Makaleler

idrar_kacirma_tedavisi_inkontinans.jpg

İdrar kaçırma tedavi edilmediği takdirde kişinin sosyal hayatını etkiler. Pek çok farklı tedavi yöntemi bulunan bu hastalık;

  • Kegel Egzersizleri
  • İlaç Tedavisi
  • Cerrahi Tedavi
  • Üretra Çevresine Enjeksiyon
  • Botoks Enjeksyonları

Yöntemleri ile tedavi edilebilir. Tedavi sağlanmadığı takdirde kişi idrar kaçırma korkusu ile;

  • Sosyal hayattan soyutlanabilir
  • Depresyona girebilir
  • Anksiyete sorunları ile karşılaşabilir
  • İnkontinans (idrar kaçırma) durumu artabilir.

Bu nedenle idrar kaçırma probleminden şikâyetçi hastalar çok geç olmadan mutlaka doktora başvurmalıdır. İdrar kaçırma nedeni muayene ile anlaşıldıktan sonra; doktor probleme en uygun tedavi yöntemini gecikmeden uygulayacaktır.

İdrar kaçırma problemi;

  • Enfeksiyon
  • Prostat Hastalıkları,
  • Fistüller gibi pek çok farklı nedene bağlı görülebilir.

UYARI: Üriner ikontinans varlığını ve sıklığı tespit etmek oldukça önemlidir. Soruna katkıda bulunan ya da neden olan sorunlar bu şekilde önlenebilir. En doğru tedavi, idrar kaçırma tipine göre belirlenecektir. Her tip, her tedavi yaklaşımında etkili olmayabilir.

 İdrar Kaçırma Tedavisi İçin Kegel Egzersizleri

İdrar kaçırmada kegel egzersizleri, özellikle doğum sonrası görülen idrar kaçırma için önerilen bir tedavi yöntemidir. Egzersiz, pelvik taban kaslarını güçlendirmeye yarar. Bazı durumlarda kegel egzersizleri tek başına yeterli olmaz. Bu tedavi ile idrar torbası ve ilgili kaslar güçlendirilir. Edavi, çeşitli egzersizler ile devam eden bir süreçtir. Egzersizlere ek olarak mesane eğitimi sağlanır. Tedaviye dahil olan bu eğitim, özellikle doğum sonrası görülen kaçırmalarda oldukça etkilidir. Egzersizlerle birlikte veya tek başına uygulanan biofeedback ile elektrik stimulasyonu da, zayıflamış pelvik taban kaslarının güçlendirilmesinde etkili olur.

 

 İdrar Kaçırma Tedavisi İçin Cerrahi Tedavi

Cerrahi idrar kaçırma tedavisi geçmişte son çare idi. Ancak diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda tercih edilirdi. Günümüzde artık lokal anestezi (sınırlı uyuşturma) altında dahi uygulanabilir durudadır. Oldukça basit, daha az kesi ile yapılabilir.

Yine de kısa sürede uygulanabilen diğer tedavi yöntemleri daima önceliktir. Taburcu olma ve iyileşme dönemi çok kısa olan yeni yöntemler doktorların esas tercihidir. TOT (transobturator tape) yönteminde idrar borusunun ortasına stres altında kapalı kalacak bir bant yerleştirilir. Hasta aynı gün veya ertesi gün sondasız olarak eve gönderilir.

Prostat cerrahisi sonrası görülen inkontinaslarda üretra çevresine yapay sfinkter benzeri bir

protez yerleştirilerek tedavi edilebilir. Yine fistüller ve mekanik defektlerde cerrahi olarak kapatılmaktadır.

 

 İdrar Kaçırma Tedavisi İçin Üretra (İdrar Borusu ) Çevresine Enjeksiyonlar

İnkontinans tedavi için kullanılan bir başka yöntem de idrar borusu çevresine uygulanan enjeksiyonlardır. Bu yöntem lokal anestezi altında kişiye uygulanır. Çeşitli maddelerin enjektesi ile idrar kaçırma sorununun önüne geçilir. Bunlar;

  • Kollagen
  • Polytef
  • Makroplasti

Gibi çeşitli protein veya kimyasal yapıda maddelerdir.

