Makaleler


Penis boyu uzatma hiç şüpheye mahal vermeksizin pek çok erkeğin hayalini kurduğu bir fikir. Öyle ki, penisinin boyu yeterli uzunlukta olmasına karşın erkeklerin birçoğu, medikal olmayan yöntemleri göze alarak penis boylarını uzatmak için girişimlerde bulunmuştur. Maalesef ki bilinçsizce yapılan bu girişimlerin neticesi kimi zaman geri dönülemez sorunlara yol açmıştır. Özellikle medikal olmayan hapların penis büyütme ilacı adı altında piyasaya sunulması bu sorunların başlıca nedenidir. Üstelik krem, sprey ya da pompa gibi araçlarla yine halk sağlığını tehlikeye atabilecek yöntemler penis kalınlaştırma ve penis büyütme maksadı ile piyasaya sunulmuştur.

Söz konusu olan penis büyütme ürünleri ve cihazları, kesinlikle olumlu sonuçlar doğurmamaktadır. En iyi ihtimalle kullanıcıya geçici başarı sağlayan bu ürünler, son derece hassas bir organ olan bu uzvun işlevini geçici ya da kalıcı şekilde durdurabilmektedir.

Penis Boyu Uzatma Yöntemleri

Penis boyu uzatma yöntemleri geçmiş zamanlardan bu yana çeşitlenmiştir. Penis kalınlığı ya da boyunu yetersiz bulan pek çok erkek bu uğurda kendilerine farklı çözüm yolları aramıştır. Teknoloji ve tıp sektörünün gelişmesi ile ortaya çıkan yeni cerrahi teknikler, önceki yöntemlere oranla yüksek başarı sağlamıştır. Önceki penis büyütme yöntemleri nin aksine cinsel organda minimum risk faktörü oluşturan cerrahi yöntemler penis büyütme ameliyatları altında pek çok erkeğe umut olmuştur.

Steril ameliyathane ortamında uzman bir üroloji doktoru tarafından gerçekleştirilmesi uygun olan bu ameliyatlar erkek cinsel organına hem kalınlık hem de uzunluk kazandırabilmektedir. Operasyonu geçirecek olan erkeğin arzu ve bütçesine göre gerçekleştirilecek operasyonda penise hem kalınlık hem de uzunluk kolaylıkla sağlanabilmektedir.

Penis Boyu Uzatma Cihazları

Penis boyu uzatma cihazları tıbbi geçerliliği olmayan bir takım ilkel ya da teknolojik araçlardan oluşur. Farklı satış fiyatları bulunan bu cihazların kimi kas gücü ile çalışırken kimi elektronik olabilmektedir. Prize takılan ve fiş yardımı ile şarj olan ya da kendine güç bulan bu araçlar çoğunlukla vakum yardımı ile çalışma sağlar. Penisi vakumlayarak bu bölgeye kan toplanmasını amaçlayan cihaz doğal olmayan bir biçimde fazla kanın penise toplanmasını sağlar. Geçici de olsa ufak bir büyüme elde edilebilecek bu tür cihazların kullanımını uzman üroloji doktorunuz olarak kesinlikle önermemekteyim.

Cihazların kullanmadan önce penis boyundan şikayetçi olan erkeklere şunu hatırlatmak isterim. Cinsel organınız son derece hassas yapıya sahip bir uzuvdur. Narin dış yüzeyinin yanı sıra çevresinde bulunan sinir uçları ile son derece acıya duyarlı bu organı, güvenliği ya da etkinliği test edip onaylanmamış bu cihazlara sokmamak gerekmektedir. Eğer erkek, cinsel organ boyu ile ilgili endişeler taşıyorsa, konuyla ilgili penis büyütme ameliyatı yapabilen bir doktora danışmalıdır.

Penis Boyu Uzatma Pompası

Penis boyu uzatma pompası erkek cinsel organına doğal olmayacak biçimde kan yüklemesi yapar. Vakum özelliği ile aktive edilen bu araç, penisi vakumlayarak büyütmeyi amaçlar.

Penis yapısı esnektir. Bazı durumlarda şişerek normalde olması gerekenden daha büyük bir hale gelebilir. Enfeksiyon gibi durumlarda şişerek büyüdüğü gözlemlenen cinsel organlar bu tür araçlarla da yapay biçimde büyüyebilir. Bu penis pompaları zararları ile değerlendirilmeli, uzun vadede kişide yaratacağı riskleri ile ele alınmalıdır. Erkeğin cinsel organında geçici ya da kalıcı hasara neden olabilen bu pompalar kesinlikle tıbbi değildir.

Penis Boyu Uzatma İlaçları

Penis boyu uzatma ilaçları diye bir şey yoktur. Medikal anlamda böyle bir ilaç bulunmasa da, umut tacirleri olarak adlandırdığım bir takım kişiler bu ad altında ilaçlar satmaktadır. Bitkisel ilaçlar ya da doğal çözümler etiketleri ile internette kolayca satışa sunulan bu sözde bitkisel haplar kesinlikle bir hekime danışılmaksızın kullanılmamalıdır. Etken maddeleri bilinmeden kullanılan bu sözde doğal ilaçlar kişilerde alerjik reaksiyona neden olabilmektedir. Ayrıca kişinin cinsel organında engellenemez bir kan birikimi oluşturması ile de büyük tehlike saçan bu ilaçlar tedavisi güç durumlar ortaya koyabilmektedir.

Penisin kalınlığını etkilemese de medikal amaçlı bazı ilaçlar vardır. Sertleşme problemi yaşayan erkeklere doktor kontrolü ile verilecek bu ilaçlar, iktidarsızlık problemi yaşayan erkeklere çözüm olabilmektedir. Ancak bu ilaçların kullanımı, iktidarsızlık sorunu yaşamasa da penis uzatma maksadı ile tedaviyi uygulayanlara fayda etmeyecektir.

Penis Boyu Uzatma Kremi

Penis boyu uzatma kremi de yine diğer cihazlar gibi internet gibi mecralarda satılan ürünlerdendir. Çoğunlukla tüp formunda satılan bu ürünler, hap almaktan çekinen ancak cerrahi müdahale geçirmek için yeterli cesaret ya da parası olmayan kişileri hedef alır.

Ürünün hap gibi içilmiyor oluşu, ürünün tercih edilmesinde büyük rol oynamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki ürün su yardımı ile içilmiyor olsa da kişide bir takım sağlık sorunlarına yol açabilir. Kremin içeriği bitkisel yani doğal olsa dahi peniste kaşıntı ya da şişliğe neden olabilmektedir. Alerji neticesinde idrar yapma problemlerine dahi yol açabilecek bu kremler doktora danışılmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. Ayrıca kullanılacak kremin sağlık bakanlığı tarafından onaylanmış bir ürün olması da ayrıca önem taşımaktadır.

Penis Boyu Uzatma Cerrahi

Penis boyu uzatma cerrahi yöntemler ile de sağlanabilmektedir. Mikro penis gibi oldukça küçük ebatlarda anormal penislere sahip erkeklere uygulanabilen bu yöntem, normal penis boyuna sahip erkeklere de uygulanabilmektedir. Estetik kaygılar taşıyan erkeklere uygulanabilen bu operasyon hastane ortamında uzman cerrah tarafından gerçekleştirilmelidir.

Operasyonun gerçekleşeceği ortamın steril olması ameliyat sonrası komplikasyon oluşumunu minimuma indirecektir. Bu bağlamda cerrahiyi geçirecek olan hastanın hastane seçimini dikkatli yapması önem kazanmaktadır.

Cerrahi yönteme ilişkin dikkat edilmesi şart olan bir başka husus da hasta beklentileridir. Hastanın, operasyondan gerçekçi sonuçlar beklemesi, hayal kırıklığı yaşamaması açısından son derece önemlidir.

Penis boyu uzatma ameliyatı dahilinde kişinin penisine istediği ölçüde uzunluk kazandırılmaz. Doğal biçimde penis büyüten bu yöntem deri altında gömülü olan kökün belirginleşmesini hedef alır. Bazı dokular ile deri altında kalan penis kökü, ufak bir cerrahi müdahale ile kesilir. Kesilme sonucu serbest kalan cinsel organ uzantısı, doktor müdahalesi yardımı ile dış yüzeye itilir. Çeşitli teknikler ile 5 cm’e varabilen büyüme sağlayan bu teknik çoğunlukla 2 – 3 cm arasında büyüme sağlar.

Bu ameliyat kalınlaştırma operasyonundan farklıdır. Ancak eğer hasta arzu ederse kalınlaştırma da uzatma sağlanmış bir peniste sağlanabilir. Ufak ek bir müdahale ile uygulanan bu yöntem dolgu maddesi yardımı ile penis çapını genişletir. Penis dolgusu olarak anılan bu işlem her geçen gün uygulanma sayısını arttırmaktadır.



Penil protezi seks yaşantısında iktidar problemi ile mücadele eden erkekler için geliştirilmiş bir tür protezdir. Cerrahi müdahale yardımı ile erkeğin bel altı bölümüne yerleştirilen bu implantasyon, işlevsel yönden penisi canlı tutar. Farklı çeşitleri olan ve aynı zamanda mutluluk çubuğu şeklinde de anılan protez, çeşitlerine bağlı olarak da farklı fiyatlara mal olmaktadır. Penil protezler ayrıca çeşitlerine göre farklı operasyon sürelerine de sahiptir. 45 dakika ile 250 dakika (2,5 saat) arasında penisin iç bölgesine yerleştirilen protezler, komplikasyon oluşumuna bağlı olarak 3 saatte de penis içine yerleştirilebilir. Operasyon sonrası erkeğin cinsel organına sertlik kazandıran bu implantasyonlar, çeşidine göre arzu edildiği zamanlarda pasif hale getirilebilir.

Penil Protezi Ömrü Ne Kadardır?

Penil protezi ömrü, protezin yapısına göre değişkenlik göstermektedir. İmplantasyonda kullanılan ana madde ne denli uzun ömürlü ve dayanıklı olursa kullanım süresi de o denli uzayacaktır. Bu noktada yine iktidarsızlık sorunları ile baş eden erkeğin hangi protez çeşidini seçeceği önem kazanmaktadır.

Protezin ömrü ameliyat sonrası hastanın gerekli bakımı ile alakalıdır. Operasyonu geçiren kişi uzun ömürlü bir kullanım arzuluyorsa, operasyon sonrasında mutlaka doktorunun önerdiği malumatları yerine getirmelidir. Varsa, doktorun reçete ettiği krem ve ilaçları zamanında ve dozunu kullanmak gerekmektedir. Ayrıca ameliyat sonrasında cinsel yaşama doktorun önerdiği gün sayısı kadar ara verilmelidir.

Kullanım süresini etkileyecek bir başka unsur da doktorun yetkinliği ve hastanenin donanımıdır. Bu noktada operasyonu geçirmek isteyen hastaların ücret bazlı değil; doktor deneyimi ve hastane donanımı bazlı hareket etmesi gerekmektedir.

Penil Protezi Kimlere Takılır?

Penil protezi kimlere takılır? Elbette sertleşme sorunu yaşayan ve iktirdarsızlık tedavisi görmesine rağmen durumu süregelen erkeklere takılır. Fizyolojik ve ruhsal durumu bu tür bir ameliyatı kaldırabilecek erkeklere uygun zamanlarda takılan bu implantasyon iktidarsızlığa kesin çözüm olmaktadır.

