Makaleler


BHP tedavisi için halk arasında fazlaca laf kalabalığı var maalesef. Medikal olmayan sözde ilaçların bu denli yaygın olması da bunu kanıtlar nitelikte. Ne var ki bu tarz sözde ilaçların kullanılması başta böbrek olmak üzere vücutta bulunan diğer organlara zarar vermektedir. Bu nedenle de doktor tavsiyesi olmaksızın herhangi bir ilaç kullanmak bu noktada kesinlikle gerçekleştirilmemesi gereken bir davranıştır.

Bitkisel bir takım karışımlar da yine tedavi adı altında halk arasında sıklıkla kullanılmaktadır. Aktardan alınan çeşitli bitkiler bu noktada kişiye belli oranlarda fayda sağlayabilmektedir. Kabak çekirdeği ekstresi ya da bal kabağı çekirdeği ekstresi fayda sağladığı bilinen bitkisel ürünlerdendir. Yine de kişi bu bitkisel ürünleri doktora danışmadan kullanmamalı ya da doktor tedavisi yerine kullanmamalıdır.

Medikal BHP Tedavisi

Medikal BHP tedavisi önerilen tedavi yöntemidir. Uzman bir üroloji doktoruna danıştığınızda doktor size çeşitli testler uygular. Bu testler idrar akım testi olan üroflowmetri ya da prostat hacmini ölçen PSA testi gibi gerekli testlerdir. Yapılan bu testlerin sonuçları doktorun eline geçtiğinde gördüğü değerlere göre doktor nasıl bir tedavi yolu izleyeceğine karar verir. Bazı durumlarda doktor, iyi huylu prostat büyümesi olan BPH’yi cerrahi müdahale yani ameliyat / operasyon ile kontrol altına alırken bazı durumlarda da yalnızca ilaç tedavisini tercih edebilir. Ayrıca doktor gerekli bulduğu durumlarda her iki yöntemi de birbirini destekleyici bir biçimde tercih etmektedir.

Rahatsızlığı yok etmek adına doktorun hastaya önereceği tedavi yöntemleri ise aşağıdaki gibidir.

  • 5 alfa-Redüktaz İnhibitörleri
  • Minimal İnvaziv Teknikler
  • Açık Prostatektomi
  • Transüretral Kesi (TUIP)
  • Transüretral Rezeksiyon (TUR)

Bunlara ek olarak doktor, hastanın genel yaşantısında bir takım değişiklikler gerçekleştirmek isteyebilir ya da lazer tedavisi gibi farklı tedavi yöntemleri uygulayabilir.

Bitkisel BHP Tedavisi

BPH bitkisel tedavi

Bitkisel BHP tedavisi prostat büyümesi nedeni ile günlük yaşantısında sıkıntı çeken hastaları ilgilendiren bir konudur.

Ülkemizde pek çok kişi doktora gitme fikrinden bir hayli çekinmektedir. Kulaktan dolma bilgiler bu durumun ana nedenidir. Prostat bezinin vücutta yer aldığı kısım, muayene şeklinin zihnen  abartılması gibi nedenlerden erkekler prostat şikayetleri dayanılmaz bir noktaya ulaşmadan doktora danışmayı ret eder. Bunun bir sonucu olarak da hasta, yaşam şeklini olumsuz bir biçimde etkileyen hastalığa doktora gitmeden bir çözüm arar.

Hastalar, aktar gibi doğal ürün satışı yapan dükkanlarda;

  • Çuha Çiçeği
  • Kabak Çekirdeği Ekstresi
  • Bal Kabağı Çekirdeği Ekstresi
  • Cranberry Eksteresi
  • Hazenbel
  • Udu Hindi (Öd Ağacı)

Gibi doğada yetişen bitkilerin karışımı, yiyecekler ya da kurutulmuş halini prostat büyümesine karşın satın almaktadır. Bu bitki kuruları ve karışımlarının bilinen herhangi bir zararı olmadığı gibi bazı kişilerde hastalığın ilerlemesine engel olduğu da bilinmektedir. Ancak kesin bir tedavi için bunlar asla yeterli olmayacaktır.

BPH Tedavisi Ameliyat

BHP tedavisi ameliyat yolu ile de yapılabilir. Ancak bu seçim hastaya değil doktora kalmıştır. Unutulmamalıdır ki ameliyat seçeneği hem hasta hem de doktor için izlenecek en son yoldur. Bu tarz bir müdahale herkese uygulanmamaktadır.

İyi huylu prostat büyümesi için gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler aşağıdaki gibidir.

  • Minimal invaziv teknikler
  • Lazer cerrahisi
  • Açık prostatektomi
  • Transüretral kesi (TUIP)
  • Transüretral Rezeksiyon (TUR)
  • Transüretral Mikrodalga Tedavisi (TUMT)
  • Transüretral Prostat İğne Ablasyonu( TUNA)
  • Prostatik Stentler
  • Prostatik Üretral Lift
  • İntraprostatik Enjeksiyonlar

Minimal İnvaziv Teknikler

BHP tedavisi minimal invaziv teknikler adı verilen yöntem ile sağlanabilmektedir. Bu yöntem hastanın karın bölgesinde gerçekleştirilir. Ön karın duvarının kesi ile açılması sonucu başlatılan bu yöntem ayrıca başka rahatsızlıkların tedavisinde de tercih edilmektedir. Bu hastalıklar çoğunlukla kalp rahatsızlıkları ve fıtık gibi hastalıklardır.

Yaklaşık olarak 1 CM’lik bir kesi ile gerçekleştirilen minimal invaziv teknikler, esasında hasta ve doktorlar arasında pek popüler olan bir tedavi yöntemi değildir. Bunun nedeni operasyonun kesi içermesidir. Zira açılan kesi ne denli büyük ise iyileşme süresi de o denli uzun olacaktır. Ayrıca kesi olan bölgenin operasyon sonrası gerekli bakımlarının ihmal olmadan yapılmasının gerekmesi (bölgenin enfeksiyon kapmaması için) de bu yöntemin favori olmamasının ana nedenidir.

BHP Tedavisinde Lazer Cerrahisi

Lazer cerrahisi BPH tedavisi için tercih edilen bir yöntemdir. Farklı lazer tedavi yöntemlerini kapsayan bu cerrahi özellikle idrar yapma (işeme) ile ilgili sıkıntıları büyük oranda geçirmektedir.

Operasyon boyunca hastanın az kan kaybetmesi ve iyileşmenin çok daha hızlı gerçekleşmesi bu yöntemin oldukça sevilmesine ve doğal olarak tercih edilmesine zemin hazırlamıştır.

Lazer ışınlarının dalga boyuna bağlı olarak başarı gösteren bu yöntem su içeren dokular taradınfan emilmektedir.

Eskiden kullanılan lazer cerrahisinde lazer tibi Neomidyum YAG lazeri idi. Günümüzde bunun yerini kısaca KTP denilen potasyum titanil fosfat lazer almıştır.

Lazer çeşitleri aşağıdaki gibidir.

  • Holmiyum Lazer
  • Diod Lazer
  • Neomidyum YAG Lazer
  • Potasyum Titanil Fosfat (KTP)
  • Tulyum Lazer

Operasyon sonrası komplikasyon oluşumu oldukça az olmasına karşın görülmesi mümkündür.

Açık Prostatektomi

Açık prostatektomi BHP tedavisi için anestezi altında gerçekleştirilen bir başka cerrahi müdahaledir. Hastaya ve doktora bağlı olarak spinal ya da genel anestezi operasyon için hastaya uygulanmaktadır. Anestezi verildikten sonra yatay bir çizgi halinde yaklaşık 10 CM’lik bir kesi yapılır. Doktor, bu keşiden hastanın mesanesine ulaşır ve buradan prostatın gereğinden fazla büyümüş dokuları kesilerek çıkartılır.

Açık prostatektomi dikiş içermektedir. Açılan kesiler işlem bittikten sonra doktor tarafından dikilir. Dikişleri daha sonra alma mümkün olamayacağı için özellikle idrar kesesi dikişinde kendiliğinden vücutta eriyen (yok olan) dikişler atılır. Operasyon sonrası hastaya kateter takılmaktadır.

Operasyon sonrası oluşabilecek komplikasyonlar vardır. Bunlardan en sık rastlananı kesilip dikilen mesaneden daha sonra idrar kaçağı yaşanmasıdır. Bunun dışında;

  • Kanama
  • İdrar sıkışması (Kanamaya bağlı gelişir)
  • Enfeksiyon (İltihap)
  • Fıtık
  • Şişkinlik
  • İstifra (Kusma)
  • Ağrı
  • İdrar Kaçırma
  • Boşalma Sorunları

Gibi komplikasyonlara rastlamak da mümkündür.

Transüretral Kesi (TUIP)

Transüretral kesi yani TUIP BHP tedavisi için tercih edilen bir başka yöntemdir. 30 cc’den küçük prostatlar için tercih edilen bu yöntem median lobu bulunmayan kişilerde kullanılır. Diklemesine gerçekleştirilen kesinin yanı sıra prostat kapsülüne iki adet daha kesi operasyon dâhilinde gerçekleştirilir. Bu operasyonda herhangi bir doku çıkartılması yapılmaz.

Çoğunlukla cinsel hayatı olan erkeklerde tercih edilen bu yöntemin uygulanışı oldukça kısa bir süreye tekabül etmektedir.

Operasyon sonrası tekrar müdahale gerektirme oranı oldukça düşüktür. Ayrıca;

  • Kanama
  • TUR Sendromu
  • Üriner İnkontinans ve Enfeksiyon
  • Üretra Darlığı
  • Mesane Boyu Darlığı

Gibi komplikasyonlar operasyon sonrası görülebilse de görülme oranları totalde oldukça düşüktür.