 

 İdrar Kaçırma Tedavisi İçin Botoks Enjeksiyonları

Botoks enjeksiyonları oldukça yeni bir tedavi yöntemidir. Mesane adelesine botulinum toksini enjekte edilir. Bu şekilde mesanenin kasıcı kaslarında geçici gevşemeler sağlanır. Spastik mesane dediğimiz mesane kapasitesini azaltan durumlarda kullanılır. Bu durumlar nörolojik mesane rahatsızlıklarıdır. Urge tipi idrar kaçırma problemleri mesane kaslarını gevşetir. Acil idrar hissi veya yetişememe tarzındaki idrar kaçırma bu yöntem ile tedavi edilmeye çalışır.

 

 İdrar Kaçırma Tedavisi İçin İlaç Tedavisi

İdrar kaçırma tedavi yöntemleri ilaç tedavisini de kapsar. Hormonlar ile tedavi bu yöntem de mümkündür. Özellikle “hiperaktif mesane sendromu”nun tetiklediği urge, tedavide ilk seçenektir. Bu tedavi yönteminin süresi değişkendir.

  • Hastanın genel sağlık durumu
  • Hastanın ilaçlara olan tepkisi
  • Hastanın ilaç kullanım sıklığı gibi değişkenler tedavi sürecini doğrudan etkiler. Bu nedenle ilaç tedavisinde kesin bir tedavi süresi belirtmek doğru olmaz.

 


mesane-idrar-torbasi.jpg

Üreterler yaşamlarımızın sürekliliği için son derece önemli organlarımızdır. Pek çok kişinin anlam ve önemini bilmediği bu organ basitçe idrar borusu anlamına gelir. Böbreklerden mesaneye yani böbreklerden idrar torbasına idrar akışını sağlayan bu organ farklı yapıda kas liflerine sahiptir. Yuvarlak ve düz yapıdaki kas lifleri ile dalga hareketi yapan bu organın üç anatomik darlık bölgesi bulunmaktadır. 25 – 30 cm uzunluğunda hortuma benzer yapıya sahip olan bu organın taş düşürme sırasında hastaya ağrı yapması bu darlıklardan kaynaklanmaktadır. Kanaldan geçen taşın dar bölgelerde hastaya ağrı vermesi şeklinde seyir eden süreç çeşitli ilaçlar ile kolay atlatılabilir.

Üreter Hastalıkları

Üretar hastalıkları; darlıklardan, taşlardan ve tümörlerden oluşur. Her biri kendi alanında çeşitlenen bu rahatsızlıkların teşhisi yalnızca hastanın şikâyetlerini dinleyerek konulmaz. Pek çok farklı test ve ilgili araştırmadan sonra konulan teşhis ile hastanın cinsiyetine, yaşına, yaşam koşullarına vb. değişkenlere bağlı olarak farklı tedavi yöntemleri izlenir. Zira her hasta için uygulanacak tedavi kişiseldir. Bir hastada uygulanan tedavi yöntemi ya da ilaç farklı bir hastada aynı olumlu ya da olumsuz sonucu verecek diye bir kaide yoktur. Kişinin fizyolojik yapısı, vücut direnci, ağrı eşiği, psikolojik durumu gibi pek çok değişken tedavi ve iyileşme sürecini doğrudan etkiler. Bu nedenle uzman bir doktora gözükmeden kulaktan dolma bilgilerle hasta kendisini ya da bir yakınını tedavi etmemeli, geri dönüşü olmayan olaylara mahal vermemelidir.

Üreter Taşı

Üreter taşı kişinin konforlu yaşamını sekteye uğratan bir rahatsızlıktır. Böbreğin ürettiği idrarı mesaneye taşıyan bu organ, içerisine düşen bir taş sonucu tıkanabilir. Düşen taşın dar kanalları tıkaması ve tıkadığı yerde bir takım basınç sorunları oluşturması kişide ağrıya sebebiyet verir. İlerleyen süreçte böbrek idrar üretimini kesebilir. Vücudun sahip olduğu çeşitli mekanizmalar da basıncı düşürebilir ve ağrıyı hafifletebilir, tamamen kesebilir. Eğer kişi azalan ya da kesilen ağrı ile iyileştim düşüncesine kapılır, mevcut ağrı ciddiye alınmaz ise kişi böbrek kaybı yaşayabilir. Geri dönüşü olmayan ve kişinin hayatında ciddi konfor değişikliklerine neden olabilecek bu rahatsızlık evde doğal yollarla iyileştirilmeye çalışılmayacak kadar önemlidir. Unutulmamalıdır ki böbrek kendisini yenileyebilen bir organ değildir!




OP.DR. RUHİ GÜNGÖR





OP.DR. RUHİ GÜNGÖR