlerle erekte olamayan erkekler için placebo etkisi yaratabilmektedir. Bu yönü ile işe yaradığı durumlar da olan yüzükler, çoğunlukla silikon yapıdadır.

Penil Protez Ameliyatı

Penil protez ameliyatı sertleşme ilgili sorun yaşayan erkeklerin son çare olarak tercih ettiği bir yöntemdir. Penis içine yerleştirilen bir penis protezi ile sertlik yakalanabilir. İsteğe göre sürekli sertliğini muhafaza eden bükülebilir penil protezler bulunabileceği gibi, pompalama prensibine bağlı olarak çalışan şişirilebilir penil protezler de bulunmaktadır.

Penis içine yerleştirilen protezler içinde en çok tercih edilen penil protez çeşidi şişirilebilir protezleridir. Bükülebilir penil protezin aksine arzuya göre şişip inebilen protez özellikle plaj gibi dar giysilerin giyildiği ortamlarda doğal bir etki yaratır.

Çok nadir olarak görülen bir tedavi yöntemi olarak ameliyat penil protez dışında; penis içinde yer alan bir kaçağı sonlandırıcı operasyonlar gerçekleştirilmektedir.

 


böbrek-taşı.jpg

Böbrek taşı, üreter sistemle alakalı bir rahatsızlıktır. Her yaş aralığından ve her cinsiyetten bireyde görülebilen bu rahatsızlık, böbrekte sert yapıda bir cismin bulunması anlamına gelir. Oldukça ağrılı bir seyir süreci olan rahatsızlık, kişiye günlük hayatta pek çok sorun çıkartır. Tedavi yöntemi bulunan taş veya taşlar pek çok nedene bağlı olarak oluşabilir. Kendine has belirtileri ile uzman bir doktor tarafından kolaylıkla teşhis edilen böbrek taşı, taşın oluşum nedenine bağlı olarak tedavi edilir. Uzman doktor hastayı tedavi etmek için önce oluşum nedenini tespit etmeli ardından o nedeni ortadan kaldırmalıdır. Sonraki aşamada hastanın genel durumu ve taşın büyüklüğüne göre ürolog, bir tedavi biçimi izler.

Böbrek Taşı Neden Olur?

Böbrek taşı neden olur konusunda henüz net bir açıklama bulunmamaktadır. Pek çok farklı nedene bağlı olarak görülebilen bu rahatsızlık çoğunlukla;

  • İrsi nedenlerden oluşabilir
  • Az su tüketimine bağlı olarak oluşabilir
  • Sıvı ihtiyacını çay, kahve ve gazlı içeceklerden karşılamaktan dolayı oluşabilir
  • Gıdaları düzgün yıkamama sonucu oluşabilir
  • Doğuştan görülen idrar yolu anomalilerinden oluşabilir
  • Gut ve sistüniri gibi bazı sistemik hastalıklar nedeni ile oluşabilir

Böbrek Taşı Kimlerde Olur?

Böbrek taşı kimlerde olur sorusunun cevabı tıpkı neden olur sorusunun cevabı gibi belirsizdir. Kadınlara nazaran erkeklerde çok daha sık görülen rahatsızlığın esasında pek çok farklı cevabı vardır. Toplumda oldukça sık görülen böbrek taşı aslında kadınlar da, erkeklerde de, çocuklarda da ve yaşlılarda da görülebilir. Her yaş ve her cinsiyet aralığından pek çok kişinin dönem dönem maruz kaldığı bu rahatsızlık basitçe;

  • Yanlış beslenme şeklini seçen
  • Yanlış sıvı tüketimi olan
  • Genetik yatkınlığı olan
  • Az hareket eden
  • Sahip olunan rahatsızlıklardan mustarip kişilerde olur.

Hastanın özellikle ailesinde bu tarz böbrek rahatsızlıkları var ise, kişi mutlaka bol su içmelidir.

Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir?

Böbrek taşı belirtileri üreter sistemde görülen diğer taş rahatsızlıkları ile oldukça benzer semptomlara sahiptir. Ağrı, idrar renginde değişiklik, idrara çıkma sıklığı ve başka bir takım belirtileri mevcuttur. Bilinen başlıca belirtileri aşağıdaki gibidir.