Transüretral Rezeksiyon (TUR)

Klasik kapalı prostat ameliyatı anlamına gelen transüretral rezeksiyon yani TUR BHP tedavisi için tercih edilen bir başka operasyondur. Oldukça popüler bir iyi huylu prostat büyümesi tedavisi olan TUR iyileşme süresinin oldukça kısa olması ile her geçen gün popülerliğini arttırmaktadır.

Tamamen kapalı olan bu yöntem anlaşılacağı üzere kesi içermemektedir. Hastanın idrar çıkışını mümkün kılan delikten sistoskop ve rezektoskop adı verilen araçlar ile içeriye giriş sağlanır. Giriş başarı ile sağlandıktan sonra doktor, sorunlu bölgeyi iyileştirme yönünde çalışmalara başlar. İşlem bittiğinde doktor hastaya bir sonda takarak işlemi sonlandırır.

Operasyon sonrası iyileşme sürecinin oldukça hızlı olması, bakım ihtiyacının açık ameliyata göre çok daha az olması ve enfeksiyon kompikasyonunun da buna bağlı az görülmesi bu yöntemi favori yöntemlerden biri haline getirmiştir.

Transüretral Mikrodalga Tedavisi( TUMT)

Transüretral mikrodalga tedavisi adı verilen TUMT BHP tedavisi ısı ile sağlanır. İntraüretral alet aracılığıyla mikrodalga radyasyon yayarak etki eden bu tedavi, prostat dokusunu sertleştirmesi amacı ile kullanılır. Prostat bezinde ihtiyaç duyulan sertliği elde etmek adına mikrodalga enerji kullanılan minimal invaziv bir iyileştirici hamledir. Burada amaç prostatın hacim değerini düşürmek ve hastada görülen rahatsız edici belirtileri kontrol altında tutmaktır.

Transüretral Prostat İğne Ablasyonu( TUNA)

Radyo frekans tedavisi olarak da anılan transüretral prostat iğne ablasyonu kısaca TUNA olarak da anılır. TUNA BHP Tedavisi için tercih edilen bir yöntemdir. Prostat büyümesine bağlı olarak hastada ortaya çıkan belirtileri hafifletmek veya tamamen ortadan kaldırmak maksadı ile gerçekleştirilen bu yöntem idrar akışını engelleyen dokunun hasar görmesini hedef alır. Tahribat prensibine bağlı olarak çalışan bu yöntem nadiren de olsa tekrarlayabilir.

Operasyon sonrası komplikasyon riski diğer tüm tedavi yöntemlerinde olduğu gibi vardır. Komplikasyonlar çoğunlukla enfeksiyon yani iltihaplanma ve idrar yapmakta zorlanma şeklinde kendisini gösterir.

Ayrıca idrar tutamama şeklinde komplikasyonların da görülebildiği bu tedavi doktorun gerekli görmesi halinde hastaya takılan bir katater ile (küçük bir boru) kontrol altın alınabilir. Böyle durumlarda kateter çoğunlukla birkaç gün ya da birkaç hafta hastada kalır.

Prostatik Stentler

Prostatik stentler BHP tedavisi için tercih edilen bir başka yöntemdir. Çoğunlukla medikal tedavilerin cevapsız kaldığı durumlarda tercih edilen bu yöntem cerrahi müdahale yapılması gereken durumlarda tercih edilir. Ameliyat gibi komplike bir tedaviye uygun olmayan hastalarda kullanılan bu yöntem ince bir tüp yardımı ile üretra bölgesini genişleten bir araçtır.

Yay benzeri görüntüsü ile bilinen stentlerin yerleştirilmesi oldukça basittir. Operasyon sonrası hastanede kalmaya gerek olmayan ve genel anestezi olmaksızın uygulanan bu yöntem ayrıca operasyon sonrası kanama ihtimalinin düşük olması nedeni ile de popülerdir.

Kısa sürede hastaya uygulanması ile de hasta ve doktora avantaj sağlayan bu yöntemin elbette dezavantajları da mevcuttur. Bu dezavantajlar şu şekildedir.

  • Stent takıldıktan sonra stendin yerinden oynaması
  • Sık idrar yapmaya neden olması
  • İdrar kaçırmaya neden olması
  • Ağrıya neden olması

Prostatik Üretral Lift (PUL)

Prostatik üretral lift BPH tedavisi için kullanılabilecek bir başka tedavi yöntemidir. Bu operasyonda amaç prostat büyümesi nedeni ile idrar yapmakta zorlanan hastaların rahatlatılmasıdır. Bu bağlamda operasyon, tıkanıklığa neden olan dokuların sıkıştırılarak idrar geçişine izin verecek biçimde konumlandırılmasıdır.

Kısaca PUL olarak da bilinen prostatik üretral lift, endoskopi yardımı ile yapılan kapalı bir yöntemdir. 80 GR’dan küçük büyüklüğe sahip prostatlar için tercih edilen bu yöntem, hastaya büyük ölçüde fayda sağlar. Bu faydalardan ilki operasyon sonrası  taburcu olma süresinin oldukça kısa olmasıdır. Operasyondan yalnızca birkaç saat sonra çıkış izni alan hastalar, gün içinde dinlenmek kaydı ile taburcu olabilmektedir.

Spinal anestezi ile lokal olarak uyuşturulmaya maruz kalan hasta, operasyon sonrası genel anestezi almadığı için kendisini çok daha çabuk toparlar.

İntraprostatik Enjeksiyonlar

İntraprostatik enjeksiyonlar BPH tedavisi dahilinde hastaya gerçekleştirilebilir. Botoks enjeksiyonu BPH tedavisinde çoğunlukla plastik cerrahlar tarafından gerçekleştirilir.

Tedavinin yan etkisinin olmaması, herhangi bir kesi içermemesi ve operasyon sırada / sonrasında herhangi bir ağrıya neden olmaması son yıllarda bu tedavinin oldukça popülerleşmesine yol açmıştır.

Lokal olarak uygulanan spinal anestezi ile gerçekleştirilen bu tedavi, hastaya işlem sonrasında normal yaşama hızlıca dönme imkanı sağlar.

Tek seferde uygulanan (tek seansta etki) ve hemen hemen 15 dakika gibi kısa bir sürede biten işlem ayrıca hastalarda %50’lik bir prostat hacmi azalmasına neden olur.

Hızlı etki gösteren ve açık ameliyata göre çok daha avantajlı olan bu yöntem, kısa süre içinde hastaya daha kolay idrar yapma imkanı sunmaktadır.

 



Prostat, her erkekte bulunan bir organdır. Organın varlığı yaşamın devamlılığı için şarttır. Bunun nedeni; organın salgıladığı salgılardır. Salgıladığı salgılarla prostat, sperm kalitesini doğrudan etkiler. Salgılar spermin canlılığını ve hareket etme özelliğini muhafaza eder. Bu da döllenme için sağlıklı sperm kalitesi meydana getirir. İstisnasız her erkekte bulunan organ, bu nedenle çok önemlidir.

Belli bir süre sonra bu organda büyüme saptanabilir. Lakin saptama çoğunlukla büyümenin başladığı an olmaz. Büyüme ancak belli bir seviyeye geldiğinde fark edilir. Bunun ana nedeni oldukça basittir. Kişiye yansıttığı semptomlar… Bu nedenle büyüme, çoğunlukla ileri evrelerde saptanır.

Büyüme, bu organda görülen rahatsızlıklardan yalnızca biridir. Organı saran zarın iltihaplanması da sık görülmektedir. Bunun dışında tümör oluşumuna bağlı kanser de yine sık görülen organ hastalıklarındandır.

Prostat Nedir?

Prostat nedir sorusunun en basit cevabı organdır. Erkeklere has olan bu organ oldukça işlevseldir. Çocuk sahibi olmak isteyen erkekler için sağlıklı olması şart olan bu organ, bezimsi bir yapıya sahiptir. Bez formatındaki dokusu ile önemli olduğu kadar hassas bir bezdir. Bu nedenle erkeklerin organı olası darbelerden koruması oldukça önemlidir. Bulunduğu bölgeye gerçekleşecek bir darbe, bu organın zedelenmesine yol açacaktır.

Erkeklere has prostatın üreme konusuna tek katkısı spermlerin canlılığı ve hareketliliği ile ilgili değildir. Döllenme için uygun ortamı da hazırlar. Spermin tutunmasına sağlayacak pıhtılaştırma özelliği ile prostatın döllenmeye katkısı oldukça büyüktür. Yaşamın sürekliliği ve mutlu bir ailenin dinamikleri için büyük önem taşıyan prostata bu anlamda oldukça dikkat etmek gerekli muayene ve kontrolleri aksatmamak gerekmektedir.

Prostat Belirtileri Nelerdir?

Prostat belirtileri nelerdir şeklinde yöneltilen sorular aslında oldukça anlamsızdır. Zira prostatın gösterdiği herhangi bir belirti yoktur. Bu mühim organ tıpkı böbrek gibi herhangi bir belirti göstermez. İnsan vücudundaki hiçbir organ, rahatsızlanmadığı sürece belirti vermez. Bu nedenle bu soru da oldukça anlamsız kalmaktadır.

Sorunun bu biçimde sorulması elbette toplumda var olan algı ile alakalıdır. Erkekler için adeta bir korkulu rüya olan bu organın rahatsızlanması, organ hakkında olumsuz bir yargıya varılmasına neden olmuştur. Bu algı da zaman içinde organın başlı başına bir rahatsızlık, yani hastalık olarak algılanmasına yol açmıştır. Toplumda yaygın olarak görülen bu çarpık düşünce oldukça yanlıştır. Prostatın varlığı, başta erkekler olmak üzere herkes için önemlidir. Rahatsızlanmadığı sürece organın varlığı pozitif etkilere sahiptir.