Özellikle 65 yaş üstü erkeklerin rağbet gösterdiği bu operasyon, prostat büyümesi nedeni ile kalıcı sertleşme problemi yaşayan erkekler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.

Prostat kanseri ameliyatı sonrası kanserli bölge alınırken hasar gören sinir uçları sonucu bazı erkekler sertleşme sorunu yaşayabilmektedir. Bu gibi durumlarda yapılması uygun olan operasyon, ayrıca genç yaşta fizyolojik ya da sünnet gibi dış faktörlere bağlı görülen kalıcı sertleşme bozukluklarında da uygulanabilmektedir.

Penil Protezi Çeşitleri

Penil protezi çeşitleri ,çeşitlerine göre farklı fonksiyonlara sahiptir. Protezlerden bir çeşidi, sert durumunu sürekli korurken bir diğer çeşidi arzuya bağlı olarak pasif edilebilmektedir. Şişirilebilen ya da silikonlu gibi çeşitlerle anılan bu ürünler sahip oldukları fonksiyonlara göre fiyatlandırılmaktadır.

Aktif ya da pasif konuma getirilebilen çeşitleri ile daha doğal bir hava yakalanabilmektedir. Bu durum özellikle dar kıyafetlerin tercih edildiği durumlarda kişiye fayda sağlamaktadır. Basit bir el hareketi ile aktif hale gelebilen bu ürünler cinsel birleşme esnasında kişiye zaman açısından avantaj sağlamaktadır.

İki parçalı ve üç parçalı çeşitleri de bulunan bu aletler garanti süreleri ile de kişiye avantaj sağlamaktadır. Kalitesine göre farklı garanti süresi bulunan protezler, doktor ya da hastane tercihine bağlı olarak da farklı garanti kapsamında olabilmektedir.



Kapalı prostat ameliyatı prostat hastaları için önerilen bir cerrahi müdahaledir. Müdahale son derece steril bir ortamda steril teçhizat ile gerçekleştirilmelidir. Bunun aksi durumlarda hasta, enfeksiyon kapabilir.

Müdahale günümüzde klasik prostat tedavisi olarak anılmaktadır. Geçmişte kapalı yöntem yerine açık prostat ameliyatı çok daha popüler ve klasik bir tedavi yöntemi idi. Ancak teknolojinin gelişmesi ile birlikte açık yöntem yerini kapalı yönteme bıraktı. Bunun başlıca nedeni cerrahi müdahalenin vücut bütünlüğüne çok daha az etki etmesi idi. Bu şekilde hasta çok daha çabuk bir süre zarfında iyileşiyor ve günlük yaşantısına çok daha kolay adapte olabilmektedir.

Operasyon, açık yöntemdeki gibi ciddi kesiler içermemektedir. Bu da dikiş gibi sonradan sıkıntı doğurabilecek işlemlerin (duruma göre azalmasına) müdahalenin bir parçası olmamasına imkan vermiştir. Taburcu olma süreci ni hızlandıran bu durum hem hastane, hem doktor hem de hasta için oldukça pozitif sonuçlar doğurmaktadır.

Kapalı Prostat Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Kapalı prostat ameliyatı ne kadar sürer ve süresi nedir şeklinde sorular ameliyat olacak her hastanın doğal olarak merak ettiği bir husustur. Laporoskopik ameliyat adı altında da anılan kapalı yöntemin işlem süresi esasında 1 saat ve bunun altındadır. Ancak operasyon sırasında yaşanan beklenmedik bir durum bu süreyi arttırabilmektedir.

TUR yöntemi prostat cerrahisinde oldukça yüksek başarılara imza atmıştır. Maksimum 1.5 saat gibi kısa bir sürede tamamlanan işlem iyi ya da kötü huylu prostat büyümesinden hastayı çok kısa bir sürede kurtarabilmektedir.

Açık prostat ameliyatı ile oranlandığında oldukça kısa işlem süresi olan kapalı prostat cerrahi, hastanın iyileşme süreci bakımından da benzer başarı oranları göstermektedir.

Kapalı Prostat Ameliyatı İyileşme Süresi Nedir?

Kapalı prostat ameliyatı iyileşme süresi bakımından diğer yöntemlere nazaran çok daha avantajlıdır. Hastanın taburcu olma süresi ni etkileyen bu durum, yalnızca hasta için değil doktor açısından da oldukça önemlidir. Hastasını bir an evvel gündelik hayata hazırlamak isteyen doktor iyileşme süresi bakımından hastalarına genellikle kapalı yöntemi tavsiye etmektedir.

Kapalı prostat cerrahi, ne zaman taburcu olur ya da ne zaman iyileşir gibi sorulara verecek en pozitif yanıtları verecektir. Zira hastanın iyileşerek hastaneden taburcu olması ameliyat boyu uygulanan işlemlerle doğrudan alakalıdır. İşlem sürecinde uygulanan kesiler ne denli büyükse iyileşme süresi de o denli uzayacaktır. Bu nedenle açık yöntem gibi kesi içeren yöntemler günümüzde popülerliğini kaybetmiştir. İyileşme süresi kapalı yöntemde, 3 gün ile bir haftadan çok daha kısadır. Açık yöntemde ise bu süre iki haftayı bulabilmektedir.

Kapalı Prostat Ameliyatı Anestezi Altında Mı Yapılır?

Kapalı prostat ameliyatı anestezi altında gerçekleştirilir. İşlemin gerçekleşeceği bölgenin hassas olması ve hastanın işlem sırasında acı duymaması için anestezi operasyonda şarttır. Ancak alınacak anestezi kişiden kişiye ya da rahatsızlığın boyutuna göre değişkenlik gösterebilir. Oldukça ufak cerrahi müdahalelerde anestezi spinal uygulanabilir. Lokal anestezi olarak da anılan spinal anestezi, prostat kanseri gibi ciddi ve yayılma göstermiş hastalarda yerini genel anesteziye bırakabilir.

Anestezi riskli midir şeklinde pek çok soru almaktayım. Esasında bu sorunun cevabı değişkendir. Evet, anestezi durduk yere alınmaması gereken ve bazı beklenmedik sorunlara yol açabilen bir etkendir. Buna karşın anestezi, prostat kanseri ilerlemiş bir hastada riskli olmaktan çok faydalıdır.

Unutulmamalıdır ki anestezi doktorları ve uzman üroloji doktorunuz sizin için gerekli ölçümleri yaparak size en uygun anestezi dozu ve şeklini belirleyecektir.

Kapalı Prostat Ameliyatı Fiyatları 2019’da Ne Olacak?

Kapalı prostat ameliyatı fiyatları 2019 yılında ufak farklılıklar gösterebilir. Bunun ana nedeni makalelerimde daima bahsettiğim gibi değişen enflasyon ve alım gücüdür. Enflasyonun yükselmesi yurt dışından gelen bir takım ameliyat teçhizatlarının satın alımını güçleştireceği için çoğu hastane her yıl az miktarlarda da olsa fiyat değişikliğine gidebilmektedir. Ancak bu, sanılanın aksine oldukça cüzzi rakamlarda gerçekleşmektedir.

2019 fiyat listesi hiçbir hastane için aynı değildir. Bazı hastaneler ameliyat ortamındaki cihazlara, doktorların uzmanlıklarına, kendi fiyat politikalarına ve devletle olan anlaşmalarına bağlı olarak fiyatlarını normalin çok üstünde ya da çok altında verebilmektedir.

Fiyatı düşürmek adına hastalar devlet anlaşmalı yani SGK anlaşmalı ve geri ödemeli hastanelerle işbirliği içine girmelidirler.

Kapalı Prostat Ameliyatı Neden Yapılır?

Kapalı prostat ameliyatı neden yapılır sorusuna verilecek tek bir yanıt bulunmamaktadır. Bunun nedeni TUR olarak da adlandırılan klasik prostat cerrahisinin hem iyi huylu prostat büyümesi için hem de prostat kanseri için kullanılmasıdır.

BHP olarak adlandırılan iyi huylu prostat büyümesi erkeklerde oldukça sık rastlanır. Büyüme yani prostat hacmi arttıkça erkekte özellikle idrar alışkanlıkları ile ilgili değişimler gözlemlenir. Bu değişim yani belirtiler bir zaman sonra kişiyi günlük yaşantıdan soyutlamaktadır. Zira sürekli altına kaçırma korkusu ile yaşayan ve aniden sıkışan erkek toplum içinde kendisini endişeli hissedecektir. İşte, bu durumda hastaya kapalı yöntem uygulanabilmektedir. Fazlalıkları çıkartarak hastanın mesanesini rahatlatan doktor bu yol ile hastasına sağlık verebilmektedir.

Prostat tümörü diye de adlandırılan prostat kanseri, zarar görmüş ve kullanılamaz halde olan hücreleri temsil eder. Operasyon bu hücrelerin vücuttan çıkartılmasını kapsar.

Kapalı Prostat Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Kapalı prostat ameliyatı sonrası nelere dikkat etmek gerekir sorusunun da yine pek çok farklı yanıtı bulunmaktadır. Ameliyat sonrası dikkat edilecek huşular; egzersiz, banyo, temizlik, beslenme  gibi çeşitlendirilebilmektedir.

  • Bol su tüketerek mesaneyi yenilemek
  • Katı gıda tüketimini azaltmak bunun yerine lif oranı yüksek besinler tüketmek
  • Gün içinde ıkınmaktan ya da kendini zorlamaktan kaçınmak
  • Oturma biçimine dikkat etmek, sert zeminlere oturmamak, ağırlığı operasyon bölgesine vermemek
  • Ayakta duş almamak
  • Stresten uzak durmak
  • Sigara tüketimini, iyileşme sürecini yavaşlatmamak adına kesmek
  • Ağır kaldırmamak
  • Fast-Food ürünlerden kaçınmak
  • Ameliyat sonrası doktorun verdiği ilaç ve kremleri doktorun önerdiği aralıklar ile uygulamak
  • Özellikle açık yöntemde gerekli temizlik ve pansuman işlemlerini aksatmamak
  • Şişlik, ağrı ve kaşıntı gibi beklenmedik durumlarda derhal doktora danışmak
  • Eğer hasta ameliyat sonrası kabız oldu ise derhal doktora danışmak ve gerekli önemleri almak


Prostat kontrolü nasıl yapılır? İşte çok merak edilen bu sorunun yanıtı bu haftaki makalemde yer alıyor. İsterseniz pek çok erkeği korkutan bu muayenenin detaylarını daha fazla fazla vakit kaybetmeden hemen paylaşayım!

Prostat kontrolü pek çok farklı tekniği bünyesinde barındırır. Bunun nedeni hastanın maruz kaldığı durumların gerçekten prostattan mı kaynaklandığını anlamaktır. Zira prostata benzer semptomlar gösteren farklı hastalıklar mevcuttur. Bu hastalıkları elemek ve sorunun kaynağını kesin olarak tespit etmek için farklı kontrol yöntemleri vardır.

Yöntemler; genel anlamda kan testi, idrar testi ve rektal tuşeden oluşur. Bu yöntemler hastanın idar akışını, vücudundaki üre miktarın ve hastada herhangi bir enfeksiyon olup olmadığını ortaya koyar. Zira böbrek taşları ve idrar yolu iltihabı gibi yaygın görülen hastalıklar prostat ile sıklıkla karıştırılır.