  • Sık sık tuvalete gitme isteği
  • İdrar renginin kırmızı, pembe ya da kahverengiye çalması
  • İdrarda kan olması
  • İdrar yaparken ağrı hissedilmesi
  • Kasık ve karın boşluğunda yoğun ağrı
  • İdrar yapma esnasında ani gelen acı
  • Az miktarda idrar yapma
  • İdrar tazyikinde azalma
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Çatallı idrar yapma
  • Dalgalar halinde gelen ağrı

Hastalık dönemsel olarak sessizleşebilir. Semptomların kaybolması ile hasta kendini iyileşmiş hissedebilir. Lakin, hastalığın normal seyri bu şekildedir. Kişi iyileştiğini sanarak tedavi olmazsa ya da olduğu tedaviyi yarıda keserse taş, bir süre sonra böbreğe zarar verir. Kendisini yenileyemeyen hayati bir organ olan böbrek, bu gibi durumlarda ciddi hasar alabilir. Hatta iflas edebilir. Bu nedenle bilgisayarlı tomografi ya da röntgen filmi ile taşın olup olmadığı, doğal yollar ile düşüp düşmediği mutlaka bir uzman tarafından belirlenmelidir.

Böbrek Taşı Tedavisi

Böbrek taşı tedavisi için farklı yollar mevcuttur. 5 milimetre civarında büyüklüğe sahip olan taşların medikal tedavi ile ağrısını kesmek ve doğal yollar ile düşmesini beklemek yaygın bir çözümdür. ESWL adı verilen vücut dışından gelen şok dalgaları ile taş kırma tedavisi ise daha çok büyük ölçekli taşlarda kullanılır. Taşların parçalanarak dışarıya çıkışını amaçlamak, tedavinin ana prensibidir.

Perkutan Nefrolithotomy, kısaca PNL tedavi yöntemi, 2 cm’den büyük taşlar için kullanılan bir yöntemdir. ESWL ile kırılamayan taşlarda kullanılan bu yöntem cerrahi müdahale gerektirir. Bu yöntemde endoskopik yollar ile yani kapalı cerrahi ile böbrek içine girilerek bütün ya da parçalar halinde taş çıkartılır.

Bir başka tedavi yöntemi de üretoroskopi kısaca URS tedavi yöntemidir. Tedavi sonrası hastanın aynı ya da bir iki gün içinde evine dönmesi mümkündür. Tedavi mercekli bir cihazla sorunlu bölgeye girilmeyi kapsar. Lazer ile böbrek taşı kırma işlemi böbrek içinde yer alan havuzcuk kısmında gerçekleştirilir.


prostat.jpg

Prostat; tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Bez benzeri bir yapıya sahip olan bu organ yaklaşık olarak bir ceviz büyüklüğündedir. Yaklaşık 18 gram ağırlığına sahip bu organ idrar kanalını sarmaktadır. İdrar torbasının altında, rektumun ise önünde yer alan organ üreme işlemine katkıda bulunur. Salgıladığı salgılarla sperm dostu olan bu organ çoğunlukla 40’lı yaşlara kadar herhangi bir sorun teşkil etmez. Spermlerin canlı kalmana imkân sağlayan bezimsi yapıya sahip bu organ; 40’lı yaşlardan sonra büyüyebilir. İltihaplanma gibi farklı rahatsızlıkların da görülmesi oldukça muhtemel olan organ, zaman zaman kırk yaşından daha genç erkeklerde de görülebilmektedir. Bu nedenle 25 – 30 yaş arası erkeklerin belli aralıklarla muayeneden geçmesi büyük ölçüde önem taşır.

Prostat Büyümesi

Prostat büyümesi; 25 yaşından itibaren erkeklerde görülebilen bir rahatsızlıktır. 25 – 30 yaş arası bilhassa rastlanan büyüme özellikle 40 – 50 yaş arası ivme kazanır. Her erkekte olmasa da çoğu erkekte rastlanan bu rahatsızlık kişiye fiziksel ve ruhsal bir takım sıkıntılar verebilmektedir.

Döllenmeye yardımcı olması işe bilinen organ, büyümesi halinde kişiye rahatsızlık verebilecek bir takım durumlar doğurabilir. Büyüme ilerledikçe rastlanan rahatsızlık durumları da artacaktır. Bu nedenle büyümede erken teşhis oldukça önemlidir.

Erkeklere özgü bu organ normalde ceviz büyüklüğünü geçmeyecek ebatlara sahiptir. Cevizden daha büyük ölçülere sahip olan organlar için büyümeden bahsetmek bu nedenle yerinde olacaktır. Rahatsızlığın sebep olduğu etkileri azaltma ve olası ilerlemeyi durdurarak gelecekte daha büyük sıkıntılar yaşamamak adına kişi belirtilerin kendinde olup olmadığını zihninde irdelemeli, düzenli aralıklarla kontrollerden geçmelidir.