Prostat Muayenesi

Prostat muayenesi, prostatta yer alan rahatsızlığı teşhis etmek için önemlidir. Oldukça büyük bir öneme sahip olan organda farklı rahatsızlıklar seyir edebilir. Bu rahatsızlıkların tespiti, hastalığı ortadan kaldırmanın ilk adımıdır. Kişide yarattığı semptomlar ile çekilmez bir hale gelen rahatsızlık ancak doğru teşhis ile ortadan kaldırılır.

Muayene tek tip değildir. Öncelikli olarak muayene için hasta şikayetleri dinlenir. Lakin bu, rahatsızlığın teşhisi için yeterli değildir. Bu noktada devreye, fiziksel muayene girer. Elle muayene olarak da anılan bu muayene teşhis için adeta vazgeçilmezdir. Ardından gerçekleştirilecek “PSA testi” gibi çeşitli testler varsa büyümeyi sayısal değerlerle saptar. Prostatın çapını belirlemeye yarayan bu test erkekleri elle muayeneden çok daha az korkutmaktadır.

Rektal Tuşe Muayenesi

Rektal tuşe muayenesi aynı zamanda rektal tuş muayenesi, elle muayene ya da fiziksel muayene gibi isimlerle anılır. Erkekleri oldukça ürküten bu uygulama, günümüzde teşhis için şarttır. Erkekleri muayenenin makat yolu ile gerçekleştirmesi korkutmaktadır. Bu da pek çok erkeği önce alternatif bir muayene arayışına sevk etmektedir. Araştırmalar sonucu alternatif bir muayene çeşidi bulamayan erkek bazı durumlarda rahatsızlığı göz ardı etmektedir. Prostat belirtisi arttıkça kişi muayene fikrine ısınmakta ya da prostata bitkisel çözümler aramaktadır. Çözümün alternatif tıpta aranması, çoğu zaman rahatsızlığın ileri evrelere taşınmasına yol açmaktadır.

PSA Testi

PSA testi prostatın muayenesinin bir parçasıdır. Test sonucunda PSA değeri belirlenen prostatın sonuçları doktor tarafından incelenmelidir. Bu inceleme sonucu doktor, rahatsızlığın giderilmesinde nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecektir.

Prostat Hastalıkları

Prostat hastalıkları, farklı çeşitlerde görülebilmektedir. Her bir çeşidi hasta için moral bozucu olan bu hastalıklar; iltihaplanma, iyi huylu büyüme, tümörleşme, kanser formlarında görülebilir. Erkek, bu rahatsızlıkların hangisinden mustarip olursa olsun belirti açısından durum üzücüdür. Çoğu zaman sertleşme önünde bir engel olan bu hastalıklar kişinin psikolojik durumunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bunun ana nedeni hastalıkların gösterdiği benzer semptomlardır. İdrar yapma sorunları gibi sorunlar hali hazırda kişiyi günlük yaşamdan soyutlarken işin içine bir de cinsellik girdiğinde sorun daha da depresif bir hal alabilir. Erkeğin kendine olan güvenini doğrudan etkileyen bu durum kişide endişe bozukluğu adını verdiğimiz anksiyete artışına neden olacaktır.

Prostat İltihabı (Prostatit)

Prostat iltihabı, prostatta bulunan zarın enfeksiyon kapması ile meydana gelir. Prostatın zarında iltihaplanma anlamına gelen bu hastalık toplumda yaygın biçimde görülür. Erkeklerin %50’sinin yaşamları süresince en az bir kere yakalandığı bu rahatsızlık, 50 yaş altı erkeklerde en sık rast gelinen hastalık olma unvanını taşımaktadır.

Ciddi bir üreme sistemi hastalığı olan bu hastalık farklı bir isimle de anılmaktadır. Bu isim prostatittir. Prostatit ismi ile bilinilen bu rahatsızlığın tedavisinde yoğunlukla antibiyotik bulunmaktadır. Burada amaç, antibiyotik yardımı ile bezimsi yapıdaki bu organın zarında yer alan iltihabın kurutulmasıdır.

Halk arasında prostat nezlesi ismi ile de anılan bu rahatsızlık, cinsel yönden yeni aktifleşen erkeklerde görüşmeye başlar. Popo bölgesinde görülen ağrılar ile kendisini belli eden bu rahatsızlık, kronik özellikler gösterebilmektedir.

Prostat İltihabı Belirtileri

Prostat iltihabı belirtileri kısaca prostatit belirtileri olarak da tıpta geçmektedir. Hastalık, popo bölgesinde oluşturduğu ağrılar ile oldukça rahatsız edici özelliklere sahiptir. Büyüme ve kanserle karşılaştırıldığında yaş bakımından belli bir aralığı olmayan bu hastalık; çeşitlerine göre farklı belirtiler yansıtabilmektedir. Akut ve kronik olmak üzere iki çeşidi olan bu rahatsızlık bakteriyel nedenlere bağlı olarak oluşur.

Kısacası bakteri kaynaklı oluşan bu hastalık, ister kronik olsun isterse de akut; rahatsız edici belirtiler sergiler. Her iki çeşidi de rahatsızlık verici belirti sergileyen bu hastalık özellikle akut çeşidinde çok daha zorlayıcıdır. Kronik hastalığın belirtileri akuta nazaran daha yayılmacı özellik gösterir. Akut prostatit, çok daha ani başlayan semptomlarla daha şiddetli ve yoğun biçimde kendisini gösterir.

Akut Prostat İltihabı Belirtileri

Akut Prostat iltihabı belirtileri, akut prostatit belirtileri olarak da adlandırılabilir. Kronik prostatite oranla çok daha ciddi semptomlar sergileyen bu hastalık, şiddetli ağrılara neden olur. Yine de burada unutulmaması gereken nokta, bu rahatsızlığın belirtilerindeki şiddet kişiden kişiye değişebilmektedir. Belirtilerin kişiden kişiye farklılık göstermesindeki ana nedenler şu şekilde açıklanabilir. Öncelikle her insanın aynı ağrıya vereceği tepkiler farklıdır. Herkesin acı eşiği birbirinden farklıdır. Diğer bir etken de rahatsızlığın gösterdiği semptomların kişiden kişiye farklılıklar gösterebilmesidir

Belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Ateşte yükselme
  • Üşüme & Titreme
  • Bulantı & Kusma
  • İdrar Yapma esnasında şiddetli ağrı & yanma
  • İdrar yapma esnasında zorlanma & damdalar halinde idrar boşaltımı
  • İdrar renginde bulanıklaşma & idrarda kan bulunması
  • Makat & testislerde yoğun ağrı
  • Eklem & kaslarda yoğun ağrı
  • Cinsel isteksizlik
  • Normalden fazla görülen idrar yapma ihtiyacı
Kronik Prostat İltihabı Belirtileri

Kronik prostat iltihabı belirtileri tıpkı akut olanda olduğu gibi kronik prostatit belirtileri olarak da anılmaktadır. Semptomlar yani gösterdiği belirtiler bakımından kronik çeşit akuta benzer. Buna karşın kronik prostatit akut olana nazaran daha hafif seyir eder. Çoğunlukla orta yaşlı erkeklerde ve genç erkeklerde rast gelinen bu hastalık, bakteri sayısındaki artış ya da sık idrar yolu enfeksiyonu  geçirme ile ortaya çıkar. Belirtiler bu çeşitte daha yavaş ortaya çıkar. Hatta öyle ki kimi hastalarda bu belirtilerin dikkat çekici hale gelmesi birkaç yılı alabilir.

Belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Meni & İdrarda Kan
  • Yoğun öfke & stres
  • Erken boşalma
  • Boşalma esnasında duyulan ağrı
  • Nadiren de olsa ateş, sıtma & bitkinlik
  • İdrar yapma esnasında zorlanma & düşük düzeyde ağrı
  • İdrar yapma esnasında yanma hissetme
  • Bilhassa geceleri olmak üzere sık idrar boşaltma isteği
  • Ani gelen idrar yapma ihtiyacı

Prostat Büyümesi

Prostat büyümesi, toplumda erkekler arasında sıklıkla görülmektedir. 25’li yaşlardan itibaren görülen büyüme ileri evrelere geçmediği sürece fazla semptom göstermez. Buna karşın 25 yaşında fazla sorun çıkartmayan bu hastalık, hastanın ileri yaşlara gelmesi ile ivme kazanır. Bilhassa 40’lı yaşlardan sonra kişiye ciddi rahatsızlıklar verilen bu hastalık farklı çeşitlerde görülebilmektedir.

Yaklaşık olarak 18 gram civarında olması beklenen bu bezimsi organ, 15 – 25 ml’lik bir hacme sahip olmalıdır. Bunun üzerindeki değerler büyümeye işaret eder.  Tedavi edilmediği takdirde alt idrar yollarında rahatsızlığa neden olan büyüme iyi huylu olarak görülebilmektedir. Lakin prostatta meydana gelen iyi huylu büyüme dahi kişide rahatsızlık uyandırır. Bu bakımdan büyümenin çoğunlukla baş gösterdiği 25’li yaşlardan itibaren düzenli kontrollere gitmek büyük önem taşımaktadır.

Prostat Büyümesi Belirtileri

Prostat büyümesi belirtileri kendisini üç farklı kategoride gösterir. Erkekler için oldukça ürkütücü olan büyüme; depolama, işeme ve işeme sonrası gösterdiği belirtiler ile oldukça rahatsız edicidir.