Zar zor idrar yapma, idrar yaparken sızlama ve yanma gibi etkiler yalnızca prostat büyümesine işaret etmez.

Elle Fiziksek Prostat Kontrolü Nereden Yapılır?

Prostat muayenesinin korkulan tarafı elle muayenedir. Fiziksel muayene olarak da bilinen bu muayenenin tıptaki karşılığı rektal tuşe muayenesidir. PSA ve üroflowmetri gibi kontroller hastayı çok korkutmaz iken fiziksel kontrol hastayı yoğun bir strese sokar. Bunun nedeni, işlemin gerçekleştirileceği bölgedir.

Peki elle fiziksel prostat kontrolü nereden yapılır? İşlem makattan gerçekleştirilir. Bu kontrolün herhangi bir alternatifi bulunmamaktadır. Yani tek başına PSA testi ya da tek başına idrar akım testi sorunun ne olduğunu doktora söylemeye yetmeyecektir.

İşlemi hastanın herhangi başka bir bölgesinden gerçekleştirmek mümkün değildir. Doktor, eldiven ve kayganlaştırıcı jel ya da vazelin türevi ürünler ile kontrole uygun hassasiyeti kendisine kazandırır. Daha sonra yan yatar pozisyon almış hastayı makat yolu ile muayene eder. Kontrol işleminin buradan gerçekleştirilmesi, prostat bezinin makat yolu ile ulaşılabilir olmasıdır. Doktor, işaret parmağı yardımı ile bu bezimsi yapıya sahip organda büyüme gibi bir sorun arar. Beze, kesi gerektirmeden ulaşmanın tek yolu makattır. Makat, anüs olarak da anılacağı için yöntem anüsten gerçekleştirilir de diyebiliriz.

Kısacası rektal tuşe adı da verilen bu yöntem makattan uygulanır.



Rektal tuşe muayenesi, oldukça önemli bir prostat kontrolü yöntemidir. Prostat sorununu keşif etmekte altın anahtar görevi gören bu muayene, olmaz olmazdır. Yani, bu yöntem prostat şikayeti ile doktora danışan her hastaya istisnasız uygulanır. Yöntemin uygulanabilirliği hasta isteğine bağlı değildir. Bu neden ile hastanın muayene olmamak için ısrar etmesi son derece anlamsızdır.

Rektal tuş adı da verilen bu kontrol yöntemi halk arasında pek çok farklı isim ile lanse edilmektedir. Elle muayene, fiziksel muayene ve hatta elle fiziksel müdahale gibi isimler ile yöntem anılmaktadır.

Halk arasında abartılarak anlatılan muayene adeta şehir efsaneleri yaratılmasına neden olmuştur. Gerçekçi olmayan pek çok detay, bu bağlamda pek çok prostat hastasını ölüm ile karşılaştırmaktadır. Bu nedenle insanların kulaktan dolma bilgileri yaymaması ya da inanmaması hayati önem taşımaktadır.

Rektal Tuşe Muayenesi Ne Zaman Uygulanır?

Rektal tuşe muayenesi ne zaman uygulanır sualine verilecek tek bir cevap yoktur. Zira sanılanın aksine bu kontrol yalnızca ürolojik bir sorunun tespit edilmesinde kullanılmaz. Anal çeperde bulunan siğiller ya da makat çatlakları gibi durumlarda da bu yöntem sıklıkla kullanılmaktadır. Bu bağlamda prostat büyümesi ya da prostat kanseri ile bütünleşmiş bu yöntemi yalnızca prostat hastalıklarına mal etmek yanlış olacaktır.

Pek çok genel cerrah başta olmak üzere farklı uzmanlık alanı olan doktorlar makat bölgesinde bulunan sorunları tespit etmek amacı ile bu yöntemi kullanmaktadır.

İdrar yapmakta zorlanıyorum, idrar yaparken yanma ya da ağrı hissediyorum. Gibi şikayetler ile doktora danışan her hastaya bu işlem uygulanır. Uygulama zamanı doktorun prostat gibi bir rahatsızlıktan ne zaman şüphelendiğine bağlı olarak değişkenlik gösterecektir.

Rektal Tuşe Muayenesi Nasıl Yapılır?

Rektal tuşe muayenesi nasıl yapılır? Bununla ilgili pek çok doğru bilinen yanlış vardır. Örneğin dört parmak ile muayene edilmek, muayenenin saatler alması, muayene sonrası hastanın günlerce tuvalete çıkamaması gibi şehir efsaneleri bunlardan yalnızca bir kaçıdır.

Muayene sürecinin hasta için utanç verici olması, hastanın acı çekeceğine dair yaygın inanç taşıması, kontrol sürecinin dini inanışlara ters düşmesi, homofibik bireyler gibi pek çok değişken muayeneden hastaların kaçınmasına yol açmıştır.

Halbuki işlem yalnızca birkaç dakika süren basit bir işlemdir. İşlem dahilinde makata işaret parmağı girer. Vazelin türevi bir kayganlaştırıcı ile bezenen parmak hastanın prostatını kontrol eder. İşlem sırasında hasta herhangi bir ağrı ya da acı duymaz. Hasta, işlem sonrasında dışkılama ihtiyacını sorun yaşamadan tamamlar. Hasta makatında işleme bağlı kanama, çatlama, tahriş ya da yırtılma görülmez.

Rektal Tuşe Muayenesi Nereden Yapılır?

Rektal tuşe muayenesi nereden yapılır? Muayene makattan yapılır. Anüs olarak da adlandırılan makat bölgesi, sorunlu bir organ olan prostata yakın bir giriştir. Bu da herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek olmaksızın kontrolün sağlanmasına olanak tanır. Eğer bu organa makattan ulaşım olmasaydı PSA testi gibi prostat hacim ölçer yöntemlerin yanı sıra kesi işlemi gerektiren ufak cerrahi müdahaleler hastaya uygulanabilirdi. Tüm bunlar göz önüne alındığında rektal tuş adı verilen bu kontrolün ne denli basit ve zararsız olduğunu görebilmekteyiz.

Anal yoldan prostat muayenesi yukarıda belirttiğim üzere oldukça kolay bir işlemdir. Rutin prostat kontrolü olan bu işlem biraz utanç verici olabilse de son derece önemlidir.

Rektal Tuşe Muayenesi Fiziksel Muayene ile Aynı Mıdır?

Rektal tuşe muayenesi fiziksel muayene ile aynıdır. Yani doktorlar arasında rektal tuş diye anılan bu yöntem halk arasında fiziksel muayene olarak anılmaktadır. Yer yer elle muayene olarak da gündeme gelen bu yöntem pek çok farklı isme sahiptir. Bunun nedeni, bu yöntemin çokça konuşulmasıdır.

Adı ister elle ister fiziksel isterse de rektum muayenesi olsun işlem daima aynıdır. İşlem daima düşünülenin aksine oldukça zahmetsizdir. Hem doktor hem de hasta için büyük bir sorun teşkil etmeyecek bu yöntemin gereksiz korkulardan ötürü ihmal edilmesi büyük bir yanlıştır. Zira hasta, prostat kanseri gibi ciddi bir durumdan mustarip ise sonuç ölüm dahi olabilir. Ölüm süreci, muayene sürecinden çok daha ciddi ve ağır sonuçları olan bir süreç olacaktır…



BHP tedavisi, iyi huylu prostat büyümesinin tedavi edilmesidir. Sağlıklı bir prostat iri bir ceviz büyüklüğünde olmalıdır (15-25ml). Erkekler yaşlandıkça prostatın da yavaşça büyümesi normal bir olaydır. BHP, genellikle yaş ilerledikçe ortaya çıkmaktadır. En çok da 50 yaş üzeri erkeklerde karşılaşılmaktadır.

İyi huylu prostat büyümesi erkeklerde sık karşılaşılan bir durumdur. Yaşlanmayla birlikte vücutta oluşan hormonal değişikliklerden kaynaklanır. İlerleyip alt idrar yolu semptomlarına sebebiyet verebilir. Ürolojide en çok tanısı koyulan hastalıktır.

Kesinlikle prostat kanseri değildir. Ancak hem BHP hem prostat kanseri birlikte de görülebileceğinden ve aynı yaş grubunda ortaya çıkabileceğinden dolayı doktora başvuran hastalara genelde PSA(Prostat Spesifik Antijen) testi de yapılmaktadır.

BHP Belirtileri;

  • İdrar yaptıktan sonra devam eden mesane boşalmamış hissiyatı
  • Zayıf akımlı idrar
  • Çatallı ve dağınık idrar
  • Kesik kesik idrar yapma
  • İşemeye başlamadan önce bekleme
  • İdrarın çok uzun sürmesi
  • İç çamaşıra idrar kaçırma

olarak sıralanabilir.

BHP Tedavisi İlaç İle Nasıl Yapılır?

BHP tedavisi hastanın yaşına, sağlık durumuna ve hastalığın şiddetine göre değişkenlik gösterebilir.  Hastalığın giderilmesinde başlıca 2 ana ilaç grubu kullanılmaktadır. Bunlardan ilki Alfa Bloker ilaçlar diğeri ise 5 Alfa Redüktaz İnhibitörü ilaçlardır. Alfa bloker ilaçlar mesanenin çıkışını gevşetir ve idrar prostatın içinden rahatça akar. Kullanımından itibaren 2-3 gün içerisinde etkileri gözlemlenir. Bir çok hasta bu tedaviye olumlu yanıt verir.

5 Alfa Redüktoz İnhibitörü ise etkilerini hormonal mekanizmayla gösterir. Alfa Bloker’lar gibi kanalı gevşetmek yerine prostatı küçülterek etki eder. Büyük prostatı olan hastalarda daha çok tercih edilir. İlacın tam etkisini göstermesi biraz uzun sürebilir ve şikayetlerin ortadan kalkması 3 ayı alabilir.

BHP Tedavisi TUR Ne Gibi Durumlarda Uygulanır?

BHP tedavisi TUR, ilaç tedavisinin etki etmediği durumlarda uygulanan bir kapalı ameliyat tedavisidir. Açık ameliyatlardaki enfeksiyon riski yüzünde sıkça tercih edilmektedir. TUR ameliyatlarında kapalı yöntemle idrar kanalına girilir ve prostat özel geliştirilmiş enerji kaynağı aletleriyle kesilerek parçalar halinde dışarı çıkarılır. Bu ameliyatta kullanılan enerji kaynağı monopolar veya bipolar olabilir. Monopolar sistemde hastanın vücudundan elektrik akımı geçmesi gerekmektedir. Bu yüzden de buna gerek olmayan bipolar sistem daha çok tercih edilir. Ayrıca ameliyat süresi de oldukça kısadır. Bu sebeplerden dolayı günümüzde prostat ameliyatlarında en yaygın kullanılan sistem, Plazma Kinetik TUR sistemidir.



BHP erkeklere has bir hastalıktır. Bu, kadınlarda bulunmayan ve yalnızca erkeklere has bir organ olan prostat bezi ile ilintili bir hastalıktır. Bu nedenle bu rahatsızlık yalnızca erkeklerde görülmektedir.