Prostat Belirtileri

Prostat belirtileri; büyüme söz konusu olduğunda kişide görülmeye başlanır. Bazı durumlarda kişi büyümeye maruz kalsa dahi herhangi bir belirti göstermeyebilir. Büyümenin sessiz kalması diye açıklayabileceğimiz bu durum oldukça tehlikelidir. Zira herhangi bir belirti göstermediği için kişi bir sorun olmadığını düşünecek ve önlem ile tedavi için herhangi bir aksiyonda bulunmayacaktır.

Belirti gösteren durumlarda kişi üriner sistemi ile ilgili bir sıkıntı olduğunu tahmin edebilir. Zira prostat büyümesi belirtileri;

  • İdrarı yapmaya başlarken zorlanma
  • İdrar tazyikinin zayıf (az) olması
  • Kesik kesik idrar yapma
  • İdrar yaptıktan sonra idrar torbasını tam anlamıyla boşaltamama hissi
  • Günde bir saatten daha kısa sürede idrara çıkma isteği
  • Aniden gelen idrar yapma isteği
  • Ani gelen idrar yapma isteğine bağlı idrar kaçırma, idrarı tutamama

 

Prostat Muayenesi

Prostat muayenesi; pek çok yönü ile erkekleri geren bir konudur. Organın konumu, muayene yerini de etkilediği için pek çok erkek kontrollerini aksatmaktadır. 5 farklı muayene şeklinin bulunması hastaların yaşadığı korkuyu yenmesine çoğunlukla yeterli olmamaktadır. Fiziksel muayene, PSA, Üriner USG, Üroflowmetri ve kreatin gibi yöntemler şu şekildedir:

Fiziksel muayene elle gerçekleştirilen bir yöntemdir. Makattan parmakla yapılan müdahalede doktor büyüklüğü ve ele gelen herhangi bir kitle olup olmadığını rahatlıkla değerlendirebilir. Bu nedenle rektal tuş muayenesi adı da verilen bu fiziksel kontrol, prostat teşhisi konmasında kilit rol oynamaktadır.

PSA yöntemi, prostat şikayetleri ile hastaneye başvuru gerçekleştirilen hastalarda kanser şüphesi nedeniyle uygulanan bir yöntemdir. PSA muayenesi tek başına teşhis koymada yeterli değildir; doğru teşhis için fiziksel yöntemlerin de kullanılması şarttır. rahatsızlığın iyi huylu büyümesi olarak kabul edilen bph’nın yanında bez; hacim olarak hiç büyümeden ve idrar yapma şikayetleri yaratmadan da kanser geliştirebilir, bu nedenle psa takibi çok önemli bir olgudur.

Üriner USG, prostat hacminin ölçülmesi, mesane kapasitesinin değerlendirilmesi, idrar yapma sonrası idrar torbasında kalan idrar miktarının tespiti (PMR) ve böbreklerin durumu için ultrasonografi yapılmasıdır.

Üroflowmetri, idrar tazyikinin değerlendirilmesi için gerçekleştirilen bir testtir. Testin yapılış şekli, hastanın iyice sıkıştırılarak özel bir aletin içine idrarını yapması şeklindedir.

Kreatin; idrar yaparken zorlanmanın böbrek fonksiyonlarının bozulması nedeni ile olup olmadığını anlamaya yarar.

Prostat Tedavisi

Prostat tedavisi; çok eski zamanlardan bu yana deneme şeklinde kullanılarak geliştirilmiştir. Halen ilaç halinde piyasaya sürülen pek çok bitki ekstresi bulunmaktadır. Prostata ameliyatsız çözüm arasında yer alan bu tedavi yalnızca kısmi iyileşme sağlamaktadır.

Günümüzde tıp bu rahatsızlığın şikâyetleri için iki farklı ilaç grubu geliştirmiştir. Birinci grup alfa bloker adı verilen ve organda bulunan düz kaslarda ve idrar kanalında gevşemeye neden olan ilaçlardır ve konuyla ilgili tüm hastalara verilebilir. İkinci grupta ise organın hacmini küçülten ilaçlar yer almaktadır. İkinci grupta yer alan ilaçlar yalnızca organ hacminin 40 ve üzeri gramajlarında etkili olur.