Depolama açısından incelendiğinde bu belirtiler kendisini sık idrara çıkma, idrar yapma amacı ile geceleri sık sık zamansız uyanma, beklenmedik anlarda beliren idrar yapma ihtiyacı, istemsizce idrar boşaltımı yapma yani idrar kaçırma şeklinde gösterir.

İşeme esnasında büyüme hastaya idrar akışında farklılıklar ile gösterebilir. İdrar tazyikinin azalması anlamına gelen bu belirtiyi işeme yönü de takip eder. İşeme yönünün tek bir yönle kısıtlı kalmaması yani idrarın çatallanarak dağılması sık görülen bir durumdur. Bunun dışında zorlanmaya bağlı aralıklarla idrar yapma, boşaltımı sağlamak adına ıkınma ihtiyacı duyma, boşaltım öncesi bekleme yani idrar yapma süresinin artması şeklinde kendisini gösterebilir.

Belirtiler kendisini idrar boşaltım sonrası iç çamaşırına istemsizce idrar kaçırma ve idrar torbasını tam boşaltamama hissi şeklinde göstermektedir.

İyi Huylu Prostat Büyümesi

İyi huylu prostat büyümesi kansere oranlandığında çok daha az endişe uyandırıcı bir rahatsızlıktır. Toplumdaki pek çok erkekte yaşa bağlı görülen bu büyüme belli bir süre rahatsızlık verici boyutlarda değildir. Rahatsızlığın ileri boyutlara taşınması, bu hastalığın rahatsızlık verici boyutlara ulaşmasına neden olur. Bu nedenle büyümenin yoğunluklu olarak başladığı yaşlara dikkat etmek büyük önem arz etmektedir. Burada söz konusu olan başlangıç yaşı çoğunlukla 25 olsa da durum kişiden kişiye değişebilmektedir.

Çoğunlukla elli yaş üstü erkeklerde ciddileşen büyüme ve buna bağlı oluşan rahatsızlık rahatsızlığın geç teşhis edilmesindeki ana nedendir.

İyi Huylu Prostat Büyümesi Belirtileri

İyi huylu prostat büyümesi belirtileri, idrar yaptığımız dolu daraltması bakımından can sıkıcı bir hal alabilir. BPH belirtisi olarak da anabileceğimiz bu semptomlar, kendisini farklı aşamalarda gösterir. Bunlar idrar yapma öncesi, idrar yapma anı ve idrar yapma sonrası olarak aşamalandırılabilir.

İdrar Yapma Öncesi Aşaması
  • İstenilen ve normal olan sıklıklar dışında idrara çıkma ihtiyacı
  • Uyku esnasında idrar yapma isteğine bağlı görülen uyanma, uykusuzluk
  • Beklenmedik biçimde bastıran idrar yapma ihtiyacı
  • İdrar tutmakta zorlanma
  • Alta idrar kaçırma
İdrar Yapma Aşaması
  • İdrar akışınsa gözle görülür azalmalar
  • İdrar yönünün sabit olmaması
  • İdrar boşaltımı sırasında mola
  • İdrar boşaltımını tamamlamak için ıkınma ihtiyacı hissetme
  • Boşaltım öncesi zamana ihtiyaç duyulması ve buna bağlı tuvalette uzun zaman geçirme
İdrar Yapma Sonrası Aşaması
  • İdrar torbasında hala idrarın kaldığına yönelik düşünceler oluşması
  • Boşaltım sonrası külota idrar bulaştırma

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, tıpkı toplumda sıklıkla rast geldiğimiz kanser oluşumu ile aynı oluşuma sahiptir. Bir akciğer kanseri ya da bir meme kanseri gibi prostattaki kanser de insan vücudunda bulunan sağlıklı hücre üretiminin bozulması ile meydana gelir. Tümör yani ur olarak da adlandırılan sağlıksız bir doku kitlesi ile kendisini gösteren kötü huylu bozulmuş hücreler tedavi edilmediği takdirde çoğalacaktır. Çoğalmasına bağlı olarak hızla yayılım gösteren bu kanser türü yakınındaki sağlıklı dokulara bulaşarak kanserin evresini ileri boyutlara taşıyacaktır. Bu detay göz önüne alındığında kanserde erken teşhisin önemi de tartışılmaz bir hal almaktadır.

Çoğunlukla idrar yapma ile ilgili sıkıntılar doğuran bu tümörleşme, hastanın şikayetleri danışmak ve gidermek amacı ile gittiği doktorca kolaylıkla teşhis edilebilir. İdrar testi, elle makat muayenesi, PSA, biyopsi ve transrektal ultrasonografi b-teşhis aşamasında kullanılan inceleme yöntemleridir.

Prostat Kanseri Belirtileri

Prostat kanseri belirtileri, prostatta görülen diğer rahatsızlıkların belirtileri ile benzer nitelikler taşır. Erken dönemde sessiz seyredebilen bu kanser, ileri evrelere geçtikçe kişiyi hastaneye gitmeye sevk edici belirtiler gösterir. Hastada şikayete neden olan bu belirtiler tıpkı büyüme ve iltihap durumlarında olduğu gibi idrara sık çıkma ve buna bağlı uykusuzluk ile kendisini göstermektedir. Damla halinde olan ve şiddeti düşük olan idrar akışını tek seferde tüm boşaltımı yapamama şeklinde de kendini gösterir. Bazı hastalarda hiç boşaltım yapamama şeklinde kendisini gösteren bu rahatsızlık ayrıca cinsel yaşamı da etkileyecek semtomlar gösterir. Bu semptomlar cinsel birleşme ve orgazm sırasında ağrı ve yanmanın yanı sıra menide ya da zevk suyu adı da verilen er suyunda kan görülme şeklinde olabilir.

Prostat Kanseri Evreleri

Prostat kanseri evreleri, 4 aşamadan oluşur. 4 farklı evreden oluşan bu kanser, kendisini iki türde göstermektedir. Bu türler klinik evre ve patolojik evredir. Klinik evre sürecinde doktor fiziksel muayene adı verilen rektal tuşe muayeneyi gerçekleştirmesi en uygun evredir. Bu evrede gerçekleştirilen makat muayane, çeşitli tesler, alınan biyopsi örnekleri ve diğer tüm tetkikler hastalığın boyutunu anlamak için uygun aralıktadır. Zira doktorun rahatsızlığın hangi boyutta olduğunu tespit etmesi en kolay bu evrede gerçekleşmektedir.

Patolojik evre daha ileri kanser evresidir. Bu evreye gelesiye kadar çoğunlukla ameliyat gerçekleştirilmiş ve hasarlı doku hastadan alınmıştır. Lakin elbette bunun aksi durumlar da söz konusu olabilmektedir. Yine de eğer gereken ameliyat yapılmışsa ameliyat ile alınan doku laboratuvar ortamında incelenecektir. Bu inceleme klinik evreden çok daha güvenilir sonuçlar doğurmaktadır.

Prostat Tedavisi

Prostat tedavisi, komplike bir işlemdir. Bunun ana nedeni prostatın farklı nedenler ile rahatsızlanmasıdır. Bu rahatsızlanmalar kişide BPH adını verdiğimiz iyi huylu büyüme olabileceği gibi kanser de olabilir. Tümör olarak da adı geçen bu rahatsızlanma dışında iltihaplanma da prostatta meydana gelebilir.

Kısacası bu organın tedavisi için izlenecek yol; rahatsızlığın türüne bağlıdır. Eğer hasta iltihaplanmadan şikayetçi ise BPH tedavisi anlamsız bir uygulama olacaktır. Bu uygulamanın anlamını yitirmemesi açısından gerekli muayene, test ve kontrollerin eksiksiz tamamlanması gerekmektedir. Bilhassa rektal tuşe muayenesinin önem kazandığı teşhis sürecinde başarı sağlanırsa hastalığın tedavi başarısı da artacaktır.

İşte bu noktada uzman bir üroloji doktoru olarak sizlere tavsiyem kulaktan dolma bilgiler ve ön yargılar ile muayene sürecine yaklaşmamanız olacaktır. Doktorunuzun gerekli gördüğü tüm muayene ve test süreçlerini eksiksiz tamamlamak rahatsızlığın bir an evvel giderilmesi için şarttır.

Prostat İltihabı Tedavisi (Prostatit Tedavisi)

Prostat iltihabı tedavisi, prostatit tedavisi olarak da anılır. Hastalığın çeşidi doktorun hangi tedavi yolunu izleyeceğinde belirleyici rol oynar. Gerçekleştirilen test ve muayenelerin yanında hasta şikayetlerinin dinlenmesi ile hastalığın çeşidi belirlenebilir. Bu işlem gerçekleştirildikten sonra detaylı bir tedavi planı oluşturulur.

Tedavi yoğunluk ile antibiyotik içerir. Ağzı yolu ile alınan antibiyotikler ile iltihap kurutulmaya, giderilmeye çalışılır. Tedavi, eğer rahatsızlık ileri boyutlarda ise farklı önemler ile sağlanabilir. Özellikle akut prostatitte hastalık ileri safhalara ulaştıysa doktor hastayı hastaneye yatırmayı düşünebilir.

Rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde prostatın zarında bulunan iltihap kana karışabilir. Bu durum hasta için olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Ölüme kadar götüren bu durum, yarattığı komplikasyonlarla oldukça ciddidir.

Tedavi sürecinde hastanın şikayetlerine bağlı olarak ek medikal ilaçlar doktor tarafından reçete edilebilir. Kas gevşetici ve ağrı kesici gibi ilaçların yanı sıra tedaviye destek olması amacı ile kişiye çeşitli vitamin yüklemeleri yapılabilir.