Bezimsi yapısı ile erkek vücudu ve insan sürekliliği için büyük önem arz eden bu organ yaş ilerledikçe bir takım sorunlar doğurabilir. Bu sorunlardan en yaygını prostat bezinin büyümesidir. İyi huylu prostat büyümesi olarak da anılan bu hastalık çoğunlukla 50 yaşın üstündeki erkeklerde tespit edilir. Bunun ana nedeni, bu organın 25 yaş sonrası büyümeye başlasa da ciddi semptomlarını ancak 35’ten sonra göstermeye başlamasıdır. Yani bu rahatsızlık evreler halinde seyir eder. Başlangıç evresinde iyi huylu prostat büyümesi belirti vermeyebilir. Bu da rahatsızlığın erken teşhisini güçleştiren bi durumdur. Bu nedenle risk grubundaki yaş aralığına giren her erkek belli aralıklarla prostat kontrollerini yaptırmalıdır.

BHP başlangıcı ileri evrelere göre daha kolay tedavi edilebilir durumdadır. Yani rahatsızlık ileri evrede ise tedavi süreci ister istemez daha kompleks bir yapıya sahip olacaktır. Üstelik evrenin ileri olması aynı zamanda tedavi sürecini de uzatacaktır. Bu nedenle belirtileri oldukça rahatsız edici bu rahatsızlıkla başa çıkmak için en ufak bir belirtiyi bile ciddiye almalı ve alanında uzmanlığını tamamlamış bir doktordan yardım alınmalıdır.

Normal şartlarda bu rahatsızlık idrar kanalı etrafında bulunur. Eğer bu bezde herhangi bir büyüme söz konusu olursa bez, idrar kanalına basınç uygular. Bu da hastanın aniden sıkışmasına, zaman zaman tuvaletini tutamaması ve idrar akımının düşük olmasına neden olur. Ancak rahatsızlığın neden olduğu problemler bunlar ile sınırlı değildir. Zaman içinde rahatsızlığa bağlı olarak hastanın mesane kaslarında değişimler meydana gelebilir. Normalden daha kalın ve hassas hale gelen kanal bu durumun etkisi ile hastalığın hastaya yansıttığı semptomları şiddetlendirebilir. Ayrıca idrar kesesini tam boşaltamayan hasta idrar yolu enfeksiyonlarına çok daha yatkın hale gelebilir.

BHP Tanısı Nasıl Konur?

BHP tanısı nasıl konulur? Tanı, doktor tarafından konulur. Ancak doktor böyle bir tanı koymadan önce mutlaka çeşitli tetkikler gerçekleştirir. Bu tetkiklerin ana amacı hasta şikayetlerinin ana nedenini bulmaktır. Zira hasta şikayetleri çoğunlukla yanıltıcı olabilir. Ayrıca bunun dışında rahatsızlığın göstermiş olduğu belirtiler de başka pek çok rahatsızlık ile benzerlik gösterir. Örneğin iyi huylu prostat büyümesinin gösterdiği  pek çok semptom idrar yolları enfeksiyonu ile karıştırılmaktadır. İdrar yollarının iltihaplanması anlamına gelen bu rahatsızlık idrar yaparken yanma, idrar yapış hızında azalma ve sık idrara çıkma gibi iyi huylu prostat büyümesi ile aynı semptomları gösterir. Ayrıca üreter taşları da yine iyi huylu prostat büyümesi ile aynı semptomlar göstermektedir.

Bu bağlamda doğru bir tanı koymak adına doktor PSA, kan ve idrar gibi tahlilleri hastadan talep eder. Prostat bezinin hacmini, kandaki üre miktarını, idrar akımının gücünü ve idrar kesesinde idrar kalıp kalmadığını ölçen pek çok farklı test, doktora semptomların kaynağını en doğru şekilde verir.

Tanı koyma işleminin olmazsa olmaz bir parçası da elle muayenedir. Fiziksel prostat muayenesi ya da elle prostat muayenesi olarak da sıklıkla anılan bu kontrol işaret parmağı yardımı ile doktor tarafından gerçekleştirilir. Hastanın rektumuna kayganlaştırıcı özel bir jel ya da doğrudan vazelin yardımı ile giriş sağlayan doktor, bu bezimsi organda değişiklik arar.  BHP rektal tuşe muayenesi olarak tıpta kendisine yer bulmuş bu kontrol yöntemi prostat şüphesi ile doktora başvuran her hastaya mutlaka uygulanmalıdır.

BHP Belirtileri Nelerdir?

BHP belirtileri makalemin bir önceki başlığında da belirttiğim gibi pek çok farklı hastalıkla aynı şekilde seyir eder. Bu yönü ile teşhisi farklı teknik ve testlere ihtiyaç duyar. Belirtilerin en çok karıştırıldığı hastalıklar; üreter taşı, böbrek taşı ve sistit yani idrar yolu enfeksiyonudur. Belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • İdrar debisinin düşük olması
  • Ani idrara çıkma
  • İnkontinans
  • İdrar yaparken ıkınma ihtiyacı duyma
  • İdrar yaparken ağrı – sızı duyma
  • Cinsel birleşme için uygun sertliği sağlayamama

Yukarıdaki belirtilere ek başka belirtiler görülebilmektedir. Benzer şekilde her hastada yukarıdaki belirtiler de gözükmeyebilir. Ancak bu belirtilerden mustarip iseniz mutlaka doktora danışmanız gerekmektedir.

İdrar akımı, idrar miktarı ve idrar tutamama gibi belirtiler özellikle geceleri çok daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Öyle ki pek çok hasta gece uykusunda idrar kaçırabilmekte ya da bu korku ile yaşamdan kendisini soyutlayabilmektedir.

BHP Tedavisi Olan Bir Hastalık Mıdır?

BHP tedavisi olan bir hastalıktır. Ancak tedavi süreci pek çok hasta için zamanında başlamamaktadır. Bunun ana nedeni teşhis koyulmasının gecikmesidir. Pek çok erkek rahatsız edici belirtilere sırf rektal tuşe muayenesinden çekindiği için katlanmaktadır. Bu durum iyi huylu prostat büyümesini ileri evrelere taşımaktadır.

BHP tedavisi PSA testi, Üroflowmetri testi, prostat biyopsisi gibi tetkiklerin gerçekleştirilmesinden hemen sonra başlar. Gerçekleştirilen tetkiklerin ardından doktor, prostat bezindeki büyümeye göre hastaya bir tedavi yolu çizer.

Tedavi medikal ilaçlardan oluşabilir. Ancak bu durum ileri seviye iyi huylu prostat büyümesi tedavisi için her zaman yeterli gelmeyebilir. İleri seviye büyümelerde doktor hastaya cerrahi müdahalede bulunabilir. Hatta bazı durumlarda cerrahi müdahalelere ek olarak hasta medikal ilaç alınımını bir süre daha devam ettirebilir. Ayrıca tedavi süreci ikincil bir seviyeye ulaşır. Burada ana amaç hastanın günlük yaşamını baltalayan belirtileri hafifletmektir.

BPH Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

BHP tedavi yöntemleri makalemin bir önceki başlığında da tanımladığım üzere çeşitlidir. Doktor, hastaya öncelikli olarak cerrahi müdahale uygulamak istemez. Hastanın vücut bütünlüğünü bozmamak, hastaya anestezi vermemek gibi nedenlerden ötürü cerrahi müdahale iyi huylu prostat büyümesinde öncelik değildir. Doktor, hastaya öncelikli olarak medikal ilaç önerir. Medikal ilaçların büyümeyi durdurmadığı ya da gerilemesine etki etmediği durumlarda cerrahi müdahaleler gözden geçirilmektedir.

Yöntemler sırasıyla aşağıdaki gibidir.

  • 5 alfa-Redüktaz İnhibitörleri
  • Minimal İnvaziv Teknikler
  • Açık Prostatektomi
  • Transüretral Kesi (TUIP)
  • Transüretral Rezeksiyon (TUR)
  • Transüretral Mikrodalga Tedavisi (TUMT)
  • Transüretral Prostat İğne Ablasyonu( TUNA)
  • Prostatik Stentler
  • Prostatik Üretral Lift
  • İntraprostatik Enjeksiyonlar
  • Lazer cerrahisi

Eğer cerrahi müdahale gereksinimi varsa, müdahale için kapalı yöntemlerin seçilmesi tavsiye edilir. Bunun ana nedeni açık yöntemin iyileşme süresinin kapalı yönteme oran ile çok daha uzun olmasıdır.

5 Alfa-Redüktaz İnhibitörleri

BHP ilaçları kapsamında anılabilecek 5 Alfa-Redüktaz inhibitörleri hastalar üzerinde büyük başarılar sağlamıştır. Benign prostat hiperplazisi olarak da anılan bu rahatsızlığın giderilmesinde bu ilaçlar yüksek başarı oranlarına sahiptir. Ayrıca bu ilaçlar yine alt üriner sistem belirtileri gösteren hastalarda da kullanılmaktadır. 5 Alfa-Redüktaz İnhibitörleri yan etkisi olabilir. Ancak bu etkiler çoğu zaman hafif seyir eder.

Hastanın yaşam kalitesini olması gerektiği hale getiren bu ilaçlar medikal ilaç tedavisi kapsamında hastaya reçete edilmektedir. Doktor kontrolü ve tavsiyesi olmaksızın kullanılmaması gereken bu ilaçlar söz konusu rahatsızlıkları büyük ölçüde geriletmektedir.

Özellikle büyük prostat sahibi erkeklerin kullandığı bu ilaç cerrahi müdahale öncesi tercih edilir. Eğer kullanılan bu ilaçlar rahatsızlığı geriletmiyorsa doktor, hasta için yeni bir tedavi yöntemi tercih edebilir.

Minimal İnvaziv Teknikler

Minimal invaziv teknikler benign prostat hiperlazisi yani iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde kullanılır. Bu tekniğin kullanımı da sıklıkla yine cerrahi müdahale öncesinde tercih edilir. Cerrahi işlemlerin hasta üzerinde oluşturabileceği olumsuz sonuçları önlemek adına bu yöntem sıklıkla tercih edilmektedir.

Bu yöntem başarı oranları açısından ortadadır. Yani bu yöntem cerrahi müdahaleler kadar etkili sonuç göstermese de ilaçlardan çok daha yüksek başarı oranlarına sahiptir. Çok az yan etkisi olduğu bilinen bu yöntem orta seviye prostat büyümesi hastaları için uygun bir yöntemdir.

Transuretral Mikrodalga Tedavisi

Transuüretral mikrodalga tedavisi anormal şekilde büyük olduğu gözlemlenen prostatlar için uygulanan minimal bir işlemdir. Prostatı normal boyutuna getirmek yani prostat küçültme amacı ile gerçekleştirilen bu yöntemde mikrodalga ısı yayan araçlar kullanılır. Çoğunlukla orta seviye prostat büyümesi yaşayan erkeklerde uygulanan bu yöntemin başarı oranları yüksektir ve oldukça faydalıdır.

Transüretral İğne Ablasyonu

Bu yöntem de yine normal kabul edilenden büyük prostatları tedavi etmek amacı ile kullanılır. İdrar akımını negatif yönde etkileyen fazlalıkları hedef alan bu yöntem radyo dalgaları ile işlem görür. Başlangıç ya da orta evre için başarılı sonuçlar veren bu yöntem idrar sorunlarına yol açan bölümü küçültür.