“BPH tedavisi” olarak da adlandırabileceğimiz bu tedavi seçeneğinde bir diğer seçenek ise cerrahi müdahaledir. Kapalı ve açık cerrahi müdahalelerin yer aldığı bu tedavi yönteminde TUR operasyonu adı verilen kapalı yöntemi çok daha popülerdir. Bunun nedeni açık cerrahiye nazaran;

  • Hastanın daha çabuk iyileşme göstermesi
  • Kanama miktarının azlığı
  • Operasyon sonrası konforun daha yüksek olması
  • Operasyon sonrası taburcu olma süresinin daha kısa olması gibi pek çok faydası vardır.

 

 


Prostat-Muayenesi.jpg

Prostat muayenesi pek çok erkeğin adeta fobisi haline gelmiş durumda. Muayenenin makattan el ile yapılması; erkeklerin muayene ve kontrollerden kaçınmasına yol açıyor. Rektal tuşe muayenesi adı verilen bu işlem, pek çok erkeğin erken teşhisten faydalanmasına engel oluyor. Muayene olup, tedavi yoluna gitmektense çoğu erkek semptomları baskılıyor ve tedavi olmayı dahi reddediyor.

Son derece kısa süren muayene işleminin hastalarda bu denli korku uyandırması oldukça üzücü bir durum. Zira erken teşhisin önemini düşününce muayeneden kaçınmak oldukça anlamsız bir hal alıyor. Herhangi bir acı hissetmeden çok kısa sürede tamamlanabilecek bir işlemin yersiz utanç ve korkularla ötelenmesi ve böylece geri dönüşü olmayan sonuçlara sebebiyet vermesi oldukça üzücü…

Muayene işleminin parmak müdahalesi ile yapılması erkeklerde homofobi duygularını uyandırabiliyor. Ülkemizde oldukça yaygın bir fobi türü olan homofobiden mustarip kişiler; kanser olma riskini bile göze alarak muayeneden kaçınıyor. Sağlığını tehlikeye atıyor. Farklı evrelerden oluşan prostat kanseri, sırf bu nedenle teşhis edilemiyor. Teşhis edilmemesi durumunda kanser ileri evrelere sıçrıyor. İlerleyen kanser kişinin önce hayat standartlarını düşürüyor, ardından da ölümle dahi sonuçlanabiliyor!

Prostat Kontrolü Nereden Yapılır?

Prostat kontrolü nereden yapılır sorusu bir doktor olarak sıklıkla karşılaştığım bir soru. Prostatın idrar torbasının hemen altında rektumun ise hemen önünde üretra denen işeme kanalının orada yer alması, muayene işleminin nereden yapıldığı ile ilgili endişelere mahal veriyor. Hasta için endişe uyandırması anlaşılabilir bir durum olsa da kontrollerin önemi göz önüne alındığında muayene tıbbi bir zorunluluk diyebilirim.

Prostat kontrolü makattan gerçekleştiriliyor. Doktorun işaret parmağı yardımı ile gerçekleştirdiği kontrol; doktora hastada prostat büyümesi olup olmadığına dair hayati ipuçları veriyor.

Prostat büyümesi durumunda kanser riskini göz ardı etmemek gerek. Özellikle 50 yaşın üstündeki erkeklerde bu risk oldukça yüksek. Kan tahlili ve tuşe muayenesini kapsayan bu tespit tek başına kan tahlili ile arzu edilen güvenilirliği sağlamaz. Laboratuvar ortamında yapılan PSA tahlili (testi) bu nedenle mutlaka ama mutlaka rektal muayene ile birlikte yapılmalıdır.

Prostat Muayenesi Nasıl Yapılır?

Prostat muayenesi nasıl yapılır sorusu pek çok erkeğin zihninde dolaşıyor. Belli durumlarda zorunluluk diyebileceğimiz bu işlem, steril ortamda eldiven yardımı ile yapılır. Eline steril bir eldiven geçiren üroloji doktoru (ürolog) eldiveni bir jel ile kayganlaştırılır. Jel ile kayganlaşmış işaret parmağı hastanın makat bölgesinden içeri girer. Rektumda bulunan son kısım, anüs ve prostat bezi bu yollar ile kontrol edilir. Herhangi olağandışı bir durum ya da büyüme saptanma amaçlanır. Hasta için pek de rahat olmayan bu muayene prostat rahatsızlıkları teşhisi için olmazsa olmaz bir durumdur. Başka bir alternatifi bulunmayan rektal tuşe işlemi, prostat kanseri teşhisinde olmazsa olmaz bir teşhis yöntemi.

Prostat Muayenesi Neden Önemlidir?