Prostat Büyümesi Tedavisi

Prostat büyümesi tedavisi, farklı yöntemlere sahiptir. Bu yöntemler özellikle büyüme BPH adı verilen iyi huylu tipteyse çeşitlenir. Haplar ile sağlanan ilaç takviyeleri, bölgeye yerleştirilen stentler, tıkanıklık açma, kesi bulundurmayan ameliyatlar ve kesi bulunduran ameliyatlarla sağlanabilir. Bunun dışında tedavi kapsamında takip de yapılmaktadır.

Sistoskopi, ultrasonografi, idrar miktar ölçümü, idrar akım testi ve PSA gibi testlerle büyüme tespit edildikten sonra Alfa Bloker ve 5-Alfa Redüktaz İnhibitörleri ilaç tedavisi orta düzeyde rahatsızlığı olan hastalarda kullanılmaktadır. BPH hastalarının sıklık ile tercih ettiği bu medikal ilaç tedavisi operasyonlara nazaran çok daha zahmetsiz olması nedeni ile sıklıkla kullanılır.

İyi Huylu Prostat Büyümesi Tedavisi

İyi huylu prostat büyümesi tedavisi; düzenli takip, medikal ilaç ve girişimsel tedaviler ile sağlanmaktadır. Burada hangi yöntemin seçileceği doktorun edindiği bilgilere bağlıdır. Gerçekleştirilen test ve muayeneler ışığında doktorun uygun gördüğü yöntem kimi zaman tek başına uygulanabileceği gibi kimi zaman birkaç yöntemin bir arada kullanması ile yürütülebilir. Bu durumu belirleyen unsur büyümenin ne denli olduğu, hastanın genel sağlık durumu, hastanın yaşı ve sahip olduğu diğer hastalıklar ile doğrudan alakalıdır.

Hastalığın şiddetli seyir etmediği ve hasta şikayetlerinin fazla olmadığı durumlarda doktor, hafif girişimler ile hastalığı tedavi edebilir. Hafif girişimler; prostatik stentler ve idrar kanalındaki tıkanıklıkların giderilmesini kapsamaktadır.

Diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda tedavi cerrahi operasyon yani ameliyatlar ile sağlanabilmektedir. İdrar akımını kuvvetlendirmek adına yapılan operasyonların yanı sıra kapalı ve açık ameliyat şeklinde operasyonlar da gerçekleştirilmektedir.

Kapalı Prostat Cerrahi

Kapalı prostat cerrahi, sıklıkla tercih edilen bir başka tedavi yöntemidir. Taburcu olma süresi bakımından hastaya avantaj sağlayan bu operasyon yalnızca doktor gerekli gördüğünde gerçekleştirilir. Operasyon sırası ve sonrasında hastada herhangi bir beklenmedik komplikasyon olmazsa hasta, ortalama bir – iki günde hastaneden çıkışını alabilir. Açık ameliyat kesisi olmadığı için hızlı bir iyileşme sürecine sahip olan bu yöntem; hastada fazla ağrı, sızı ve sancıya neden olmaz.

BPH tedavisinde yer alan cerrahi müdahaleler göz önüne alındığında oldukça zararsız görünen bu operasyon BPH tedavisi için sıklıkla tercih edilmektedir. Yıne de bu yöntem öncelikli tercih edilen bir tedavi yolu değildir. Doktor, öncelikli olarak daha basit tedavi yöntemlerini tercih etmektedir. Bu yöntemlerin faydasız kaldığı durumlarda kapalı cerrahi açık olana nazaran çok daha avantajlıdır.

Açık Prostat Cerrahi

Açık prostat cerrahi yöntemi doktorların kapalı cerrahi yöntemlere nazaran çok daha seyrek tercih ettiği bir yöntemdir. Bunun ana nedeni, operasyonun kesi içermesidir. Kesi olması, operasyonu hem daha komplike bir hale getirecek hem de hastanın iyileşme sürecini negatif yönde etkileyecektir. Hasta, operasyon sonrası daha uzun müddette iyileşeceği için günlük yaşama dönmek hasta için daha zor olacaktır. Sosyal ve iş yaşamını direkt olarak etkileyecek bu operasyon yine de gerekli olduğu durumlarda mutlaka bir uzman tarafından gerçekleştirilmelidir. Operasyon korkusu duyarak rahatsızlığı ertelemek, etki etmeyecek diğer tedavi yollarında diretmek ve kulakltan dolma bilgilerle rahatsızlığı kendi kendine iyileştirmeye çalışmak bu noktada hastaya faydadan çok zarar getirecektir. Hasta bu yolla sosyal ve iş yaşamında daha aktif rol oynamayı amaçlasa da durum, bunun aksi sonuçlar doğuracaktır. Rahatsızlık tedavi edilememesi nedeni ile ilerleyecek ve oluşturduğu semptomları şiddetlendirecektir. Bu da hastanın sosyal ve iş yaşamından her hâlükârda uzaklaşmasına neden olacaktır.

Prostat Kanseri Tedavisi

Prostat kanseri tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığın tedavisinde farklı yöntemler izlenmektedir. Aktif izlem, cerrahi müdahale, radyoterapi ve hormon tedavisi bu yöntemlerin isimleridir.

Aktif İzlem

Aktif izlem çoğunlukla hastalığın yavaş biçimde seyir ettiği durumlarda tercih edilir. Bu gibi durumlarda aktif izleme söz konusu iken herhangi bir müdahale söz konusu değildir. Tümörün sağlıklı diğer dokulara sıçramadığı durumlarda tercih edilen bu yöntem operasyonu ya da diğer tedavi yöntemlerini atlatamayacak ileri yaştaki, yaşlı insanlarda uygulanmaktadır.

Cerrahi Operasyon (Müdahale)

Cerrahi operasyon yani müdahale bu organda görülen kanserin tedavisinde sık sık tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Prostatın komple çıkartılmasını kapsayan bu operasyon radikal prostatektomi adı verilen bir ameliyat ile sağlanır. Ameliyat sonrası hastalarda geçici ya da kalıcı olmak üzere sertleşme sorunları, idrar kanalı daralması ve idrar kaçırma gibi rahatsızlar görülebilmektedir.

Radyoterapi

Radyoterapi basitçe ışın tedavisidir. Radyasyon tedavisi adı da verilen bu uygulama ile prostatta yer alan kanserli hücreler yok edilir. Büyümeyi de önleyecek bu uygulama erken evrelerde cerrahi müdahale yerine ya da müdahale sonrası kalan kanser hücrelerinin tamamen yok edilmesinde kullanılır.

Hormon Tedavisi

Hormon tedavisi kanser yayılımının durdurulmasına büyük rol oynamaktadır. Bunun nedeni, kanserin çoğalarak yayılmak için testorteron adı verilen erkeklik hormonuna ihtiyaç duymasıdır. Yapılacak tedavi kapsamında bu hormonun üretilmesi kontrol altına alınır. Kontrol altına alınma ile birlikte kanserde görülen yavaşlama hastanın genel sağlık halinde de iyileşmeye neden olur.

Tüm bu iyi yönlerine rağmen hormon tedavisi sonuçlarında dezavantajlar vardır. Bu dezavantajlar aşağıdaki gibidir.

  • Sertleşme sorunları
  • Cinsel isteksizlik
  • Göğüs ucunda hassasiyet
  • Kemik erimesi

En Çok Merak Edilenler

Makalemin sonuna yaklaşırken siz değerli okuyucularımın en çok merak ettiği sorulara yanıt vermeyi tercih ettim. Bunca yıllık doktorluk hayatımda hastalarımdan gelen bu soruları sorulma popülaritesine göre aşağıdaki başlıklar altında sıra ile yanıtladım. Arzu ederseniz sizi de daha fazla merakta bırakmadan başlığın metnini burada sonlandırıyor ve en merak edilen sorulara tecrübe ve bilgim dahilinde yanıtlar veriyorum. Hazırsanız başlayalım!

Prostat kanseri öldürür mü?

Prostat kanseri öldürür mü şeklinde sorular doktorluk kariyerim boyunca en sık rastladığım soru hiç şüphesiz ki. Bu nedenle soruları yanıtladığım bu bölüme bu başlık ile giriş yapmak istedim.

Bu rahatsızlık özellikle erken teşhis edildiği takdirde ölümcül değildir. Cerrahi müdahaleler ile sorunlu bezin çıkartılması ve çeşitli diğer yöntemler ile rahatsızlık ortadan kaldırılabilir. Bu gibi durumlarda herhangi bir ölüm riski yoktur. Eğer kanser tedavi edilmezse, sorunlu dokuda yer alan tümörler sağlıklı dokulara sıçrayarak yayılım gösterecektir. Bu da zaman içinde kişiyi ölüm ile yüzleştirebilmektedir.

Tümör, kemiklere sıçradığı takdirde tedavi zorlu bir süreç alır. Ölüm riskini oldukça fazla arttıran bu durum; yine de belli oranlarda kontrol altına alınabilir durumdadır. Doktor tarafından reçete edilen bir takım ağrı kesici ilaçlar ve kemoterapi hastanın yaşam süresini uzatmaktadır.

Üroflovmetri ölçümü neden yapılır?

Üroflovmetri ölçümü neden yapılır sorusunun cevabı aslında oldukça basittir. Bu ölçüm, idrar akım hızınızla ilgilidir. Hızın tespit edildiği bu ölçümde amaç; prostatın idrar akımına ne derece etki ettiğini anlamaktır.

Prostat ilacı isimleri nelerdir?

Prostat ilacı isimleri nelerdir sorusuna yanıt vermek esasında etik olarak yanlıştır. Zira bir hasta bu tarz medikal ilaçları kendi kendine kullanmaya başlamamalı, değiştirmemeli ya da kullanmayı kesmemelidir.