İnterstisyel Lazer Tedavisi

İnterstisyel lazer tedavisi adından da kolaylıkla anlaşılacağı üzere lazer ışınları ile gerçekleştirilir. Yine prostat büyümesini hedef alan bu yöntem anestezi altında uygulanmaktadır. Ancak işlem sırasında kullanılan anestezi cerrahi yöntemlerde kullanılanlar kadar ağır değildir. Bu nedenle çok daha az endişe uyandırıcı bir yöntemdir.

Normal cerrahiye göre ameliyat sonrası kanamaları az olan bu yöntem standart bir tedavi yöntemi değildir. Bu yöntem ancak uzman üroloji doktoru uygun görürse kullanılır.

Açık Prostatektomi

Açık prostatektomi yalnızca iyi huylu prostat büyümesi tedavisi için kullanılan bir yöntem değildir. Prostat bezindeki tümörleşmeyi gidermek amaçlı da bu yöntem tercih edilmektedir. Yani yöntem prostat kanseri tedavisi için de geçerliliğini korumaktadır.

Karın üstünden kesi içeren bu yöntem her geçen gün geçerliliğini kaybetmektedir. İyileşme ve taburcu olma süresi diğer yöntemlere göre bir nebze daha uzun olması, bu durumun ana nedenidir. Gelişen teknoloji ile robotik cerrahinin ön plana çıkması, buna alternatif olarak kapalı prostat cerrahinin (TUR) gelişmesi bu yöntemi her geçen gün tedavi yöntemlerinin arka raflarına itmektedir.

BHP tedavisi açık prostatektomi ayrıca hastada enfeksiyon görülme riskini arttırmaktadır. Bu hastaya ağrı ve ateş gibi etkilerle dönebilecek istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle pek çok doktor, günümüzde açık rostatektomi yöntemini tercih etmemektedir. Ancak siz, doktorunuzun da tavsiyesi ile böyle bir ameliyat geçirecekseniz ameliyat sonrası bakımınızı eksiksiz yapmalısınız. Kesi olan bölgeyi kuru tutmak bakım için yapacağınız başlıca adımdır. Pansuman bezlerini zamanında değiştirmek ve antibiyotikli yara pomadı kullanmak da bu noktada oldukça işinize yarayacaktır. Ayrıca hastanın ameliyattan sonra kendisini yormaması, dikişlerini zorlamaması da gerekmektedir. Dikişlerin açılması acı verici olmasının yanı sıra enfeksiyon riskini arttırmaktadır. Ayrıca dikişlerin zorlanması iyileşme sürecini de uzatacaktır.

Transüretral Kesi (TUIP)

TUIP sırasında idrar akımının düzeltilmesi için doktorunuz mesane boynundan prostata doğru kesi yapar. Bu işlem, ilaç tedavisi ile benzer sonuçları sağladığı için BHP tedavisinde nadiren kullanılır.

Transüretral kesi yani TUIP iyi huylu prostat büyümesi tedavi yöntemlerinden birisidir. Cerrahi müdahale kategorisinde anılan bu işlem prostat bezindeki anormal büyümeleri kontrol altına almak amacı ile uygulanır. Uzman bir doktor tarafından gerçekleştirilecek bu yöntem mesane boyundan prostata doğru bir kesi içerir. Enfeksiyon gibi komplikasyonları olduğu bilinen bu yöntem, cerrahi müdahaleye göre fazla etkin değildir. Hemen hemen ilaç tedavisi ile benzer sonuçlar ve başarı oranları gösteren bu yöntem doktorlar tarafından pek sık tercih edilmez. Bunun nedeni, medikal ilaç tedavisinin çok daha zahmetsiz olmasıdır. Yine de bazı durumlarda hastalara bu yöntem uygulanabilmektedir.

Transüretral Rezeksiyon (TUR)

Transüretral rezeksiyon yani TUR BHP tedavisi kapsamında kullanılabilmektedir. Uzman üroloji doktoru olarak hastalarıma önerdiğim bu yöntem, kapalı cerrahidir. Bu yönü ile diğer cerrahi müdahalelerden çok daha avantajlıdır. Bu nedenle de bu yöntem en sık tercih edilen prostat cerrahi yöntemidir.

Anestezi altında uygulanan bu yöntem, hastanın penis başından bir cihazın girmesi ile başlar. Bu cihaz yardımı ile giriş sağlandıktan sonra prostat bezindeki fazlalıklar kesilerek çıkartılır.

Kapalı prostat ameliyatı komplikasyonları oldukça azdır. Özellikle açık yönteme nazaran çok daha az yan etkisi olan bu yöntem, meni boşaltma ile ilgili sorunlar doğurabilmektedir. Retrograd ejakülasyon olarak anılan bu yöntem ciddi bir sağlık soruna yol açmaz. Buna karşın spermler üretra yani idrar kanalına ulaşmak yerine komplikasyon sonucu idrar kesesine ulaşmamaktadır.

Lazer Cerrahi

BHP lazer cerrahi ile kontrol altına alınabilmektedir. İki farklı çeşidi olan lazer cerrahinin birisi yok eder diğeri ise boşaltır. Ablatif lazer tedavi olarak adlandırılan lazer yönteminde, prostattaki fazlalık yakılarak yok edilir. Böylelikle idrar yolunu tıkayan bölüm ekarte edilmiş olur. Bunun sonucunda da hasta ani idrar yapma isteği gibi rahatsız edici belirtilerden kurtulur. Bu yöntemin kötü tarafı, işlemin zaman zaman yetersiz kalmasıdır. Bu gibi durumlarda işlem belli bir süre sonra yenilenmeli yani tekrar etmelidir.

Diğer lazer tedavisi yönteminde ameliyat söz konusudur. Burada, ameliyat dahilinde fazlaca büyük prostatlar tedavi edilir. Tıkanmaya neden olan fazlalık bölgeler bu yöntem ile buharlaştırılabilir.

BHP Prostat Kanserine Çevirir Mi?

BHP prostat kanseri ile farklı iki hastalıktır. Bunlardan biri prostatta görülen iyi huylu büyümeye işaret ederken bir diğeri tümör yani kansere işaret eder. Halk arasında bu iki hastalık arasında yersiz bir bağ kurulmaktadır. Pek çok kişi, etraftan duyduğu kulaktan dolma bilgilerle BHP’nin zaman içinde kansere çevireceğine inanmaktadır. Ancak bu inanış sanılanın aksine yanlıştır. Prostat büyümesi tedavi edilmezse zamanla kansere dönüşmez. Yalnızca büyümenin evresi artar. Bu da şiddetli belirtiler yaşanmasına neden olur.

Buna karşın iyi huylu prostat büyümesi olan bir kişi aynı zamanda prostat kanseri de olabilmektedir. Ancak bu iki hastalık birbirini tetiklemez, biri diğerine neden olmaz.

BHP Komplikasyonları Nelerdir?

BHP komplikasyonları tedavi sürecine bağlıdır. Pek çok farklı tedavi yöntemi bulunan bu hastalıkta tedaviye göre farklı komplikasyonlar gözlemlenebilmektedir.

Bu rahatsızlığın tedavi edilmesinde mümkün olan en basit yöntem seçilmeye çalışılır. Böylece doktor, hastada tedaviye bağlı oluşabilecek komplikasyonları azaltmayı amaçlar. Zaman içinde açık prostat ameliyatı yani açık prostatektomi de bu nedenle popülerliğini kaybetmiştir.

Anestezi başlı başına bir komplikasyon nedenidir. Anestezi alınımından daima kaçınılmalıdır. Ancak buna karşın gerekli görüldü ise anestezi almamak adına tedavi ertelenmemelidir. Zira tedavinin gerçekleştirilmemesi, anestezi alınımından daha ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Başka bir komplikasyon boşalma sorunudur. Özellikle TUR için geçerli olan bu komplikasyon kişinin mesaneye boşalmasına neden olmaktadır. Bu komplikasyon kesinlikle ölümcül olmamakla birlikte tedavi edilebilir durumdadır.

Enfeksiyon riski de bir başka komplikasyondur. Özellikle kesi içeren müdahalelerde bakım yeterli biçimde gerçekleştirilmezse buna rastlanabilir.



1Prostat muayenesi nasıl yapılır ? Her prostat hastasının aklındaki soru budur. Halk arasında yaygın olan düşünceler, prostat hastalarını bu soru üzerinde düşünmeye iter. Muayene ile ilgili doğru bilinen yanlışlar bunun ana nedenlerinden birisidir. Ağızdan ağıza dolaşan abartılı muayene hikayeleri, özellikle homofobik erkekleri korkutmaktadır. Bu da rahatsızlık ileri seviyelere taşınsa dahi, hastayı doktora gitmekten alı koymaktadır. Lakin bu durumun hastaya herhangi bir artısı yoktur. Zira prostat büyümesi ilerledikçe hasta ister istemez doktora danışma ihtiyacı duyacaktır. Üstelik büyüme bu zaman zarfında hat safhaya ulaşacağı için tedavi süreci uzayacaktır. Bu da totalde hastanın çok daha fazla sayıda incelemeye ve kontrole tabi tutulacağı anlamını taşımaktadır. Bu nedenle muayene işleminden çekinen hastalar bunu ertelemek yerine durum ile yüzleşmeli, minimum iyileşme süresi ve tetkik ile durumu düzeltme çalışmalarına başlamalıdır. Teşhisin gerçekleştirilmesi ve tedavinin başlatılması daima mümkün olan erken sürede gerçekleşmelidir.

Prostat muayenesi korkulanın aksine yalnızca fiziksel prostat muayenesinden ibaret değildir. Fiziksel prostat muayenesi, prostat muayenesinin bir parçası olmak ile birlikte bununla sınırlı değildir. Üstelik bu muayene, hastaların inandığının aksine oldukça kısa süren basit bir işlemdir. Hastalar, eş – dost ve akrabalarından duydukları kulaktan dolma bilgilerle yok yere prostat belirtileri ile mücadele etmektedir.

Prostat muayenesinin ilk adımı hasta şikayetlerini dinlemektir. Alanında uzman bir doktor, öncelikle hastanın mustarip olduğu durumları dinler. Bunları dinledikten sonra doktorun kafasında birkaç ihtimal oluşur. Bu ihtimalleri teke indirmek adına muayene işlemi detaylanır ve PSA ya da idrar akım testi gibi çeşitli testlerin yapımına başlanır. Bu testlerden birisi de elle muayenedir.

Elle Prostat Muayenesi Nasıl Yapılır?

Elle prostat muayenesi nasıl yapılır sorusuna gelmeden önce muayenenin yalnızca elle müdahaleden oluşmadığını tekrar hatırlatmak isterim. Zira elle muayene prostat hakkında doktorun ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri doktora sunmaz. Buna karşın elle müdahale hiçbir zaman bu süreçten çıkartılamaz. Yani, elle müdahale her cevabı vermese de prostatta olup biten sorunu anlamada vazgeçilmez bir unsurdur. Kişi PSA testi, kan testi, ürometri testi, üroflowmetri gibi testlerin yanında mutlaka elle müdahale de geçirmelidir.