Prostat muayenesi neden önemlidir başlığı makalemde mutlaka yer alması gereken bir başka başlık. Zira yukarıda da değindiğim nedenlerden dolayı çoğu erkek muayeneden kaçınıyor. Özellikle belli bir yaşın üstündeki erkekler için yüksek risk taşıyan bu kanser türü, her evresinde farklı bir tedaviye ihtiyaç duyuyor. Kanserin hangi evrede olduğunu tespit etmek, tedavinin olumlu sonuç vermesi açısından oldukça önemli. Zira erken tespit edilmiş kanserde, tedavi ile kanserden tamamen kurtulmak, ameliyat sonrası idrar tutabilme ve penis sertleşmesinin devam edebilmesi yüksek oranlarla mümkündür.


2_parcali_penil_protez.jpg

İki parçalı penil protez; iki parçadan oluşan bir implantasyondur. Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin tercih ettiği protez, diğer tedavi yöntemlerinin işe yaramadığı durumlarda tercih edilir. Özellikle belli bir yaştan sonra iktidarsızlık yaşayan erkeklerin tercih ettiği protez, penise yerleştirilir. Yaklaşık iki saatlik bir operasyonla penise yerleştirilen protez, şişirilebilir özelliğe sahiptir. Sıvı basıncı prensibine bağlı olarak çalışan protez, bir kaç kerelik pompalama işleminden sonra penisi sert yapıya kavuşturur. Yani protezin sahip olduğu pompa ile ihtiyaç anında protez kolayca şişirilir. İhtiyaç olmadığı zamanlarda kolayca küçülüp, pasif hale gelebilen protez; pratikliği yönünden bükülebilir çeşidinden çok daha kullanışlıdır. Bükülebilir ve üç parçalı gibi pek çok farklı modeli daha olan penis protezler, doktorların da sıklıkla tavsiye ettiği bir penis implantasyonudur.

İki Parçalı Penil Protez Ameliyatı

İki parçalı penil protez ameliyatı, pek çok erkeğin gözünü korkutsa da aslında oldukça kolay bir operasyondur. Protezin yerleştirileceği bölgenin hassasiyeti, pek çok kişinin operasyondan çekinmesine yol açmaktadır. Fakat sanılanın aksine operasyonun iyileşme süreci dahi oldukça kısadır. Yaklaşık iki saatlik operasyon sonrasında hasta bir gün hastanede yatış yapar, ardından taburcu olur.

Penil protez operasyonları hakkında yeterli bilgi paylaşımının bulunmaması operasyonu geçirmek isteyen kişilerde yersiz korkular oluşturabilir. Bu yersiz korkulardan en merak edileni his kaybıdır. His kaybı yaşamaktan korkan pek çok erkek penil protez ameliyatına çekinerek yaklaşmaktadır. Lakin operasyon erkek üzerinde herhangi bir his kaybı yaratmaz. Operasyon erkek üzerinde herhangi bir his artışı da yaratmaz. Protez kişiye yalnızca sertleşme sağlayarak mutlu bir cinsel beraberliği mümkün kılar.

İki Parçalı Penil Protez Fiyatları

İki parçalı penil protez fiyatları; operasyonu geçirmek isteyen erkeklerin merak ettiği konulardan bir diğeridir. Her yıl belli oranlarda değişen fiyatlar, bu konuda sabit bir bilgi vermeyi olanaksız kılmaktadır. Ayrıca protez operasyonunu gerçekleştirecek doktorun ve operasyonun gerçekleşeceği hastanenin fiyat politikası ücret değişikliklerine yol açmaktadır.

İki parçadan oluşan penil protezin fiyatları için ortalama bir fiyat vermek mümkündür. 2018 penis protezi fiyatları yaklaşık olarak 3000 dolardı. 2019 itibari ile penis protezi fiyatlarının 4000 dolar civarı olacağı tahmin edilmektedir.

Doların son zamanlarda yükselmesi pek çok hastaya operasyonun maliyetli olduğu fikrini aşılamaktadır. Lakin pek çok hastane, penil protez için çeşitli ödeme kolaylıkları sunmaktadır. Ödeme kolaylıkları hakkında detaylı bilgi almak için telefon numaramızdan bizleri arayabilir, ameliyat hakkında aklınıza takılan soruları kolayca sorabilirsiniz.


medical-doctor-cash.jpg

Penil protez fiyatları 2019 yılında değişecek mi? Bu soru pek çok kişiyi düşündürüyor. Cevap penil protez operasyonunu gerçekleştirecek doktorlarda saklı. Değişen enflasyon, doların yükselmesi, yaşanan ekonomik kriz penil protez fiyatını ne oranda etkileyecek?