Tedavide kullanılan ilaçlar elbette değişiktir. Benzer biçimde ilaçların gösterdiği yan etkiler ve rahatsızlığa etkisi de değişmektedir.

  • Bitkisel ilaçlar
  • Alfa-Blokerler
  • 5 Alfa-Redüktaz İnhibitörleri (5ARI)
  • Çeşitli ilaç karışımları
  • Fosfodiesteraz 5 İnhibitörleri (PDE5)
  • Muskarinik Reseptör Antagonisleri (MRA)

Yukarıda belirtmiş olduğum ilaçlar, organda sahip olan rahatsızlığa, rahatsızlığın tipine, rahatsızlığın evresine, hastanın kullandığı diğer medikal ilaçlara, hastanın sahip olduğu diğer rahatsızlıklara göre değişiklik göstermektedir. Burada tedaviyi belirleyici daima doktordur. Uzman üroloji doktorunuz gerçekleştirdiği tetkikler sonucunda size en uygun ilaç çeşidini seçecek ve bu tedaviyi gerekli ise diğer yöntemler ile destekleyecektir.

Rektal tuş muayenesi nasıl yapılır?

Rektal tuş muayenesi yani fiziksel muayene; pek çok erkeği korkutması ile bilinir. Bu durum elbette muayenenin makattan gerçekleştirilmesidir.

Muayene kapsamında doktor; eline daha önce kullanılmamış, temiz bir eldiven geçirir. Hasta uygun pozisyona alındıktan sonra işlem başlatılır. Eldivene kayganlaştırıcı bir jel ile kayganlık kazandıran doktor anüs yolu ile parmağını prostata doğru ilerletir. Bu yolla doktor, prostatta meydana gelen anomalileri tespit eder. Sanıldığından çok daha kolay bir yöntem olan bu muayene rahatsızlığın teşhisi açısından olmaz olmazdır.

Prostat nerde bulunur?

Prostat nerede bulunur sorusu yine sıklıkla karşılaştığım bir diğer sorudur. Nerededir şeklinde soruların cevabı ise oldukça basittir. Bu bez dokusu ile oldukça hassas bir yapıya sahip olan bu organ; erkekte idrar torbasının altında yer alır. Mesane ile idrar kanalının birleştiği kısımda bulunan bu organ, kanalı çevrelemektedir. Yani bu organ için idrar kanalının hatırı sayılır bir kısmını oluşturuyor demek yanlış olmayacaktır.

Teşhis için makat muayenesi şart mıdır?

Teşhis için makat muayenesi şarttır. Bu yöntem yerine geliştirilen herhangi bir alternatif bulunmamaktadır.

Prostat ne işe yarar?

Prostat ne işe yarar sorusunu esasında makalemin başında yanıtlamıştım. Lakin kısaca belirtmek gerekirse bu organ doğurganlığa büyük etki etmektedir. Erkekte yer alan meni yani spermin kalitesini direkt olarak etkileyen bu bezimsi organ spermlerin yumurtayı döllemesi için gerekli olan canlılığı sağlar. Spermin döl yatağındaki hareketliliğini sağlayan bu organ ayrıca sağladığı pıhtılaştırma etkisi ile de spermin tutunma olasılığını arttırır. Tüm bu bilgiler ışığında erkekleri korkutan bu organın oldukça yararlı olduğu gönül rahatlığı ile söylenebilir.

Erkeklerde aktive olması ile bilinen bu organın sağlıklı olması boşalma sorunları yaşamamak adına da oldukça önemlidir. Prostatta görülen herhangi bir rahatsızlık kimi zaman dolaylı olarak kimi zaman da direkt olarak seks performansını etkilemektedir.

PSA testi neden yapılır?

PSA testi neden yapılır sorusunun cevabı, bu testin prostata ilişkin önemli veriler sağlamasıdır. BPH adı verilen iyi huylu büyüme ve kanserin karıştırılmaması açısından yapılması son derece gerekli olan bu test ayrıca bu organın hacmini belirlemek için de önemlidir. Ayrıca bu test mevcut iyi huylu büyümenizin olası risklerini belirlemek amacı ile de kullanılmaktadır.

Prostat kontrolü gerekli midir?

Prostat kontrolü gerekli midir sorusunun yanıtı esasında oldukça ortadadır. Cevap elbette; evet gereklidir. Prostatta yer alan rahatsızlığın ilerlemesini kontrol altında tutmak adına bu kontroller aksatılmadan sürdürülmelidir. Kontrolleri tedaviyi uygulayan doktor ile sürdürmek, sürecin işleyişini görmek açısından pozitif etkilerde bulunur. Yine de hasta, arzu ederse ya da mevcut doktorunu yeterli görmezse doktorunu değiştirebilir. Gerçekleştirilecek kontrollerin standart olması bu noktada hastaya seçenek şansı sunmaktadır.

İdrar testi ve kültürü neden yapılır?

İdrar testi ve kültürü yapılmasının nedeni, mevcut belirtilerin neyden kaynaklandığını saptamaktır. Basit bir idrar yolu enfeksiyonu olup olmadığını ekarte etmenin etkili yollarından biri olan bu test, ayrıca prostatit olup olmadığını da ortaya koymakta etkilidir. Eğer hastada mevcut bir enfeksiyon varsa ayrıca yapılacak kültür testi ile hangi tür antibiyotik ilaca ihtiyaç duyulduğu da belirlenecektir.

Prostat olma yaşı nedir?

Prostat olma yaşı için kesin bir ibare vermek doğru değildir. Bunun nedeni prostatit adı verilen iltihaplanmanın her yaşta ortaya çıkarken kanser ve büyümenin yoğunlukla ileri yaşlarda görülmesidir. Yine de ortalama bir yaş aralığı vermek gerekirse; iltihaplanma cinsel isteğin başlaması ile görülebilir.

Bu organda görülen büyüme yaşı ise 25’tir. Ancak 25 yaşında gözlemlenen büyüme çoğunlukla aktif bir tedaviye ihtiyaç duymaz. Aktif izleme yöntemi ile takip edilmesi gereken bu büyüme hastaya çoğunlukla 40 yaş sonrası sorun yaratacaktır.

Bu organda görülen tümörleşme yani kanser de 40 yaş sonrası görülmektedir. 50 – 60 yaş arası görülme sıklığı ivme kazanan kanserleşmede erken teşhis çok önemlidir.

PMR nedir ve neden ölçülür?

PMR nedir sorusuna vereceğim yanıt işeme sonrası kalan idrarın ölçülmesidir. Boşaltım sonrası idrar torbasında kalan idrarın ölçümü bu test ile sağlanır. Bu testin gerçekleştirilmesindeki amaç mesanenin tam anlamı ile boşalıp boşalmadığını anlamaktır. Test sonucu ortaya çıkan artış, doktora hastanın mesanesinin başarı göstermediğini anlatır. Sağlanması gereken fonksiyonların başarılı biçimde sağlanmadığını ortaya koyan bu test üretra bölümünde herhangi bir tıkanıklık olduğuna işaret eder.

Prostat ölçümü nedir?

Prostat ölçümü nedir sorusunun cevabını aslında makalemin bu bölümünde açıklamıştım. Cevap PSA başlığının altında yer almaktadır.

BPH seks hayatını nasıl etkiler?

Gösterdiği etkilerle BPH seks hayatını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Yalnızca seks hayatını değil sosyal yaşamı da ani sıkışma gibi idrar yapma alışkanlıkları ile sabote eden bu rahatsızlık, kişiyi asosyal bir yapıya büründürebilir.

Gece sık sık çişe çıkma nedeni ile kişide bitkinlik yaratan bu hastalık sekste aktif rol oynamanız için size yeterli enerjiyi bırakmayabilir. Bunun dışında yarattığı psikolojik etkilerle yatakta partnerinize karşı kendinizi yetersiz görmenize neden olabilir. Bu durum elbette ereksiyona olumsuz yönde etki etmesi bakımından seks yaşamınıza darbe indirebilir.

Kadınlarda Prostat Var Mıdır?

Kadınlarda prostat var mıdır sorusunun cevabı elbette hayırdır. Prostat erkeklere has bir organ olup spermler ile yakından alakalıdır. Sperm üretimi gibi salgıların üretiminden sorumlu bu organ ayrıca döllenmeye yaptığı yardımlar ile erkeklere üretkenliğine fayda sağlayan bir yapıdadır.

Retrograd Ejakülasyon Nedir?

Boşalma sırasında meninin artık üretradan kopmamasına bağlı olarak idrar torbasına püskürülmesine ve oradan da idrar yolu ile vücuttan atılmasını kapsar. İyi huylu büyümeye ilişkin gerçekleştirilen cerrahi operasyon daha sonraları retrograd ejakülasyon oluşturabilir. Ayrıca bu durum bazı medikal hap kullanımı ve bu hapların türleri ile de yakından ilintilidir.

Gerçekleştirilen Cerrahi; Erektil Disfonksiyona Sebep Olur Mu?

Her zaman için geçerli olmasa da çoğu zaman cerrahi; erektil disfonksiyona sebep olmaz.

Transüretral Prostat İnsizyonu (TUIP) Nedir?

Transüretral prostat insizyonu yani kısa ismi ile TUIP prostatla ilintilidir. TUIP işlemi kesi içeren bir operasyon olup idrar akımının normale döndürülmesini amaçlar. Uzman üroloji doktoru tarafından gerçekleştirilecek olan bu işlem, mesane boynundan prostat bezine doğru gerçekleştirilen kesi işlemini içerir.

Günümüzde bu işlem pek sık uygulanmaz. Bunun nedeni tedavi amacı ile piyasada mevcut olan ilaçların iyi huylu büyüme tedavisinde benzer etkilerde bulunmasıdır.