Muayene süresi oldukça kısadır ve işlem rutindir. Yani, prostat sıkıntısı ile gelen her hastaya uygulanır. Eline eldiven geçiren bir doktor, hastayı test için uygun pozisyona hazırlar. Daha sonra hastanın makat bölgesini elinde eldiven olan eli ile incelemeye alır. Hasta bu işlemden rahatsızlık duyabilir. Ancak sürtünmeye bağlı herhangi bir acı hissetmez. Bunun ana nedeni, doktorun kayganlaştırıcı bir medikal jel kullanmasıdır. Böylece eldivenin yüzeyi hastanın hassas yapılı makat derisini tahriş etmez.

Rektal Tuşe Muayenesi Nasıl Yapılır?

Rektal tuşe muayenesi nasıl yapılır sorusu bir önceki sorular ile aynı cevabı taşımaktadır. Zira rektal tuş işlemi, fiziksel ya da el ile tetkik anlamını taşır. Tüm bu farklı isimler tek bir muayeneyi karşılar. Halk arasında el ve fiziksel ön adları ile anılan bu muayene çeşidi, doktorlar arasında rektal tuş işlemi olarak anılmaktadır.

Rektal tuşe yöntemi; genel cerrahi ve gastroenteroloji doktorlarının da gerçekleştirdiği bir işlemdir. Yani bu işlem yalnızca uzman üroloji doktorlarına has bir yöntem değildir.

Yan yatar pozisyonda gerçekleştirilen bu işlem, oldukça özel bir muayenedir. Bu bağlamda muayene esnasında odada bir hasta yakını ya da 3. Bir şahıs kesinlikle bulunmamalıdır.

Pek çok döl yolu hastalığı için kullanılan bu yöntemde esas olan hastayı utandırmamaktır. Bu bağlamda doktor, işlemi gerçekleştirmeden önce işlem hakkında detaylı bilgiyi hastaya sunmalıdır. Ne ile karşılaşacağını bilen hasta, bu bağlamda kendisini çok daha rahat hissedebilmektedir.

Rektal Tuşe Muayenesi Aşamaları

Rektal tuşe muayenesi aşamaları aşağıdaki listedeki gibidir.

  • Muayeneyi gerçekleştirecek olan doktor ellerini yıkar.
  • Muayenehane yalnızca hasta ve doktor kalıncaya dek boşaltılır.
  • Hasta uygun pozisyona alınır.
  • Hastanın kendisini rahat hissetmesi için gerekli zaman tanınır.
  • Muayeneyi gerçekleştirecek olan doktor ellerine daha önce kullanılmamış bir medikal eldiven geçirir.
  • Muayene edilecek bölgeye hasar vermemek adına vazelin ya da kayganlaştırıcı jel uygulamayı işaret parmağına sürülür.
  • Doktor muayene için uygun pozisyonu alır.
  • Anüs bölgesi patolojik bir soruna sahip mi kontrol edilir.
  • Her şey uygun ise anüs parmak ile muayene edilir.
  • Anal sfinkter tonusu kontrol edilir.
  • Prostat boyutu keşif edilir.
  • Bez yapısındaki prostatın yapısal özellikleri belirlenir.
  • İkinci parmak ile tüm rektum çeperi kontrol edilir.
  • İkinci parmak uygun hassasiyet ile bölgeden çıkartılır ve eldivene bulaşmış gayta değerlendirilir.
  • Hastaya temizlenmesi için tek kullanımlık bir kağıt havlu verilir.
  • Doktor muayene sonrası görüşlerini hastaya bildirir ve gerekli tetkikleri ister.


Penil protezi fiyatları, iktidarsızlık ile başı belada olan pek çek erkeğin araştırdığı bir konu. Zira erkeklerin en büyük problemi haline gelen sertleşme sorununa kesin çözüm üreten çok az işe yarar uygulama var. Bu uygulamalardan en kesin çözüm üreteni elbette mutluluk çubuğu olarak da anılan penil protez isimli penis protezi idir. Penise yerleştirilen bu protez sorun fizyolojik olsa dahi erkeğe cinsellik için ihtiyaç duyulan sertliği kazandırır. Piyasada satılan viagra etkisi göstermeyi vaat eden sertleşme hapları, iktidarsızlık ilaçları, pompalar ve jellerden farklı olarak bu protez herhangi bir yan etkiye sahip değildir. Yani penis protez olarak da adlandırılabilen bu mutluluk çubukları ister sünnet hataları, ister yaşa bağlı isterse de prostat hastalıklarına bağlı sertleşme sorunu yaşayan yaşlı ve genç erkeklere uygulanabilir.

Fiyatları protezin işlevi göz önüne alındığında oldukça makuldür. Zira bir işe yaramayacağı halde bir servet dökeceğiniz sertleşme ilaçları ve iktidarsızlık haplarının aksine penil protez modellerinin her biri yapılış amacına sorunsuz hizmet edecektir. Bu noktada “penil protezi kaç tl” ya da “penil protezi kaç para” gibi sorular anlamını yitirmektedir. Zira burada sonuç odaklı hareket etmek hem sizi cinsel yaşama geri kazandıracak hem de uzun vadede en ucuz iktidarsızlık tedavisi edinmenize yardımcı olacaktır.

İki Parçalı Penil Protezi Fiyatları

İki parçalı penil protezi fiyatları bu yıl hastalarım tarafından bana defalarca kez soruldu. Protezin iki parçalı yapısı, pratik uygulanışı ve iktidarsızlığa kesin çözüm oluşu bu tür soruların sıklıkla sorulmasını anlamlı kılan unsurlardan… Bu nedenle mutluluk çubuğu fiyatları kısmına geçmeden önce bu protezden biraz daha detaylı bahsetmek istiyorum.

İki aşamalı yapısı ile bükülebilen bu yapı kişiye cinsellik için ihtiyaç duyduğu sertliği kazandırır. Çoğunlukla prostat büyümesi ya da prostat kanseri tedavisi sonrası sertleşme problemi yaşayan erkekler pratik ve doğal yapısı ile bu ürünü tercih etmektedir.

Protez kullanımı elbette öncelikli tercih değildir. Ancak diğer tedavi yöntemlerinin işe yaramadığı durumlarda uygulanabilecek en etkili yöntemdir. Özellikle 65 yaş üstü erkeklerin rağbet ettiği bu yöntem genç yaşta iktidarsızlık ile mücadele eden erkekler için de kaçırılmayacak bir tedavi fırsatıdır.

Tüm bu faydalar çerçevesinde iki parçalı penil protezi fiyatı özellikle taksit ve öteleme imkanı sunulan durumlarda oldukça avantajlı ve ekonomiktir. Bu gibi ödeme kolaylıkları ile uygun fiyattan tedavi olmak isteyen hastalar ameliyatı geçirecekleri hastanenin ödeme planlarını inceleyerek ceplerine ve cinsel yaşamlarına fayda sağlayacak penil proteze uygun ücretler ile  sahip olabilirler.

Üç Parçalı Penil Protezi Fiyatları

Üç parçalı penil protezi fiyatları penil protezler içinde en yüksek maliyetli penis protezidir. Üç parçalı mutluluk çubuğu adı altında da anılan bu protezler diğer protez çeşitlerine göre çok daha avantajlı özelliklere sahiptir. Bunun nedeni katlanabilir yapısının oluşturduğu doğal görünüm ve pratikliğidir.

Mutluluk çubuğu ücretleri ürünün yapısına göre değişmektedir. Ürünün yapısı kullanıcıya ne denli fayda ve pratiklik sağlıyorsa ücretler de o denli artacaktır. Bunun nedeni, ürünün komplike yapısıdır. Peki üç parçalı penil protezi diğer penil protez çeşitlerinden ayıran ve fiyat yükselten özelliği nereden gelmektedir? Bu sorunun cevabı doğallıktır. Penil protez, kişiye bir defa yerleştirilen ve vücudunda sabit kalan bir üründür. Bu da, ürünün doğal yapılı olmasını gerekli kılmaktadır. Tek parçadan oluşan penil protezi deniz ya da havuz gibi çıplaklık gerektiren mekanlarda kendini belli edecektir. Sürekli sert kalan formu, dar kıyafetlerde kendisini belli edecek, bu da kullanan kişiyi yer yer rahatsız edecektir. İki ve üç parçalı protezler yani mutluluk çubukları ise katlanır yapısı ile mayo gibi dar kıyafetlerde kendisini belli etmeyecek, doğal bir görünüm ortaya çıkaracaktır. Bu nedenle uzman üroloji doktoru olarak ben fiyat yerine hastaların kullanım kolaylığını baz almasını tavsiye ederim.

Şişirilebilir Penil Protezi Fiyatları

Şişirilebilir penil protezi fiyatları değişkenlik gösterebilmektedir. Fiyatları değiştiren durum, makalemin önceki kısımlarında da detaylıca belirttiğim unsurlardan kaynaklanır. Ancak bunun dışında mutluluk çubuğu fiyatı değiştiren başka durumlar da söz konusudur. Bu durumlardan ilki operasyonun gerçekleştirileceği hastanedir. Eğer hastanın özel bir hastane tercihi varsa, doktordan alınan ameliyathane kullanım ücreti hastaneye göre değişecektir. Yüksek teknolojik donanımı olan ve fiyat politikası diğer hastanelere oranla daha yüksek fiyatlardan oluşan bir hastane doktordan daha yüksek ücret talep edecektir. Kar marjını korumak isteyen doktor bu noktada hasta tercihine bağlı oluşan bu farkı toplam ücrete yansıtacaktır. Hasta böyle durumlarda fazla para harcamadan yeterli donanımı olan bir hastanede operasyonu geçirmek istiyorsa araştırmasını dikkatli ve detaylı gerçekleştirmelidir. Yeterliliği olan, steril teçhizat kullanılabilecek iyi bir hastane seçmelidir. Eğer hasta bu araştırmayı gerçekleştirilecek donanıma sahip değilse doktoruna danışmalıdır.

Bükülebilir Penil Protezi Fiyatları

Bükülebilir penil protezi fiyatları her yıl değişkenlik göstermektedir. Bunun nedeni değişen enflasyon ve alım gücüdür. Bu konuya çoğu zaman doktorun yapabileceği bir durum yoktur. Zira protezin kendi fiyatı piyasada değişen fiyatlara etki etmektedir.

Hasta, protez için harcayacağı bütçenin fazla ya da az olduğunu kendi içinde değerlendirmelidir. Sorunlu bir cinsel yaşamı olan, alabileceği hazzı fizyolojik nedenlerden ötürü alamayan bir hasta bu durumu düzeltmek için ödeyeceği miktarın değip değmeyeceğini kendi içinde değerlendirmelidir. Kötü giden cinsel yaşam, evlilik yaşantısına da zarar vermektedir. Bu noktada bir kere ödenecek penil protezi fiyatı sorunsuz devam edecek bir cinsel yaşama değecek midir? Bu sorunun cevabını ancak hastanın kendisi verebilir.

Eğer kişi bükülebilir penil proteze sahip olmak istiyor ancak fiyatı karşılayamıyorsa alternatifleri değerlendirebilir. Bu alternatif yine ameliyatın gerçekleştirileceği hastanedir. Bazı hastaneler taksit ve öteleme gibi imkanlar sunmaktadır. Bunun dışında hastanelerin SGK anlaşması olup olmadığı da kişiye ödeme konusunda fayda sağlayacaktır. Devlet destekli hastane seçimi, bu noktada kişiye büyük fayda sağlayacaktır.