İktidarsızlık yaşayan erkekler son çare olarak operasyonu tercih ediyor. Aslında oldukça basit bir operasyon olan penil protezi 2019 yılında belli miktarda bir değişikliğe uğrayacak. Amerikan dolarının son zamanlarda yükselmesi duruma doğrudan etki ediyor. Protezin dolar bazında satılması, doktorları da fiyat artışı yapmaya itiyor. Ortalama 4000 dolar civarında fiyatı olan protezin 2019’da artacak. Penil protez çeşitleri de fiyat oranlarında oldukça etkili. 2 parçalı ve üç parçalı protezlerin fiyatı 4500 doları geçebilir.

2 Parçalı Penil Protez Fiyatları 2019

2 parçalı penil protez fiyatları 2019 da belli oranlarda fiyat değişikliğine maruz kalacak. Doların yükselmesi, protezlerin satın alınma fiyatını da ister istemez yükseltti. Protez fiyatının artması, doktorların operasyondan talep ettiği ücreti de arttırdı. Ortalama 4000 dolar olan fiyatların türk lirasındaki karşılığı 26.000 TL olacak gibi duruyor.

Bükülebilir penil protezlere nazaran çok daha kullanışlı bir protez olan 2 parçalı penil protezler sıklıkla tercih ediliyor. Sertleşme sorunlarına son çare olan protezler, ekonomik krizden etkilendi. 2018 fiyatları ortalama 12.000 TL olan protez doktor karı olmaksızın 26.000 TL’ye yükseldi. Operasyonu gerçekleştirecek doktor ve hastanenin ödeme politikasına bağlı olarak;

  • Taksit seçenekleri
  • Öteleme seçenekleri
  • Nakit ödemelerde indirim

Gibi ödeme kolaylıkları sağlanabiliyor.

3 Parçalı Penil Protez Fiyatları 2019

3 parçalı penil protez fiyatları 2019 yılı için artışlar söz konusu. Protezlerin dolar cinsinden satışa sunulması durumda oldukça etkili. Doktorların da çaresiz kaldığı bu fiyat artışı penil protez operasyonlarını nasıl etkileyecek bekleyip göreceğiz. Sertleşme sorunu yaşayan kişileri üzecek dolar artışı 3 parçalı penil protez fiyatını 29.000 TL kadar yükseltecek gibi duruyor.

Yaşanacak fiyat artışı ise ancak 2019 yılına girdikten sonra kesinlik kazanacak. Şu an tahmin üzerine söylenen fiyatlar ancak yılbaşından sonra kesinlik kazanacak. İktidarsızlıkla mücadele eden pek çok erkek fiyat değişikliklerini merakla bekliyor.

Dolar cinsinden 5000 dolara denk gelen fiyatların Türkiye’deki karşılığı 29.000 TL gibi duruyor. Dolar zaman içinde düşerse elbette operasyon fiyatları da düşecektir.

Şişirilebilir Penil Protez Fiyatları 2019

Şişirilebilir penil protez fiyatları 2019 yılında 4000 ile 5000 dolar arasında değişkenlik gösteriyor. Doların düşmesi ile Türkiye’deki operasyon fiyatının düşeceği kesinlik kazandı. Doların yükselmesi söz konusu olursa, fiyatlar daha da artabilir.

Şişirilebilir penil protezler kullanışlılık açısından sıklıkla tercih ediliyor. Bükülebilir olanlar gibi daima sert olamayan protez, oldukça doğal bir yapıya sahip. Özellikle plajda erkeklere oldukça fayda sağlayan şişirilebilir penil protez, bükülebilen modelden daha yüksek fiyat aralığına sahip. 2019 yılında doktorlar herhangi bir zam girişiminde olmasa da enflasyon mutluluk çubuğunu da etkiledi.

Şişirilebilir penil protez fiyatı, kullanılacak protezin modeline göre değişkenlik gösterecek. Protezin sahip olduğu teknoloji fiyatı değiştiriyor. 2019 fiyatlarını etkileyecek diğer unsurlar da;

  • Operasyonun geçirileceği hastanenin donanımı
  • Operasyonu gerçekleştirecek doktorun deneyimi
  • Yerleştirilecek protezin kalitesi
  • Yerleştirilecek protezin silikon dokusu’dur.



OP.DR. RUHİ GÜNGÖR





OP.DR. RUHİ GÜNGÖR