Açık Prostatektomi Nedir?

Prostatı olması gerekenden çok daha fazla büyük olan, genellikle ileri yaştaki erkeklerde kullanılır. Bu işlem tıpkı TURP işlemine benzer. Bu benzerlik iki işlemin de kesi içermesinden kaynaklanmaktadır. Lakin TURP’dan farklı olarak açık prostatektomi işleminde kesi, mesane boyunca değil karın kesisi ile sağlanır.

Lazer Tedavisi Nasıl Bir Uygulamadır?

Lazer tedavisi oldukça etkili ve yeni sayılabilecek bir yöntemdir. Operasyonda az miktarda kan kaybının olması bu işlemin tercih edilmesindeki ana nedendir. Lazer tedavisi için gerçekleştirilen işlemde prostatı kesmek ya da buharlaştırmak yoğun lazer ışınları ile sağlanır.

Prostat Stentleri Nasıl Bir Uygulamadır?

Prostat stentleri hafif bir tedavi yöntemidir. Burada amaç üretrayı açık biçimde muhafaza etmektir. Ayrıca yerleştirilecek bu stendler ile doktor, hastanın mevcut idrar akımını artırmak yani normal seviyeye çekmeyi amaçlar. Bu işlem çoğunlukla cerrahi bir işlemi gerek genel sağlık nedeni gerekse de diğer sağlık nedenleri ile gerçekleştiremeyecek durumda olan erkekler için kullanılır.

Transüretral İğne Ablasyonu (TUNA) Nedir?

Transüretral iğne ablasyonu na kısaca TUNA adı verilmektedir. İşlem radyofrekans enerji içermektedir. Bu işlemdeki amaç prostatta yer  alan dokuyu sertleştirmektedir. Bu amaç doğrultusunda işlem ısı içermektedir.

Bu işlemin gerçekleştirilmesindeki diğer amaçlar ise aşağıdaki gibidir.

  • Prostat hacmini düşürmek
  • Belirtileri kontrol altına almak

Transüretral Mikrodalga Tedavisi (TUMT) Nedir?

Trandüretral mikrodalga tedavisi kısaca TUMT kısaltma adı ile anılır. TUNA işlemi ile benzer amaçlar edinen bu işlem tıpkı transüretral iğne ablasyonu gibi prostatı olduğundan çok daha sert bir hale getirmeyi amaçlar. Bu amaç doğrultusunda işlem mikrodalga enerji kullanır. Ayrıca işlemin amacı tıpkı TUNA’da olduğu gibi prostatın mevcut hacmini düşürmek ve semptomları düzenlemektir.

Prostat Tedavisinde Uygulanan İlaç Kombinasyonları Nasıldır?

Prostat tedavisinde uygulanacak pek çok ilaç vardır. Bazı durumlarda doktor, bu ilaçları kendi içinde belli bir düzene sokarak karıştırabilir. Bu karışımlar yani kombinasyonlar sıklıkla aşağıdaki gibidir.

  • Alfa-bloker ile 5 Alfa-redüktaz inhibitörleri
  • Alfa-bloker ile muskarinik reseptör antagonistleri

Şeklindedir. Buradaki amaç bu karışımla çok daha güçlü bir savunma mekanizması oluşturmaktır. Zira bu ilaçlar her ne kadar kendi başlarına oldukça etkili olsa da gerekli durumlarda çok daha etkili olabilmektedir. Ancak bu ilaçların bir arada kullanımı daima hastaya avantaj getirmez. Hastada çok daha fazla yan etki oluşturacak bu durum oluşturduğu yan etkiler nedeni ile ancak doktor önerisi ile kombin edilebilir. Doktorlar çoğunlukla bu karışımları orta ya da ileri derece belirti sergileyen hastalara önermektedir.


prostat.jpg

Prostat; tüm erkeklerde bulunan bir organdır. Bez benzeri bir yapıya sahip olan bu organ yaklaşık olarak bir ceviz büyüklüğündedir. Yaklaşık 18 gram ağırlığına sahip bu organ idrar kanalını sarmaktadır. İdrar torbasının altında, rektumun ise önünde yer alan organ üreme işlemine katkıda bulunur. Salgıladığı salgılarla sperm dostu olan bu organ çoğunlukla 40’lı yaşlara kadar herhangi bir sorun teşkil etmez. Spermlerin canlı kalmana imkân sağlayan bezimsi yapıya sahip bu organ; 40’lı yaşlardan sonra büyüyebilir. İltihaplanma gibi farklı rahatsızlıkların da görülmesi oldukça muhtemel olan organ, zaman zaman kırk yaşından daha genç erkeklerde de görülebilmektedir. Bu nedenle 25 – 30 yaş arası erkeklerin belli aralıklarla muayeneden geçmesi büyük ölçüde önem taşır.

Prostat Büyümesi

Prostat büyümesi; 25 yaşından itibaren erkeklerde görülebilen bir rahatsızlıktır. 25 – 30 yaş arası bilhassa rastlanan büyüme özellikle 40 – 50 yaş arası ivme kazanır. Her erkekte olmasa da çoğu erkekte rastlanan bu rahatsızlık kişiye fiziksel ve ruhsal bir takım sıkıntılar verebilmektedir.

Döllenmeye yardımcı olması işe bilinen organ, büyümesi halinde kişiye rahatsızlık verebilecek bir takım durumlar doğurabilir. Büyüme ilerledikçe rastlanan rahatsızlık durumları da artacaktır. Bu nedenle büyümede erken teşhis oldukça önemlidir.

Erkeklere özgü bu organ normalde ceviz büyüklüğünü geçmeyecek ebatlara sahiptir. Cevizden daha büyük ölçülere sahip olan organlar için büyümeden bahsetmek bu nedenle yerinde olacaktır. Rahatsızlığın sebep olduğu etkileri azaltma ve olası ilerlemeyi durdurarak gelecekte daha büyük sıkıntılar yaşamamak adına kişi belirtilerin kendinde olup olmadığını zihninde irdelemeli, düzenli aralıklarla kontrollerden geçmelidir.

Prostat Belirtileri

Prostat belirtileri; büyüme söz konusu olduğunda kişide görülmeye başlanır. Bazı durumlarda kişi büyümeye maruz kalsa dahi herhangi bir belirti göstermeyebilir. Büyümenin sessiz kalması diye açıklayabileceğimiz bu durum oldukça tehlikelidir. Zira herhangi bir belirti göstermediği için kişi bir sorun olmadığını düşünecek ve önlem ile tedavi için herhangi bir aksiyonda bulunmayacaktır.

Belirti gösteren durumlarda kişi üriner sistemi ile ilgili bir sıkıntı olduğunu tahmin edebilir. Zira prostat büyümesi belirtileri;

  • İdrarı yapmaya başlarken zorlanma
  • İdrar tazyikinin zayıf (az) olması
  • Kesik kesik idrar yapma
  • İdrar yaptıktan sonra idrar torbasını tam anlamıyla boşaltamama hissi
  • Günde bir saatten daha kısa sürede idrara çıkma isteği
  • Aniden gelen idrar yapma isteği
  • Ani gelen idrar yapma isteğine bağlı idrar kaçırma, idrarı tutamama

 

Prostat Muayenesi

Prostat muayenesi; pek çok yönü ile erkekleri geren bir konudur. Organın konumu, muayene yerini de etkilediği için pek çok erkek kontrollerini aksatmaktadır. 5 farklı muayene şeklinin bulunması hastaların yaşadığı korkuyu yenmesine çoğunlukla yeterli olmamaktadır. Fiziksel muayene, PSA, Üriner USG, Üroflowmetri ve kreatin gibi yöntemler şu şekildedir:

Fiziksel muayene elle gerçekleştirilen bir yöntemdir. Makattan parmakla yapılan müdahalede doktor büyüklüğü ve ele gelen herhangi bir kitle olup olmadığını rahatlıkla değerlendirebilir. Bu nedenle rektal tuş muayenesi adı da verilen bu fiziksel kontrol, prostat teşhisi konmasında kilit rol oynamaktadır.

PSA yöntemi, prostat şikayetleri ile hastaneye başvuru gerçekleştirilen hastalarda kanser şüphesi nedeniyle uygulanan bir yöntemdir. PSA muayenesi tek başına teşhis koymada yeterli değildir; doğru teşhis için fiziksel yöntemlerin de kullanılması şarttır. rahatsızlığın iyi huylu büyümesi olarak kabul edilen bph’nın yanında bez; hacim olarak hiç büyümeden ve idrar yapma şikayetleri yaratmadan da kanser geliştirebilir, bu nedenle psa takibi çok önemli bir olgudur.

Üriner USG, prostat hacminin ölçülmesi, mesane kapasitesinin değerlendirilmesi, idrar yapma sonrası idrar torbasında kalan idrar miktarının tespiti (PMR) ve böbreklerin durumu için ultrasonografi yapılmasıdır.

Üroflowmetri, idrar tazyikinin değerlendirilmesi için gerçekleştirilen bir testtir. Testin yapılış şekli, hastanın iyice sıkıştırılarak özel bir aletin içine idrarını yapması şeklindedir.

Kreatin; idrar yaparken zorlanmanın böbrek fonksiyonlarının bozulması nedeni ile olup olmadığını anlamaya yarar.

Prostat Tedavisi

Prostat tedavisi; çok eski zamanlardan bu yana deneme şeklinde kullanılarak geliştirilmiştir. Halen ilaç halinde piyasaya sürülen pek çok bitki ekstresi bulunmaktadır. Prostata ameliyatsız çözüm arasında yer alan bu tedavi yalnızca kısmi iyileşme sağlamaktadır.