Penil Protezi Fiyatları SGK Karşılıyor Mu?

Penil protezi fiyatları SGK karşılıyor mu formunda pek çok soru ile karşılaşmaktayım. Bu sorunun cevabı değişkendir. Zira operasyonun gerçekleştirileceği hastaneye bağlı durum değişkenlik göstermektedir.

Özel hastanelerin her birinin kendine has fiyat politikaları vardır. Bu politika ödeme erteleme ve taksit olabileceği gibi muayene ve ameliyathane ücreti şeklinde de kendini gösterebilir. Ancak bunların dışında bazı hastaneler devlet ile işbirliği yapmaktadır. SGK karşılayan özel hastaneler olarak anabileceğimiz bu hastanelerin seçimi mutluluk çubuğu fiyatların için de hastaya fayda sağlayacaktır.

Ancak unutulmamalıdır ki SGK karşılayan ilk hastane kesinlikle tercih olmamalıdır. Ameliyathane ortamında bulunan teçhizatların yeterli olması tercihi etkilemelidir. Zira ameliyat anında yaşanabilecek bir komplikasyon ameliyathanede bulunan teçhizat eksikliği nedeni ile kötü sonuçlar verebilmektedir. Hasta burada öncelikli olarak kendi sağlığını düşünmeli ardından fiyat odaklı davranmalıdır.

Penil Protezi Fiyatları SGK Geri Ödemeli Mi?

Penil protezi fiyatları SGK geri ödemeli midir sorusunun cevabını esasen üst başlık altında vermiştim. Daha önce de değindiğim gibi SGK geri ödemeleri, hastanenin SGK anlaşması olup olmamasına bağlı olarak değişmektedir. Bu bağlamda hastanın operasyonu geçirmeye karar verdiği hastanenin devlet anlaşmalı olup olmadığını öğrenmesi gerekmektedir.

Pek çok özel hastanenin SGK anlaşması bulunmaktadır. Hasta bu hastanelerden birini penil protez için tercih ettiğinde ameliyat maliyetini düşürebilmektedir. Daha sonra devlet geri ödemesi ile fiyat düşüren bu hastaneler, iktidarsızlık sorunu ile başı ciddi dertte olan hastaları cinsel yaşama uygun fiyat ile geri kazandırabilmektedirler.

Eğer hastanenin SGK anlaşması yok ise devlet bu parayı ödemez. Yani, mutluluk çubuğu ücreti tamamen hastaya kalmaktadır.

Penil Protezi Fiyatları 2019

Penil protezi fiyatları 2019 için belli oranlarda yükselecektir. Her yıl enflasyonun yükselmesi ve ülkece ciddi bir ekonomik kriz yaşamamız bunun başlıca iki nedenidir. Ne var ki fiyat değişimleri söz konusu olsa da bu değişimler ciddi oranlarda değildir. Enflasyon ile mücadele eden pek çok hastane, ameliyathane ücretlerinde küçük oynamalar yapmıştır. Bu nedenle 2019 fiyatları 2018 fiyatlarından çok da farklı olmayacaktır.

Penil protez 2019 fiyatları için kesin bir fiyat bildirmek mümkün olmasa da sizlere yardımcı olabilmek adına ortalama fiyatlar vereceğim. Fiyatlar aşağıdaki gibidir.

  • Eğer protezin kendi fiyata dahil değilse işlem fiyatı 2200 dolardır.
  • Tek parçalı penil protez protez dahil 1400 dolardır.
  • Penis rekonstrüksiyonu penil implant dahil 1300 dolardır.
  • Penis replantasyonu fiyatı 2400 dolardır.
  • Penil revaskülarizasyonu 1650 dolardır.
  • Penis uzatma 720 dolardır.

Yukarıdaki fiyatlandırma daima geçerli değildir. Bu fiyatlar hastane, doktor ve tercih edilen mutluluk çubuğu çeşitleri ‘ne bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir.


WhatsApp-Image-2018-12-24-at-11.55.31-AM-1200x1200.jpeg

Böbrek taşı ameliyatı idrar yolları içerisinde meydana gelmiş mineral yapılı taşların çıkartılmasını kapsar. Ülkemizde oldukça yaygın görülen bir rahatsız olan bu taşlar, ameliyat yardımı ile çıkartılabilir. Bu yönü ile böbrek taşı tedavi edilebilir rahatsızlıktır.

Özellikle son 15 yılda görülme sıklığı oldukça artmış olan böbrek taşları doktorun uygun gördüğü yöntem ile kırılabilir ya da doğrudan açık böbrek taşı ameliyatı ile çıkartılabilir. Endoskopi, açık, kapalı ve lazer gibi pek çok farklı yöntemi olan tedavi sürecinde, yöntemi belirleyen farklı unsurlar vardır. Bu unsurların değerlendirilmesi sonucu ameliyat yöntemi doktor tarafından belirlenir.

Böbrek taşı kırma ya da çıkarma işleminde başarı oranları değişkendir. İzlenecek tedavi yöntemleri nasıl farklı farklı ise bu yöntemlerin başarı göstermesi de tıpkı yöntem gibi farklı farklıdır. Bu durum, gelişen teknoloji sayesinde her geçen gün bazı yöntemlerin popülaritesini yitirmesine neden olmaktadır.

Böbrek Taşı Ameliyatı Yöntemleri Nelerdir?

Böbrek taşı ameliyatı yöntemleri için pek çok farklı seçenek bulunmaktadır. Bu yöntemler içinden en eski yani ilkel olanı açık yöntemdir.

Yöntemlerin günümüzde popülaritesini belirleyen belli başlı unsurlar vardır. Bu unsurlar hastanın ameliyat sonrasındaki muhtemel genel durumu ile ilintili olduğu gibi ameliyat sonrasında oluşabilecek çeşitli komplikasyonlar ile de ilintilidir. Ayrıca ameliyat süresi de yine, yöntemin popülerliğini etkileyen başlıca etkenlerden birisidir. Zira ameliyat süresi ne denli fazla olursa bu hem hasta hem de doktor için o kadar kötüdür.

Ameliyat süresinin kısalması hastanın anestezi altında olması ile ilgilidir. Anestezinin kısa bir süreliğine alınması daima doktor için önemli olduğu kadar hasta ve hastanın genel sağlık durumu için de önemlidir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Açık

Böbrek taşı ameliyatı açık yöntem ile gerçekleştirilebilir. Bu yöntem, taşın idrar yollarından çıkarılması için kullanılan eski bir yöntemdir. İlkel olarak adlandırabileceğimiz bu yöntem, kesi içermektedir. Yani, doktor ameliyat dahilinde hastadan taşı çıkarmak için hastanın belirlenen bölgesine kesi işlemi gerçekleştirir.

Yöntem, gelişen teknolojik cihazlar ile geçerliliğini her geçen gün kaybetmektedir. Zira günümüzde bu işlem lazer ya da robotik cerrahi gibi yöntemler ile çok daha az tehlikeli bir biçimde gerçekleştirilebilir.

İyileşme süresi açısından da açık ameliyat yöntemi tercih edilmemektedir. Endoskopik yöntemin aksine keşide hastaya belirlenen ölçülerde kesi açılır. Daha sonra dikilen bu bölge, tamamen iyileşmek için belli bir süreye ihtiyaç duyar. Bu süre zarfında hasta bölgeye karşı ihtiyatlı yaklaşmalıdır. Hasta, doktorun önerdiği aralıklar ile bölgeye bakım uygulamalı, pansumanlarını belirli aralıklar ile değiştirerek tazelemelidir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Kapalı

Böbrek taşı ameliyatı kapalı yöntem ile gerçekleştirebilmektedir. Endoskopi içeren bu uygulama tıpta perkutan nefrolitotomi adı ile anılmaktadır. Açık yönteme oranla çok daha zahmetsiz bir yöntem olan kapalı cerrahi, açılan ufak bir delik yardımı ile gerçekleştirilir.

Aslında yöntemin gerçekleştirilmesinde kullanılan tek yöntem, bel hizasından delik açmak değildir. Bazı durumlarda doktor, belden bir delik açmak yerine hastanın doğal idrar yolu deliği üzerinden de endoskopik bir alet ile giriş sağlayabilir. Bu, çok daha doğal, çok daha istenilen bir yöntemdir.

Ancak bu yöntemin tercih edilmesi doktor ya da hastanın isteğine bağlı değildir. Zira bu yöntemde nasıl bir yol izleneceği taşın şekli ve büyüklüğüne göre değişmektedir. Eğer taşın yapısı bu yol ile çıkartılmaya müsait ise, hastanın vücut yapısına müdahale etmemek adına işlem idrar yolu deliği üzerinden zahmetsizce gerçekleştirilir.

Mini-Perkütan Nefrolitotomi yani PNL yöntemi ile sağlanabilen bu operasyon, şok yani ESWL yöntemi ile sorunlu bölgeye şok dalgaları gönderme prensibi ile de sağlanabilir.

Böbrek taşı ESWL yöntemi ile gerçekleştirilemediğinde doktorlar çoğunlukla PNL adı verilen mini peruktan nefrolitotomi ile vücuttan temizlenir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Lazer

Böbrek taşı ameliyatı lazer ile yapılabilir. Lazerle böbrek taşı kırma şeklinde de anılan bu yöntem, açık ya da kapalı cerrahinin popülaritesini etkilemektedir. Yöntemin açık ve kapalı yönteme nazaran çok daha zahmetsiz bir işlem olması bu etkileme işlemindeki en önemli değişkendir.

Son yıllarda popülaritesini arttıran bu yöntem, böbrek taşını parçalamaya yaramaktadır. Duruma göre çoğu zaman taşı toz haline getiren bu yöntem, gerek iyileşme süresi gerekse de kesi içermemesi ile oldukça avantajlıdır.

Ameliyatın kesi içermemesi, hastanın tedavi sonrası bakımını kolaylaştırmaktadır. Enfeksiyon riski gibi çeşitli komplikasyonları barındırmayan bu yöntem özellikle ameliyat işleminden korkan hastalar için altın değerindedir.

fleksibil üreterorenoskop adı verilen bir cihaz yardımı ile gerçekleştirilen yöntem, her geçen gün çok daha fazla hasta üzerinde kullanılmakta ve yüksek başarı oranı sağlamaktadır.

Böbrek Taşı Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Böbrek taşı ameliyatı riskleri her geçen gün başarı oranını arttıran yeni yöntemler ile risklerini azaltmaktadır. Gelişmiş teknolojik cihazlar ile yeni yöntemlerin ortaya çıkması, risklerin azalmasını sağlamaktadır.

Buna karşın tıpkı diğer tüm ameliyatlarda olduğu gibi böbrek taşı için gerçekleştirilen operasyonlarda da belli başlı riskler vardır. Risklerin en yaygın olduğu yöntem açık cerrahidir. Enfeksiyon gibi riskleri ortaya çıkartan bu yöntem, taşı tedavi ederken yan rahatsızlıkları ortaya çıkartabilmekte ya da bunları tetikleyebilmektedir.