Günümüzde tıp bu rahatsızlığın şikâyetleri için iki farklı ilaç grubu geliştirmiştir. Birinci grup alfa bloker adı verilen ve organda bulunan düz kaslarda ve idrar kanalında gevşemeye neden olan ilaçlardır ve konuyla ilgili tüm hastalara verilebilir. İkinci grupta ise organın hacmini küçülten ilaçlar yer almaktadır. İkinci grupta yer alan ilaçlar yalnızca organ hacminin 40 ve üzeri gramajlarında etkili olur.

“BPH tedavisi” olarak da adlandırabileceğimiz bu tedavi seçeneğinde bir diğer seçenek ise cerrahi müdahaledir. Kapalı ve açık cerrahi müdahalelerin yer aldığı bu tedavi yönteminde TUR operasyonu adı verilen kapalı yöntemi çok daha popülerdir. Bunun nedeni açık cerrahiye nazaran;

  • Hastanın daha çabuk iyileşme göstermesi
  • Kanama miktarının azlığı
  • Operasyon sonrası konforun daha yüksek olması
  • Operasyon sonrası taburcu olma süresinin daha kısa olması gibi pek çok faydası vardır.

 

 


Prostat-Muayenesi.jpg

Prostat muayenesi pek çok erkeğin adeta fobisi haline gelmiş durumda. Muayenenin makattan el ile yapılması; erkeklerin muayene ve kontrollerden kaçınmasına yol açıyor. Rektal tuşe muayenesi adı verilen bu işlem, pek çok erkeğin erken teşhisten faydalanmasına engel oluyor. Muayene olup, tedavi yoluna gitmektense çoğu erkek semptomları baskılıyor ve tedavi olmayı dahi reddediyor.

Son derece kısa süren muayene işleminin hastalarda bu denli korku uyandırması oldukça üzücü bir durum. Zira erken teşhisin önemini düşününce muayeneden kaçınmak oldukça anlamsız bir hal alıyor. Herhangi bir acı hissetmeden çok kısa sürede tamamlanabilecek bir işlemin yersiz utanç ve korkularla ötelenmesi ve böylece geri dönüşü olmayan sonuçlara sebebiyet vermesi oldukça üzücü…

Muayene işleminin parmak müdahalesi ile yapılması erkeklerde homofobi duygularını uyandırabiliyor. Ülkemizde oldukça yaygın bir fobi türü olan homofobiden mustarip kişiler; kanser olma riskini bile göze alarak muayeneden kaçınıyor. Sağlığını tehlikeye atıyor. Farklı evrelerden oluşan prostat kanseri, sırf bu nedenle teşhis edilemiyor. Teşhis edilmemesi durumunda kanser ileri evrelere sıçrıyor. İlerleyen kanser kişinin önce hayat standartlarını düşürüyor, ardından da ölümle dahi sonuçlanabiliyor!

Prostat Kontrolü Nereden Yapılır?

Prostat kontrolü nereden yapılır sorusu bir doktor olarak sıklıkla karşılaştığım bir soru. Prostatın idrar torbasının hemen altında rektumun ise hemen önünde üretra denen işeme kanalının orada yer alması, muayene işleminin nereden yapıldığı ile ilgili endişelere mahal veriyor. Hasta için endişe uyandırması anlaşılabilir bir durum olsa da kontrollerin önemi göz önüne alındığında muayene tıbbi bir zorunluluk diyebilirim.

Prostat kontrolü makattan gerçekleştiriliyor. Doktorun işaret parmağı yardımı ile gerçekleştirdiği kontrol; doktora hastada prostat büyümesi olup olmadığına dair hayati ipuçları veriyor.

Prostat büyümesi durumunda kanser riskini göz ardı etmemek gerek. Özellikle 50 yaşın üstündeki erkeklerde bu risk oldukça yüksek. Kan tahlili ve tuşe muayenesini kapsayan bu tespit tek başına kan tahlili ile arzu edilen güvenilirliği sağlamaz. Laboratuvar ortamında yapılan PSA tahlili (testi) bu nedenle mutlaka ama mutlaka rektal muayene ile birlikte yapılmalıdır.

Prostat Muayenesi Nasıl Yapılır?

Prostat muayenesi nasıl yapılır sorusu pek çok erkeğin zihninde dolaşıyor. Belli durumlarda zorunluluk diyebileceğimiz bu işlem, steril ortamda eldiven yardımı ile yapılır. Eline steril bir eldiven geçiren üroloji doktoru (ürolog) eldiveni bir jel ile kayganlaştırılır. Jel ile kayganlaşmış işaret parmağı hastanın makat bölgesinden içeri girer. Rektumda bulunan son kısım, anüs ve prostat bezi bu yollar ile kontrol edilir. Herhangi olağandışı bir durum ya da büyüme saptanma amaçlanır. Hasta için pek de rahat olmayan bu muayene prostat rahatsızlıkları teşhisi için olmazsa olmaz bir durumdur. Başka bir alternatifi bulunmayan rektal tuşe işlemi, prostat kanseri teşhisinde olmazsa olmaz bir teşhis yöntemi.

Prostat Muayenesi Neden Önemlidir?

Prostat muayenesi neden önemlidir başlığı makalemde mutlaka yer alması gereken bir başka başlık. Zira yukarıda da değindiğim nedenlerden dolayı çoğu erkek muayeneden kaçınıyor. Özellikle belli bir yaşın üstündeki erkekler için yüksek risk taşıyan bu kanser türü, her evresinde farklı bir tedaviye ihtiyaç duyuyor. Kanserin hangi evrede olduğunu tespit etmek, tedavinin olumlu sonuç vermesi açısından oldukça önemli. Zira erken tespit edilmiş kanserde, tedavi ile kanserden tamamen kurtulmak, ameliyat sonrası idrar tutabilme ve penis sertleşmesinin devam edebilmesi yüksek oranlarla mümkündür.


prostat1.jpg

Prostat nedir sorusu bir üroloji hekimi olarak sıklıkla karşılaştığım bir soru. Erkeklerde bulunan ve idrar torbasının hemen altında, rektumun ise hemen önünde üretra adı verilen işeme kanalını saran ceviz büyüklüğünde bez yapısında bir organdır. 18 gr ağırlığında olan bu organ salgıladığı salgılar sayesinde üreme fonksiyonlarına pozitif yönde etkide bulunur.

Prostat ameliyatı hiç şüphesiz ki pek çok erkeğin kâbuslarına konu olmaktadır. Bu organ, nedeni tam bilinmese de 25 – 30 yaşlarından itibaren büyümeye başlayabilir. Bu durum maalesef ki 45 – 50 yaş aralığındayken hızlanır ve kişide çeşitli rahatsızlıklara neden olur.

Üzerinde sertleşmeye yardımcı sinirler bulunan bu organ salgılarında meni hacminin %30 ile 40 gibi oldukça büyük bir bölümünü barındırır. Spermlerin sağlığını ve hareket etme becerisini muhafaza etmede büyük rol oynayan prostat, sahip olduğu değerler ile meniye rengini verir. Ayrıca bu organ salgıladığı salgılar ile meninin halini de etkiler. Başlarda meni, salgıların etkisi ile pıhtılaşırken daha sonra aynı salgıların etkisi ile erir. Vajen içinde gerçekleşen bu durum döllenme sırasında oldukça yararlıdır. Halk arasında prostat kötü bir algı yaratsa da salgıladığı salgılar sayesinde asit düzeyi yüksek bir ortam olan kadın vajinasında alkali seviyesini düzenleyerek spermlerin canlı kalması için gerekli ortamı sağlar ve böylece döllenmeye pozitif yönde etki eder.

Uzun lafın kısası pek çok erkeği strese sokan prostatın varlığı esasında oldukça önemlidir. Makalemin önceki kısımlarında da belirttiğim gibi belli bir yaştan sonra hızla büyüyen prostat sorun teşkil etmektedir. Eğer böyle bir prostat büyümesi söz konusu ise; bunu durdurmak ya da yavaşlatmak için mutlaka doktorunuzun önerdiği yöntemleri kullanmalı, araştırılmaya devam edilen paramedikal gıda ve ilaçlara moral seviyenizi maksimum düzeyde tutmalısınız.

İyi Huylu Prostat Büyümesi BPH

İyi huylu büyüme söz konusu olduğunda kullanılan BPH terimi, belirleyici birkaç belirti barındırır. Sık idrara çıkma ve idrar sırasında zorlanma hissi, belirtilerin başında gelir. Zaman zaman ani idrar hissi ve bazen de idrarı tutamama yani idrar kaçırma şeklinde ortaya çıkan BPH belirtileri, bu rahatsızlıktan muzdarip kişilerin sosyal hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Kendisini sürekli tetikte olmak zorunda hisseden hastalar, zamanla sosyal hayatlarından ve yaptıkları aktivitelerden vazgeçebilir. Ayrıca geceleri pek çok kez uyanma ve buna bağlı olarak hastanın kendisini yorgun hissetmesi de yine bu belirtiler arasında yer alır. Kısacası;

  • İdrarı yapmaya başlarken zorlanma, gecikme
  • İdrar yapma şiddetinde azalma (tazyik)
  • Kesintiler halinde aralıklı idrar yapma
  • İdrarı yaptıktan sonra dahi idrarı tam boşaltamama hissi
  • Gece uykudan idrar yapmak için ikiden fazla kere uyanma
  • 2 ya da daha sık aralıklarla idrara çıkma
  • Ansızın bastıran idrara çıkma durumu
  • Ansızın bastıran idrar sonucu kaçırma durumu

Belirtiler arasındadır.




OP.DR. RUHİ GÜNGÖR





OP.DR. RUHİ GÜNGÖR