Riskin en az olduğu yöntemler kesi içermeyen endoskopik müdahaleler ya da lazer gibi dalga tedavileridir. Çoğu zaman tek seansta işe yarayan bu yöntemler taşın yapısına göre bazen birden fazla (2-3) seansa ihtiyaç duyabilir. Yine de böbrek taşı ağrısı ile yakınan ve bundan kurtulma arzusu taşıyan hastalar birden fazla seans görmeyi göze almaktadır.

Böbrek Taşı Ameliyatı Ölüm Riski Var Mıdır?

Böbrek taşı ameliyatı ölüm riski diğer her ameliyat kadar tehlike barındırır. Bunun dışında doğrudan ölüme sebep olacak bir ameliyat değildir. Yine de bu duruma yol açabilecek durumlar vardır. Bu durumlar hastanın anesteziye verdiği tepki, kullanılan teçhizatların sterilliği ve sonrasında gerçekleştirilen bakım ile alakalıdır.

Bu riski ortadan kaldırmak adına enfeksiyon riski barındıran açık ameliyattan kaçınmak mantıklı bir hareket olacaktır. Ayrıca açık ameliyat gerçekleştirileceği durumlarda, hasta operasyon sonrası gerekli temizliği aksatmamalıdır. Bölgeyi temiz ve kuru tutmalı, bandajları belirlenen aralıklar ile değiştirmelidir.

Ayrıca doktorun uzmanlığı da bu noktada büyük önem taşımaktadır. Konuda uzman olmayan bir doktorun operasyonda hata yapması çok daha olasıdır.

Böbrek Taşı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Böbrek taşı ameliyatı nasıl yapılır formunda sualler ile sıklıkla karşılaşmaktayım. Bu suale verebileceğim pek çok farklı yanıt bulunmaktadır. Zira ameliyat yöntemi değiştikçe, böbrek taşını çıkartma işlemi de teknik ve kullanılan aletler bakımından farklılıklar göstermektedir.

Kapalı yöntem endoskopiktir. Burada izlenecek yol da ikiye ayrılmaktadır. Birinci yol bel hizasından bir belik açarak endoskopi cihazı ile böbreğe ilerlemektir. Diğer bir yöntem ise idrar çıkışı sağlayan delikten endoskopik cihazın girmesidir.

Açık yöntem ise kesi içermektedir. Burada, hastaya kalem ebatlarında bir kesi açılır ve böbrekteki taşa bu yolla ulaşılır.

Bazı durumlarda hastanın ağrı duymadan iyileşme sağlaması için hastaya narin yapılı bir katater takılabilmektedir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası

Böbrek taşı ameliyatı sonrası hastanın kendisine dikkat etmesi son derece önemlidir. Fazla hareket etmemesi, kendisini yormaması, alkol gibi kan sulandıran içkilerin tüketiminin kesilmesi, sigara gibi tütün ürünlerinin kullanımının kesilmesi ve besin değeri yüksek yiyeceklerin tüketilmesi son derece önemlidir.

Ameliyat sonrası hastanın dikkat etmesi gereken bir başka husus da pansumandır. Özellikle açık ameliyatlar için geçerli olan bu durum bölgenin enfeksyon kapmaması açısından büyük önem taşır. Ayrıca hastanın doktor verdi ise düzenli ilaçlarını içmesi ve kremlerini sürmesi büyük ölçüde önem taşımaktadır.

Ameliyat sonrası bakımın niteliği tercih edilen yönteme bağlı değişmektedir. En az bakım ihtiyacı duyan yöntem daima kapalı yöntemlerdir. Bu bakımdan hasta hızlı bir iyileşme talep ediyorsa önceliğini kapalı yöntemlerden yana kullanmalıdır.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası İyileşme Süresi Nedir?

Böbrek taşı ameliyatı sonrası iyileşme süresi ameliyatta kullanılan yönteme bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Hastanın günlük yaşantısına dönmesi açısından bu sürenin kısa olması tercih edilmektedir.

İyileşme süresini belirleyen faktörler aşağıdaki gibidir.

  • Ameliyatın kesi içermesi
  • Ameliyatta kanama olması
  • Böbreğin işlevselliği
  • Kalp ve akciğer gibi başka rahatsızlıkların hastada mevcut olması
  • Gerekli bakımların sağlanması

Sıklıkla ameliyat sonrası iyileşme süresi 1 gündür. Bu durum bazı durumlarda 2 günden fazlaya uzayabilmektedir. Kapalı ameliyattan sonra genellikle hasta belli bir süre ağrı duyabilmektedir. Buna karşın hasta günlük yaşamına çoğu zaman operasyonun ertesi günü dönebilmektedir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası Banyo Yapılabilir Mi?

Böbrek taşı ameliyatı sonrası banyo yapılabilir mi sualinin yanıtı da tıpkı iyileşme süresi gibi kullanılan yönteme bağlıdır. Kapalı yöntemlerden birisi ameliyat için kullanıldığı takdirde banyo yapma ertesi gün gerçekleştirilebilir. Bu daha çok endoskopik yöntemlerde kullanılır. Lazer yöntemi, ESWL yöntemi, PNL yöntemi gibi yöntemlerde banyo yapabilme süresi açık yönteme nazaran çok daha kısadır.

Açık ameliyat için banyo yapma süresinin uzun olması, bölgenin iltihaplanma ihtimalinin fazla olmasıdır. Bölgenin iltihap kaparak başka sorunlara yol açmaması, hastanın ağrı duymaması, operasyon sonrası hassaslaşan bölgenin zarar görmemesi bakımından açık ameliyatlarda banyo yapabilme süresi uzamaktadır. Bu süre çoğunlukla 3 ile 5 gün arasındadır.

Kısacası hasta, günlük yaşamına dönmek ve arzu ettiği duşu bir an evvel almak için açık yöntemden ziyade kapalı yöntemlerden birini tercih etmelidir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası Şişlik Olur Mu?

Böbrek taşı ameliyatı sonrası şişlik oluşması mümkündür. Zira uygulanacak operasyon türü açık da olsa kapalı da olsa bölgede cerrahi bir işlem gerçekleşmektir. Ameliyat sonrası oluşabilecek şişlikleler ve morarmalar oldukça normal karşılanmalıdır. Bu şişlik ve morartıların büyüklüğü hastanın vücudunun hassasiyetine göre farklılık gösterir, bunda endişelenecek bir durum genellikle yoktur. Ancak şişliğin iyileşme süresi cinsiyetinize, düzenli pansuman yapıp sargılarınızı gerekli sıklıkta değiştirmenize, dinlenmenize, sigara ve alkol tüketiminden kaçınmanıza ve sağlıklı beslenmenize göre değişiklik gösterecektir. Yine de enfeksiyon riski açısından ameliyat bölgenizdeki şişlikte gün geçtikçe küçülme göstermiyorsa bir uzman doktora görünmekte fayda vardır.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası İdrar Tutamama Olur Mu?

Böbrek taşı ameliyatı sonrası idrar tutamama durumu yaşanması halk arasında kulaktan kulağa yayılmış olan bir şehir efsanesi olmasına rağmen genellikle operasyon sonrasında karşılaşılan bir durum değildir. Bugüne kadar hastaların sadece %10’unda görülmüştür. İdrar tutamama vakası da üriner sistemle alakalı bir rahatsızlıktır ancak bu sistemde var olan başka bir rahatsızlıktan kaynaklanıyor olması muhtemeldir. Bu yüzden eğer böbrek taşı operasyonu sonrasında idrar tutamama sorunu yaşarsanız bir uzman doktora başvurup gerekli tetkikleri yaptırmanız ve sebebinin bulunması sağlığınız açısından önem arz etmektedir. İdrar kaçırmaya neden olan üriner sistem hastalıkları genellikle ilaçla tedavi edilebilmektedir. Ekstrem durumlarda ameliyatla tedavi uygulanma yoluna gidilebilir. Bu yüzden herhangi bir endişe duymanıza gerek yoktur.

Böbrek Taşı Ameliyatı Sonrası Akıntı Olur Mu?

Böbrek taşı ameliyatı sonrası akıntı olması durumu görülebilir ancak bu endişelenilmesini gerektiren bir durum değildir. Bazı durumlarda böbrek taşı ameliyatı esnasında DJ kateter takılması gerekebilir. Takılan DJ katetere bağlı olarak idrar yaparken yanma, sık sık idrara çıkma, idrar yolu enfeksiyonu (sistit), idrarda kan bulunması ya da geçici idrar tutamama gibi şikayetlerden biri ya da birkaçı gelişebilir. Fakat bilinmelidir ki bunlar nadiren gelişen ve çoğunlukla geçici durumlardır. Bu semptomlardan biri veya birkaçı eğer birkaç günden uzun sürerse uzman bir hekime görünmekte fayda vardır. Ameliyat sonrası başka komplikasyonlar gelişmiş olabilir ve bunun saptanması için bazı testler yapılması gerekebilir. Bu testler sorunun giderilmesi için önem arz etmektedir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Kaç Dakika Sürer?

Böbrek taşı ameliyatı kaç dakika sürer sorusunun cevabı da yine ameliyat için tercih edilen yöntem ile ilintilidir. Açık böbrek taşı ameliyatlarında operasyonun süresi taşın büyüklüğüne ve sıklığına göre değiş göstermesine rağmen ortalama 1 ile 2 saat sürmektedir. Kapalı böbrek taşı ameliyatlarında operasyon süresi kısalmaktadır. Yaklaşık 1 saat sürer. Hızlı iyileşme süresinin ve enfeksiyon riskinin düşük olmasının dışında bu yöntemin açık ameliyata göre daha çok tercih edilmesinin en önemli sebeplerinden biri de sürenin kısalmasıdır. Günümüzde en kısa süreye sahip olan operasyon çeşidi ise lazer ile gerçekleşen böbrek taşı ameliyatlarıdır. Bu yöntemde ise operasyon yarım saat ile 1 saat arasında gerçekleşir. Özellikle ameliyattan korkan ve kısa sürede iyileşip günlük rutinine dönmesi gereken hastaların en çok tercih ettiği operasyon türü lazer yöntemidir.

Böbrek Taşı Ameliyatı Fiyatları 2019 İçin Nedir?

Böbrek taşı ameliyatı fiyatları 2019 ‘da da 2018’deki fiyatlarına oldukça benzerlik göstermektedir. Ancak operasyon fiyatları doktordan doktora ve hastaneden hastaneye değişiklikler gösterebilmektedir. Anlaşmalı hastanelerde SGK geri ödemeleri mevcut olabilmektedir. Operasyon devlet hastanelerinde de gerçekleştirilebilir ancak çok ileri tarihe operasyon günü verdikleri için hastalık ilerleyebilir, ağrılarınız çoğalabilir ya da kanal yolu tıkanıp böbrek yetmezliğine sebebiyet verebilir. Bu gibi komplikasyonların gelişmemesi için mümkün olan en kısa süre içerisinde ameliyat olmanızda fayda vardır. Bazı hastanelerde ötelemeli ödeme imkanları da sunulmaktadır. Bu sebeplerden dolayı hastane ya da doktor seçerken bu unsurlara dikkat edilmeli, tercihinizi size ve bütçenize en uygun olan seçenekten yana yapmanızı tavsiye ederiz.




OP.DR. RUHİ GÜNGÖR





OP.DR. RUHİ GÜNGÖR